Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara terör örgütü; terör uygulayan şahıslara ise terörist denir.
Sevgili okurlar terörün tanımından yaptıktan sonra gündemin ana konusu olan terör hakkında benim de söyleyecek sözüm olmalı diye ilk yazıma başlıyorum.
Bilindiği gibi dün 13 fidanın daha hayatı son buldu. Burada istatistiklere yer vermek istemiyorum. Elbette geçmiş yıllarda daha büyük acılar yaşadık. Ancak emin olduğum şey bu tür acıları yaşamak artık herkesin canını daha fazla acıtıyor. İnsanın sövesi küfredesi ortalığı dağıtası geliyor ama bu durum şehitlerimizi toprağa verene kadar sıcaklığını koruyor.
Sevgili okurlar ilk defa bir seçim dönemini terörsüz geçirmiştik. Hatırlarsanız 2007 seçimleri 2009 yerel seçimleri ve referandum sürecinde terör hortlamış onlarca şehit vermiştik. 12 Haziran seçimlerinde ise Kürt sorunu üzerinde yapılan çalışmalardan mı bilmeyiz ama bir eylemsizlik süresi geçirmiştik. Doğrusu şahsen biraz ümitlenmiştim. Türkiye’nin Kanser hastalığı olan Kürt sorunu da çözülüyor diye ama yanılmışım.
12 Haziran Seçim sonuçlarına bakınca temsil yetkisi bakımından en adaletli bir meclis oluştuğu kanaatindeyken partilerin gösterdiği birtakım hukuki sıkıntıları olan adaylar ne yazık ki ülkenin refahının önüne set çekmek için yeterli bahane sayıldı. Ve korkulan da oldu terörün gerçek yüzü bir kez daha gözler önüne serildi.
Seçim sürecinde partilerin birbirlerini suçlarken kullandığı argümanlardan yola çıkarak yeni tabloya bakacak olursak;
Ak Parti aslında herkesin sorunu olan değişik adlar altında isimlendirilen ve kürt sorunu olarak özetlenecek sorunu tek başına çözmek için risk alarak bir takım açılımlar yapmaya başladı. Bu durum muhalefet partileri tarafından çoğu zaman eleştirildi çoğu zamanda oy uğruna daha yüksek perdeden laflar edildi. Dedim ya Ak Parti risk aldı ve diğer partilerin ne söylediği çokta önemli değildi. Diğer partiler hep yanlışı söylese Ak Parti doğruyu ve çözümü kendisi bulmak zorundadır maalesef. Seçim sonuçları gösteriyor ki bu çözümü de Halk Ak Partiden beklemektedir.
Lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. Söylenemeyecek her şey söylenebiliyor artık. Ne diyor DTP ? demokratik özerklik, ne diyor DTP? muhatap Öcalan alınacak yoksa biz yokuz diyerek her zaman ki tehditvari tavırları sergiliyorlar. O halde Ak parti bu durumda ne yapacak?
Başbakanın da açıklamalarından da anlaşıldığı gibi devletin Öcalan ile yapılan görüşmeleri şeffaf olacak, muhalefet partileri şerefsizlikle suçlanarak yalnız kalınmayacak. Eğer bu sorun çözülecekse herkese fatura edilmeli nemalanılacaksa herkes nemalanmalıdır. Unutulmamalıdır ki karşınızda sıkılmış yumruk değil pimi çekilmiş bomba vardır.
Bugün konjoktüre bakınca Öcalan da serbest bırakılsa geçmişte olduğu gibi terör son bulmayacaktır. DTP’nin istekleri belirsiz ve de ucu acıktır.
Gelecekteki korkum DTP ve PKK örgütü böyle saçmalamaya devam ederse yeni SABİHA GÖKÇEN’LERE ve de ATATÜRK KÖŞKÜ’nde bulunan haritada bombalanacak noktaları gösteren haritalara ihtiyaç duyulacaktır. Çünkü terörist artık dağda değil meclistedir.
Unutulmamalıdır ki bugün eski Türkiye değil daha güçlü Türkiye söz konusudur.