Emanet, Ehliyet ve Liyâkat: Medeniyetin Temelidir

İslâm’da makam ve sorumluluk bir ayrıcalık değil, ağır bir emanettir. Bu sebeple görevler; yakınlığa, menfaate veya şahsî tercihlere göre değil, ehliyet, liyâkat ve güvenilirliğe göre verilmelidir.

Yüce Allah şöyle buyurur:

“Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” (Nisâ, 4/58)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuştur:

“İş ehil olmayana verildiği zaman kıyameti bekleyin.” (Buhârî, İlim, 2)

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Mûsâ (a.s.) için “Güçlü ve güvenilir” (Kasas, 28/26) ölçüsü zikredilir.

Demek ki bir görev için sadece iyi niyet yeterli değildir. O görevi hakkıyla yerine getirecek bilgi, beceri, ehliyet ve güvenilirlik de gerekir.

Makamlar insanı değerli kılmaz; ehil ve ahlâklı insanlar makamları değerli hâle getirir.

Unutmayalım:

Emaneti ehline vermek adalet, ehil olmayana vermek ise emanete ihanettir.

Ey Rabbimiz! Bizleri emaneti ehline veren, adaletten ayrılmayan ve üzerimize aldığımız her sorumluluğu hakkıyla yerine getiren kullarından eyle. Âmin.

Allah'a emanet olunuz.

Selâmetle kalınız.

İbrahim Noğman

09 Safer 1448 - 23 Temmuz 2026 Perşembe