nsana Değer Vermeyen, Gerçek Anlamda Hizmet Edemez
İnsan, Allah’ın kendisine değer verdiği ve mükerrem kıldığı bir varlıktır. İnsana hizmet etmek; onun derdine ortak olmak, ihtiyacını gidermek, gönlünü kazanmak ve hayatına güzellik katmak büyük bir sorumluluktur. Ancak gerçek hizmet, yalnızca bir işi yerine getirmekten ibaret değildir. Hizmetin bir de rûhu vardır. Bu rûh, insan sevgisi, merhamet ve samimiyettir.
Hizmetin Merkezinde İnsan Vardır
İnsan sevgisi, hizmet ehlinin gayretini besleyen en önemli değerlerden biridir. İnsanları sevmeyen, onların kusurlarına tahammül etmekte, farklılıklarını anlamakta ve ihtiyaçlarını gözetmekte zorlanır. Böylece hizmet, gönülden yapılan bir iyilik olmaktan çıkarak yerine getirilmesi gereken bir göreve dönüşebilir.
Oysa gerçek hizmet, gönülden yapılır. Rabbimiz, Kur’ân-ı Kerîm’de insanın değerini şöyle bildirir: “Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.” (İsrâ, 17/70).
Bu ilâhî beyan, insana değer vermenin temelini ortaya koymaktadır. İnsan; makamına, mevkisine, maddî imkânlarına veya sosyal konumuna göre değil, insan olmanın taşıdığı değer gözetilerek muamele görmelidir.
Resûl-i Ekrem (s.a.v.), “İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır.” meâlindeki hadisinde (Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Evsat, VI, 58) hayırlı olmanın önemli ölçülerinden birine işaret etmektedir. Buna göre insan, yalnızca kendisi için değil, başkalarının iyiliği için de gayret göstermelidir.
Bazen Bir Tebessüm, Bazen Güzel Bir Söz
İnsanlara faydalı olmak, her zaman büyük işler yapmayı gerektirmez. Bazen bir insanın yükünü hafifletmek, bazen onu sabırla dinlemek, bazen bir yetimin başını okşamak, bazen de gönlü kırılmış birine güzel bir söz söylemek en kıymetli hizmetlerden biri olabilir. Zira insanın ihtiyacı yalnızca maddî imkânlarla sınırlı değildir; anlaşılmaya, önemsenmeye ve merhamet görmeye de ihtiyacı vardır.
Kur’ân-ı Kerîm’de, “İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.” (Mâide, 5/2) buyurularak iyilikte dayanışmanın önemi vurgulanır. Resûlullah (s.a.v.) da “Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen senin için sadakadır.” buyurur (Tirmizî, Birr, 36).
Demek ki hizmet, yalnızca imkânlarla değil; güzel ahlâk, samimiyet ve gönül zenginliğiyle de yapılır.
Gönül Kazanmak da Bir Hizmettir
İnsanlar, kendileri için yapılanları olduğu kadar kendilerine nasıl davranıldığını da hatırlar. Zor zamanında uzatılan bir eli, sıkıntısını anlatırken sabırla dinleyen birini,
kendisine değer verildiğini hissettiren bir sözü unutmaz. Bu sebeple hizmette bilgi kadar ahlâk, gayret kadar merhamet, imkân kadar samimiyet de önemlidir.
Hizmet ehli, insanlara yukarıdan bakmaz; onların yanında olur. Bir insanın kusurunu düzeltmek istediğinde onu incitmeden konuşur, yanlışını gösterirken onurunu korur. Çünkü amaç insanı küçültmek değil, iyiliğe kazandırmaktır. Elbette insan sevgisi, her davranışı doğru bulmak anlamına gelmez. Gerektiğinde uyarmak ve doğruyu göstermek de hizmetin bir parçasıdır. Ancak bunlar hikmet, nezaket ve merhametle yapılmalıdır.
Hizmetin gerçek değeri, yalnızca kaç kişiye ulaşıldığıyla değil, kaç gönülde güzel bir iz bırakıldığıyla da ölçülür. Bazen küçük görünen bir iyilik, bir insanın hayatında büyük bir değişime vesile olabilir.
İnsan Sevgisini Hizmetimize Yansıtalım
Günümüzde aynı ortamda yaşadığı hâlde birbirinin hâlini sormayan, komşusunun derdinden habersiz kalan ve insanların yalnızca görünen yönleriyle ilgilenen kimselerin çoğalması, gönül bağlarımızı yeniden güçlendirmemiz gerektiğini göstermektedir. Oysa hepimiz zaman zaman bir başkasının yardımına, güzel sözüne, duasına veya merhametine ihtiyaç duyarız. Bugün elimizden tuttuğumuz bir çocuk, yarın toplumun geleceğine yön veren bir insan olabilir. Bugün yalnızlığını paylaştığımız bir yaşlı, gönlümüzde unutulmaz bir iz bırakabilir.
Öyleyse hizmet ederken yalnızca yaptığımız işe değil, dokunduğumuz gönüllere de bakalım. İnsana değer verelim, gönül incitmekten sakınalım, ihtiyaç sahibini görmezden gelmeyelim. Küçük de
olsa bir iyiliği çoğaltmayı, bir gönlü kazanmayı ve bir hayatı güzelleştirmeyi önemseyelim.
Unutmayalım ki hizmetin eli çalışır, aklı yol gösterir; fakat rûhu sevgiden beslenir. İnsan sevgisiyle yoğrulmayan bir hizmet, şeklen tamamlanmış olsa bile gönüllerde beklenen karşılığı bulamayabilir.
Ey Rabbimiz! Bizlere insanı seven, gönül kazanan ve hizmetini yalnızca Senin rızan için yapan kullarından olmayı nasip eyle.