İlim, İrfan ve Güzel Ahlâk Mirasına Vefâ
İnsan, mânevî olarak kendi kendine yetişmez. Hayatımızda bize Kur’ân’ı, sünneti, ilmi ve güzel ahlâkı öğreten hocalarımızın büyük emeği vardır. Onları hayırla yâd etmek, duâ etmek ve bıraktıkları güzel mirası yaşatmak vefânın gereğidir.
Yüce Rabbimiz, “İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?” (er-Rahmân, 55/60) buyurur. Bu ilâhî ölçü, üzerimizde emeği bulunanları unutmamayı ve iyiliklerine güzelce karşılık vermeyi öğretir.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), “İnsan öldüğü zaman üç şey dışında ameli kesilir: Sadaka-i câriye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine duâ eden sâlih evlat.” (Müslim, Vasiyyet, 14) buyurmuştur. Bu sebeple bir hocanın yetiştirdiği hayırlı talebe ve öğrettiği faydalı ilim, onun ardından devam eden en güzel miraslardandır.
Üstadlarımıza gerçek vefâ; sadece onları hatırlamak değil, öğrettikleri hakikatleri yaşamak, güzel ahlâklarını örnek almak ve ilim miraslarını gelecek nesillere taşımaktır.
Bugün bize düşen, hayatta olan hocalarımıza hürmet ve muhabbet göstermek; vefat edenleri rahmet ve duâ ile anmak ve onların yaktığı ilim meşalesini söndürmemektir.
Çünkü üstadına vefâ gösteren talebe, sadece geçmişini yaşatmaz; geleceğini de inşâ eder.
Ey Rabbimiz! Bize ilim ve irfan öğreten hocalarımıza rahmet, hayatta olanlara sağlık ve bereket ihsan eyle. Bizleri onların emeklerine vefâ gösteren hayırlı talebelerden eyle. Âmin.
Allah’a emanet olunuz.
Selâmetle kalınız.
Allah'a emanet olunuz. Selâmetle kalınız.
İbrahim Noğman
23 Safer 1448 - 06 Ağustos 2026 Perşembe