Selâmların en güzeliyle başlayalım:
“Es-Selâmü ‘Aleyküm ve Rahmetüllâh..
18 Mart 1915 Çanakkale deniz zaferidir ve her sene Şehîdleri anma günleri tertip edilir. Bu sene de Çanakkale Zaferi’nin 98. senesi vesîlesiyle çeşitli programlar yapılır; konferanslar, Hatimler, Kur’an ziyâfetleri icrâ edilir, hatırlatmalar yapılır, mesajlar verilir ve gençliğimize şöyle bir mesajlar da verilir..
Hemen hatırlatalım ki; bu gün yaşadığımız bu memleketimizde namaza durduğumuz yerle Yemen arasında eğer müttefik güçlerin bayrağı dalgalanmıyorsa bu, tümüyle Allah’ın izniyle Çanakkale Zaferi’nin netîcesidir..
Öyle ki; Çanakkale’de cephede yaşananlar, askerin mâneviyatı dillere destandır
Bizler bu yazımızda hayatlarının her bir kesiti ibret dolu Çanakkale şehîdlerini anarken dünya târihinde belki bir ilk olarak görülen kendi cenaze namazlarını kendileri kılıp biraz sonra şehâdet şerbetini içen bu şehîdlerimizle, târih kitaplarımızda yer alan Of’lu Ali Çavuşu bir kez daha rahmet, minnet ve dualarla hatırlatalım istedik..
Ve Of’lu Ali çavuş bağırır: “ER KİŞİ NİYETİNE…”
Balıkesirli araştırmacı Aydın Ayhan özellikle o yöreye ait çok değerli bilgiler veren mükemmel eseri “Çanakkale… Ah Çanakkale…” de bize birçok gerçek harp hatırası nakleder. Bunların içinde çocukluğunda dinlediği hatıralar da vardır. Şöyle anlatır:
-“Babamın dostlarındandı. Misafir gelirdi. Bağdaş kurmaz, diz çöker öyle otururdu. Harp hatıralarını anlatırdı bize. Çanakkale, Gazze, Kafkas Cephelerini dolaşmış, Sakarya’da, Dumlupınar’da savaşmış, ancak İzmir’in kurtuluşundan sonra köyüne dönebilmişti.”
Gazi bir gün der ki:
-“Kolay mı kazanılmıştı bu vatan? Ölüm neydi ki? Şerbet içmek kadar kolaydı.“Biz kendi cenaze namazımızı kendimiz kıldık Çanakkale’de!” derdi sık sık... Olur muydu? Oldu.. 3 dakika sonra öleceklerini bilseler de, hazır gitmek istediler Rabblerine..
Kitre muharebeleri sırasında bölükler arka siperlerde hücum sıralarını beklemektedir. Ön siperdekiler ileri fırlamış boğuşuyorlar. Yüzbaşı hücum için emir bekliyor. Bütün asker süngü takmış siperden fırlamak için hazır. Sinirler gergin.
Bütün dudaklar kıpır kıpır… Herkes dualar okuyor, Kelime-i şahadet getiriyor:
“Eşhedü el-lâilâheillellâh ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühü ve Resûlühü”.. Süre uzuyor
Yüzbaşı sesleniyor askerlerine:
“… Aslanlarım! Biraz sonra Cenab-ı Rabbül Aleminin huzuruna varacağız. Abdestsiz gitmeyelim. Tüfeklerimizin kabzasına ellerimiz sürüp hep beraber teyemmüm edelim.”
Eller dolaşır tüfek kabzalarında, teyemmüm edilir…
Bekleme devam etmektedir Biraz sonra Yüzbaşı;
-“Aslanlarım.. Biraz daha bekleyeceğiz… Önümüzde biraz daha zaman var. İleride arkadaşlarımız şehîd oluyor. Hem onlar için hem de vakit varken kendi cenaze namazımızı kendimiz kılalım…” “KABE Karşımızda…”
Ve Of’lu Ali çavuş bağırır. “ER KİŞİ NİYETİNE…” O gün yapılan hücumda kendi cenaze namazını kılan pek az kişi sağ kalabilmişti. Onlar Allah’a verdiği sözü tuttular… Şehîd doldular.. (1)
Ve Of’lu Ali çavuş bağırır. “ER KİŞİ NİYETİNE…” O gün yapılan hücumda kendi cenaze namazını kılan pek az kişi sağ kalabilmişti. Onlar Allah’a verdiği sözü tuttular… Şehîd doldular.. (1)
Al-i İmran Suresi’nin 173. Ayeti yeniden tezâhür ediyordu. Onlar:
“Onlar öyle kimselerdi ki, insanlar onlara, “Düşman size karşı büyük bir kuvvet topladı. Onlardan korkun’ dedikleri zaman, onların imanı ziyadeleşti ve ‘Allah bize yeter. O ne güzel bir vekildir” dediler.
