İnsanı Acıtan Her Şey, Bazen Onu Olgunlaştıran Bir Öğretmendir
Hayat bize yalnızca sevinçleri değil, acıları da öğretir. Bir kayıp, bir ayrılık, bir hayal kırıklığı veya beklenmedik bir imtihan ilk anda canımızı yakabilir. Fakat zamanla anlarız ki bazı yaralar yalnızca acı vermek için değil, bize bir şey öğretmek için açılmıştır.
Rabbimiz şöyle buyurur:
“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey sizin için hayırlıdır. Olur ki sevdiğiniz bir şey de sizin için kötüdür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara, 2/216)
Biz olayların görünen yüzünü biliriz; Allah ise onun ardındaki hikmeti bilir. Bu yüzden mümin, başına gelen her sıkıntıda yalnızca “Neden ben?” demek yerine, “Rabbim bana bununla ne öğretiyor?” diye de düşünmelidir.
Bir kayıp sahip olduklarımızın kıymetini, bir yalnızlık gerçek sığınağımızı, bir haksızlık adaletin değerini, bir başarısızlık yeniden başlamanın önemini öğretebilir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de müminin yaşadığı sıkıntıların karşılıksız kalmayacağını bildirmiş ve ayağına batan dikenin bile günahlara kefaret olacağını haber vermiştir. (Buhârî, Merdâ, 1; Müslim, Birr, 52)
Öyleyse her acıyı sadece bir kayıp olarak görmeyelim. Bazı imtihanlar bizi sabra, bazıları şükre, bazıları tövbeye, bazıları da Rabbimize daha sıkı sarılmaya çağırır.
Mümin yarasının izini taşır; fakat dersini de yanında taşır.
Çünkü önemli olan hiç yara almamak değil, aldığımız yaralardan daha olgun, daha sabırlı ve Rabbine daha yakın bir insan olarak çıkabilmektir.
Allah’ım! Acılarımızı olgunluğumuza, imtihanlarımızı rahmetine vesile eyle. Âmin.
Allah'a emanet olunuz.
Selâmetle kalınız.
İbrahim Noğman
06 Rebiülevvel 1448 - 19 Ağustos 2026 Çarşamba