TEKAYDER tarafından Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Of’ta “Herkes O’nu Okuyor” başlıklı Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)’in hayatının özellikle de gençler tarafından daha iyi öğrenilmesi ve hayatlarına örnek olarak alabilmeleri adına bir sınav düzenlendi.
Bazıları yarışma falan diyor ama neticede bu bir sınav. Çünkü öğrenciler bireysel bir sınava tabi tutularak ÖSS veya SBS benzeri bir sınav neticesinde en yüksek puanı alarak dereceye girmeye çalışacaklar.
Yarışmanın planlama aşamasından itibaren bilgimiz oldu. Düzenlenen bir basın sohbetiyle de detayları kamuoyu ile paylaşıldı.
Haberlerin yayınlanmasının ardından 252.sayfa muhabbeti başladı. Sitelere gönderilen yorumların ardından yoğun bir biçimde eleştiriler yapılmaya başlandı.
Hayatta eline kitap alıp iki satır okumayan insanlar bile 252.sayfadan dem vurmaya başladı. Ne yazdığını dahi bilmeden birilerinden duyduğu tepkileri tekrar ederek birilerini suçlamaya başladı.
Hatta iş o kadar ileriye gitti ki Peygamberimizin hayatının gençlere daha iyi anlatılması adına düzenlenecek olan bu etkinliği Of Belediyesi adına destekleyen Başkan Murat Saral bile suçlandı.
252.sayfada yazanların dini boyutuna girmeyeceğim. Bu konu ilim adamlarımıza düşer. Onlar çıkıp gerekli açıklamaları yaparlar.
Ama kısaca bir Müslüman olarak İslamın birinci şartının Kelime-i Şahadet getirmek olduğunu biliyoruz. Kelime-i Şahadet getiren biri de Sevgili Peygamberimizi Allah’ın kulu ve elçisi olduğunu kabul etmiştir. Yani ikinci yarısı olamayan bir Kelime-i Tevhit yoktur.
Sınavın da Of’ta düzenlendiğine göre ve zaten Müslüman olmayan birilerinin de bu sınava girmeyeceğine göre ortada böyle bir sorun yok.
Yazarın o yorumu yaparken ne düşündüğünü elbette bilemeyiz. Ama azıcık bir Dini bilgisi olan biri olarak Peygamberimizi sevdirmek adına 600 sayfa bir kitap yazan birinin düşüncesini ben Sevgili Peygamberimizin alçak gönüllülüğünü vurgulamaya çalıştığı anlamında yorumladım. Müşriklerinin yoğun olduğu bir dönemde dile getirilen bu ifadeyi Sevgili Peygamberimizin ne maksatla söylediğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Az öncede söylediğim gibi bizler zaten Sevgili peygamberimizin Allah’ın Kulu ve Elçisi olduğuna inanmışız. O halde bir bardak suda kopartılan fırtınaya anlam vermek zorlaşıyor.
ÖSS ya da SBS sınavları yapılıyor. Devlet kimseye şu dersaneye gideceksin veya bu yayın grubunun kitaplarını okuyacaksın demiyor. Müfredat belirliyor ve sınava tabi tutuyor.
Tekayder’in düzenlediği bu güzel organizasyonda belirlenen bir kitabı sorumlu tutması bir eksiklik olabilir. Neticede Peygamberimiz ile alakalı sorular sorulacak. Ben başka bir kaynakla Peygamberimizin hayatını öğrenerek bu sınava katılabilir ve başarılı da olabilirim. Yani kitabı satın almayan sınava giremez diye bir şart koyulsa kopartılan fırtınaya anlam verebiliriz. Ama bildiğimiz kadarıyla böyle bir şart yok. Bazı okul idarelerimiz işgüzarlık yapıp kitabı zorla alacaksınız demişlerse de o da onların yanlışı.
Bu uygulama ile Milli Eğitim Müdürlüğüne ve Of Belediyesine eleştiri getirmek haksızlıktır. Keşke eleştiri yapanlar önce düzenleyenlerin niyetlerini bir sorsalardı.
Ondan sonra da çıkıp; “Arkadaşlar sizleri kutluyoruz. Peygamberimiz adına önemli bir iş yapıyorsunuz. Allah sizlerden razı olsun. Ancak kitabın 252.sayfasında şöyle bir ifade var. Bu çocuklarımız tarafından yanlış değerlendirilebilir. Bu sayfayı kapsam dışında bırakalım ya da gelin bu kaynağı zorunlu kılmayın ve tavsiye etmeyin. Çocuklarımız serbest kaynaklardan hazırlanarak bu güzel organizasyonda Peygamberimiz için bir yandan yarışsınlar bir yandan da onun hayatını öğrensinler” deselerdi daha güzel olmaz mıydı?
Olsun bunun da Allah’ın bir lütfu olduğuna inanıyorum. Bu sayede Peygamberimiz adına düzenlenen bu etkinlik amacına ulaşarak daha geniş kitlelere ulaşmış olmuştur.
Son cümlede şunu belirtmekte fayda var. Bugüne kadar hiçbir cemaate mensup olmadım. Cemaat mensuplarının en iyinin kendi cemaatinin olduklarını koşulsuz kabul ettikleri gerçeğinden hareketle her cemaate eşit mesafede durmanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum.
O nedenle bu yazıyı birilerinin isteği ya da önerileri ile yazmadım. Almış olduğumuz dini eğitimin ve dini terbiyenin bir gereği olarak Aynı Allah’a, aynı Kur’an’a, aynı Peygamber’e, aynı değerlere inanan insanların birbirlerini ağır ithamlarla suçlamaları, bilgili-bilgisiz konuşmaları bizleri üzmektedir. İnşallah bu etkinlik yeni bir başlangıca vesile olur. Bundan sonra bu boş tartışmalar yaşanmaz.
Kim Allah için, Peygamberimiz için, dinimiz için bir adım atmaya niyetlenirse, Allah onun yolunu açık etsin… Amin…