Sekiz yıllık kesintisiz eğitim sisteminin 4 + 4 + 4 eğitim modeliyle zorunlu ve kademeli olarak on iki yıla çıkarıldığı kanun cumhurbaşkanının onaylamasıyla yasalaştı. Artık ülkemizin her bir ferdi on iki yıllık eğitimi tamamlamak mecburiyetinde. Bir ülkedeki mecburi eğitimin seviyesi genel olarak gelişmişlik düzeyi hakkında fikir vermekle birlikte tek başına tabeladaki rakamlarla sağlıklı sonuçlara ulaşmamız da mümkün olamamaktadır. Kuşkusuz yapılan düzenlemelerde ilk amaç kaliteyi de yükseltmeye çalışmaktır.
Ancak eğitim süresinin uzunluğu içerik ve nitelikle örtüşmediği zaman boşa geçen yıllar olabilmektedir.
Yeni düzenlemeyle birlikte zaten yetersiz olan derslik sayısı ve her türlü alt yapı gereksinimlerindeki eksiklik daha da kendini gösterecektir. Mutlaka bu konuda düşünülmüş çözüm önerileri olmalıdır ve bir an önce faaliyete geçilmelidir. Yeni çözüm önerileriyle ilgili ilk sinyal düzenlemenin yasalaşması sırasında başbakandan gelmişti. Başbakanın açıkladığı öneriye göre artık yeni dönemde yetersiz kalan alanlarda doğrudan temin yöntemiyle özel sektörden hizmet alımı yoluna gidilecek ve yetersiz olan dersliklerin bir kısmının bu yolla karşılanacağı planlanmakta.
Sağlıkta son yıllarda nasıl ki özel hastanelerin payı yükseldiyse eğitim sisteminde de özel okulların daha etkin kullanılması söz konusu olabilecek. Özel okulların fiziki kapasitesinden ve eğitimcilerinden maliyetini devletin karşılayacağı bir şekilde yararlanmak suretiyle oluşacak ihtiyaçların bir kısmının karşılanması hedefleniyor. Fakat biliyoruz ki mevcut derslik sayıları yalnızca devlet kurumları için değil özel eğitim kurumları için de henüz yeterli değil.
Şu anda dershane olarak hizmet veren kurumlar da mutlaka bu bağlamda değerlendirilip kendilerinden faydalanılmaya çalışılacaktır. Zaten yakın gelecekteki eğitim sisteminde dershanelerin olmadığı bir yapının öngörüldüğü biliniyor. Fakat dershaneler de bir noktaya kadar katkı sağlamaya yetebilecektir.
Mutlaka ve mutlaka yeni eğitim kurumlarına ihtiyaç olacaktır. Bunun için özel sektör temsilcilerinin de gelecek planlarını gözden geçirirken bu mevcut durumu göz önüne alarak hareket etmeleri ve eğitim sistemine yatırım yapmaları hem ticari olarak kendilerine avantaj sağlamaları açısından hem de ülkemizin gelişimine katkı sağlama anlamında çok önemli olacaktır.
Başbakan ERDOĞAN, ‘‘Yeni Teşvik Sisteminde eğitim yatırımlarını da öncelikli olarak desteklediklerini, özel sektör tarafından gerçekleştirilecek ilk, orta ve lise eğitim yatırımlarının hangi ilde yapılırsa yapılsın bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında 5. Bölge desteklerinden yararlandırılacağını’’ açıklamıştı. Bu artık eğitim için yapılan her yatırımın eskiye göre çok daha fazla destekleneceği anlamına geliyor. Üstelik Türkiye’nin neresinde yapılırsa yapılsın aynı kapsamda değerlendirilecek.
Bu nedenle Of’ta yaşayan, ya da Of’lu olup ilçemizin geleceği için neler yapabilirim diye kafa yoran bütün iş adamı ve sermaye sahiplerine ilçemize yeni eğitim kurumları kazandırmalarını tavsiye ediyoruz. Cebinde parası olup Of’ta hangi yatırımı yaparsam kar elde edebilirim diye düşünenler çok fazla düşünmenize gerek yok, emin olun eğitim için harcayacağınız her bir liranın size çok ciddi bir geri dönüşü olacaktır. Bu nedenle çok geçmeden bir an önce kolları sıvayın ve ilçemizin geleceğine yatırım yapmaya başlayın.
Of’umuza kazandıracağınız her bir yeni eğitim kurumu ticari olarak kar elde etmenin yanında hem ilçemizin, ilimizin hatta ülkemizin eğitim seviyesini yukarılara taşıyacak, hem de marka ilçemizin daha da marka olmasına vesile olacaktır.