Anne ve Babaya Vefayı Duâ, Hayır ve Sâlih Amelle Sürdürmek

Anne ve baba, insanın dünyadaki ilk rahmet kapısıdır. Onların sevgisi, fedakârlığı ve duasıyla büyüyen evlat için vefa, yalnızca hayattayken değil, vefatlarından sonra da devam eden bir kulluk vazifesidir.

Yüce Rabbimiz, “Rabbin, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretti.” (el-İsrâ, 17/23) buyurarak anne ve babaya iyiliğin önemini bildirmiştir.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.), anne ve babası vefat eden bir sahâbîye, onlara duâ etmeyi, bağışlanmalarını dilemeyi, vasiyetlerini yerine getirmeyi, dostlarına ikram etmeyi ve akrabalarıyla ilgiyi sürdürmeyi tavsiye etmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 120; İbn Mâce, Edeb, 2)

Kur’ân-ı Kerîm’de öğretilen şu dua ise evladın ebeveynine bırakabileceği en güzel vefa nişanelerindendir: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl merhametle yetiştirdilerse Sen de onlara merhamet eyle.” (el-İsrâ, 17/24)

Hayırlı evladın duası da anne ve babasına ulaşan kıymetli bir hediyedir. Nitekim Resûlullah (s.a.v.), insan öldükten sonra amelinin kesileceğini; ancak “kendisine dua eden hayırlı evlat”tan gelecek sevabın devam edeceğini bildirmiştir. (Müslim, Vasiyyet, 14)

Bu sebeple anne ve babamız hayattaysa gönüllerini hoş tutalım; vefat etmişlerse onları duâlarımızdan eksik etmeyelim. Adlarına yapılan hayırlar, sürdürülen güzel işler ve yaşatılan güzel hatıralar, vefamızın en güzel göstergeleridir.

Gerçek vefa, anne ve babayı sadece hatırlamak değil; onları duâ, hayır ve sâlih amellerle unutmamaktır.

Ey Rabbimiz! Hayatta olan anne ve babalarımıza sağlık ve huzur, vefat edenlere rahmet eyle. Bizleri hayırlı ve vefalı evlatlardan eyle. Âmin.

Allah’a emanet olunuz.

Selâmetle kalınız.

İbrahim Noğman

16 Safer 1448 - 30 Temmuz 2026 Perşembe