Îsâr, Kendinden Önce Kardeşini Düşünebilmektir

Îsâr; insanın, ihtiyaç içinde olsa bile mümin kardeşini kendisine tercih etmesi, sahip olduğu nimeti onunla paylaşması ve bunu yalnızca Allah’ın rızası için yapmasıdır.

Yüce Rabbimiz Ensâr’ı överken şöyle buyurur:

“Onlar, kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile kardeşlerini kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Haşr, 59/9)

Îsâr, sadece maldan vermek değildir. Bazen vaktini, bilgisini, imkânını, sevgisini ve duasını başkasına ayırabilmektir. Gerçek cömertlik, sahip olduğundan vermek; îsâr ise ihtiyaç duyduğunu bile kardeşine tercih edebilmektir.

Sahâbe-i kirâm bunun en güzel örneklerini ortaya koymuştur. Ensâr, ihtiyaç içinde oldukları hâlde muhacir kardeşlerini kendilerine tercih etmiş, Allah Teâlâ da onların bu fedakârlığını Kur’an’da övmüştür.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Hiçbiriniz, kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân, 7)

Bugün bize düşen de kardeşimizin sevincini kendi sevincimiz, sıkıntısını kendi sıkıntımız bilmektir. Çünkü paylaşmak malı azaltmaz; kardeşliği, bereketi ve Allah’ın rızasını artırır.

Îsâr, yaşama zevkinden ziyade yaşatmaktan haz duymaktır.

Rabbimiz bizleri nefsinin cimriliğinden korusun; başkasını kendisine tercih edebilen, cömert ve diğerkâm kullarından eylesin.

Allah'a emanet olunuz.

Selâmetle kalınız.

İbrahim Noğman

25 Zilhicce 1447 - 11 Haziran 2026 Perşembe