Gerçekten de bu ayetin tecellisi vardı Mehmetçik’te…
Düşman ne kadar çok gelse, îmanları o kadar çok artıyor ve “Allah Allah” diye kükreyerek vatanı savunuyorlardı.
“Hasbünallahü ve ni’mel- vekil. (Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir.)”
Ne mutlu vekili ALLAH olana… Ne mutlu “Allah bize yeter!” diyebilenlere.
Biz ne diyebilirdik ki Mehmed Akif dememiş olsaydı:
"Bu, taşındır."diyerek Kâbeyi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; (2)
Ozan Yusuf’un; Kendi cenaze namazını kıldıran asker Oflu Ali Çavuş isimli şiiri ile bitirelim:
Kendi cenaze namazını kıldıran asker,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Canım feda olsun güzel vatanımıza der,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Onların mertebesine erişmek elbet zor,
Onun gibi nice şehîd olan yiğitler var.
Canı pahasına ne savaşlar ortaya kor,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Şu garip dünyada artık onları kim tanır?
Bilmeyenler onları savaşta öldü sanır.
Gelibolu içinde hala gezip dolanır,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Attığı mermiler düşman göğsünü deliyor,
Koca Mehmet ile sırt sırta vermiş geliyor.
Yedi yerinden yaralanmış ama gülüyor,
Çanakkalede savaşan Oflu Ali Çavuş.
Yusuf vatanın kalbi onun ile atıyor,
Belki kimsenin bilmediği yerde yatıyor.
Şimdi Conkbayırı’nda nöbetini tutuyor,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş. (3)
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Canım feda olsun güzel vatanımıza der,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Onların mertebesine erişmek elbet zor,
Onun gibi nice şehîd olan yiğitler var.
Canı pahasına ne savaşlar ortaya kor,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Şu garip dünyada artık onları kim tanır?
Bilmeyenler onları savaşta öldü sanır.
Gelibolu içinde hala gezip dolanır,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş.
Attığı mermiler düşman göğsünü deliyor,
Koca Mehmet ile sırt sırta vermiş geliyor.
Yedi yerinden yaralanmış ama gülüyor,
Çanakkalede savaşan Oflu Ali Çavuş.
Yusuf vatanın kalbi onun ile atıyor,
Belki kimsenin bilmediği yerde yatıyor.
Şimdi Conkbayırı’nda nöbetini tutuyor,
Çanakkale’de savaşan Oflu Ali Çavuş. (3)
Bu destanın yazılmasına sebep olan bütün azîz şehîdlerimizi Rahmet ve minnetle anıyoruz. Rabbim şu yetişen gençliğimizi de bu ruhla yetiştirmeyi hepimize nasip eylesin..
Etrafı ateş çemberiyle çevrilmiş memleketimize ve İslâm âlemine Rabbim nice zaferler lütfeylesin...
Etrafı ateş çemberiyle çevrilmiş memleketimize ve İslâm âlemine Rabbim nice zaferler lütfeylesin...
Hepimize de şehit olarak vefat etmeyi nasip etsin inşallah.
Sizleri bir ismi şerifi kendisine hiçbir şey gizli olmayan,her yerde hazır ve nazır olan ve her yapılanı gören mânasında “Eş-Şehîd” olan Rabb,me emânet ediyorum.
Selâm ve düa ile..
Kaynaklar:
1-Ömer Naci Yılmaz. Yenilmeyenlerin Yenildiği Yer: Bizim Çanakkale. Çıra Yayınları
3-Yusuf TUNA “Bu memleket bizim” isimli şiir Kitabından