Selâmların En güzeli ile:
“Es-Selâmu âleyküm ve-Rahmetüllah..”
 
Bu haftaki hasbıhâlimize tarihimize selâm duralım dedik..
 
Bilirsiniz; 23 Nisan 1920, ilk Büyük Millet Meclisi’nin açılış günüdür. Her sene 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlanır..  23 Nisan'da okullarda ve meydanlarda törenler merasimler yapılır, çocuklar şiirler okur. Artık ezberledik; Belediye başkanları, Kaymakamlar, Vâliler, Bakanlar, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı o gün kısa bir müddet için de olsa koltuklarını, önceden seçilmiş ve ne söyleyecekleri ezberletilmiş çocuklara “geçici" olarak terkederler.
Günümüzdeki rutin uygulama bu şekilde….
 
Peki acaba bu mühim tarihte TBMM'nin nasıl açıldığını, o gün nasıl bir merasim yapıldığını biliyor muyuz?.. 1. Büyük Meclisin ferâseti üzerinde bilhassa durmalı, târihten ders alınmalı, geçmişten hisse kapmak masal olmamalıdır..(1)
 
Öyle ya.. Bu gazeteyi sâdece çocuklar değil; büyükler de okuyor ..
Küçükler için masallar anlatılabilir.  Ama bugünlrde üyüklere de gerçeklerin anlatılması ihmal edilmemelidir. Gerçekleri anlatmamak, paylaşmamak sıradan bir ihmal değildir.
Büyüklere de masal anlatmaya kalkışmak, en basitinden onları çocuklar yerine koymak değil midir?.(2)
 
Öyleyse buyurun 23 Nisan 1920 öncesine kısaca göz gezdirelim:
Mehmetçik cephede "Allah! Allah!" diyerek hücuma kalkmış,
Milletvekilleri ve milletin kendisi ile "Allahü Ekber" diyerek yürümüştü.
Şehid düşenlerin son nefeslerinde, dillerinde Kelime-i Şehâdet, cebinden ya küçük bir Kur'ân-i Kerim, ya da Kur'ân'dan bir sayfa çıkmaktaydı.
Her çarpışma öncesi, tıpkı Malazgirt'teki sanlı ecdatları gibi abdest alıyor, namaz kılıyor, birbirleriyle helalleşiyorlardı.
O zamanlar kurtarılmak istenen şey, tabii ki, vatan, millet ve dindir. (3)
Savaş sonrası kurulan Meclis’e gelelim:
 
1- 23 Nîsan; Cuma gününe denk gelsin diye seçilmiş, ayarlanmıştır:
Mustafa Kemal Paşa, 22 Nisan 1920’de bütün vilâyetlere bir tamim (genelge) yayınladı. Mübarek bir gün olduğu ve hayırlara vesile olacağı düşüncesiyle Meclis’in 23 Nisanda teberrüken (uğur sayılarak) Cuma günü açılacağını açıkladı. TBMM’nin açılış davetiyesini gönderdi. (4)
23 Nisan 1920 günü geldiğinde Hacı Bayram Camii’nde büyük bir kalabalık toplandı. Cuma günü ezandan önce minârelerde Salavât-ı Şerife okundu. Cuma namazının kılınmasının ardından cemaat câmi avlusundaki yerini aldı. En önde yeşil örtülü bir rahlenin üstüne konulmuş olan Kur’ân-ı Kerîm’i ve Lihye-i Saadet (Peygamberimizin sakalı şerifi)’i başının üstünde Sinop Mebusu Hoca Abdullah Efendi taşıyordu. Merâsime katılmış olanların geçeceği yolun iki tarafına halk ve asker sıralanmıştı. Rahleyi yarı yoldan sonra Meclis'e kadar taşımak üzere Yozgat Mebusu Müftü Hulusi Efendi almıştı. Yavaş yavaş yürüyen ve her tür insandan meydana gelmiş olan bu alay ve Kolordu Kumandanlığı’na bağlı askerler husûsî tertibat alarak, tekbir getire getire Meclis Binasının önüne geldi ve durdu. Camide indirilen hatimlerin son kısımları Meclis Binası önünde tamamlanarak, duaları da Bursa Mebusu Hoca Fehmi Efendi burada yaptı. Bu dualara bütün milletvekilleri ve halk heyecanlı bir şekilde "âmin" diyorlardı. Burada kurbanlar kesildi.
Meclis salonunda herkes yerini aldıktan sonra hocalar, dua ayetlerini hep bir ağızdan okudular. Bir kısmı da Buhârî (Hadîsi Şerifler) okuyordu. Hacı Bayram Velî Türbesinden alınan Peygamberimizin sancağı Meclis kürsüsüne dikildi. Rahle üstünde getirilen Kur’an-ı Kerim ve Sakal-ı Şerif de kürsüye kondu. (5)
 
2- İlk meclisin duvarına ayet-i kerime asılmıştı:
Meclis’in açıldığı gün Meclis duvarına, Kur’an-ı Kerim’in 42. sûresi olan Şûrâ sûresinin 38. ayetinde geçen ve “İşlerini istişare ile yürütürler”, anlamına gelen (Ve emruhum şûrâ beynehüm) İlâhî Kelâmı bir levha halinde asıldı…(6)
Ankara’da 23 Nisan 1920’de açılan ilk Meclis’in duvarına, aslında resmi özel tüm kurumların ve şirketlerin toplantı salonlarına asılması gereken bir ayet asılmıştı.
 
3- Meclis, Halifeye bağlılık yemîni etmişti.
Meclis, açılış gününde dünya Müslümanlarının birliğinin sembolü ve başı olan sultan ve halife VI. Mehmet'e bağlılık yemini etmişti. (7)
 
4- Birinci Meclis'te dinî tahsil görmüş olanlar hayli fazlaydı:
Birinci Meclis'te dinî tahsil görmüş olanlarla, din görevlisi olanların sayısı hayli fazlaydı.
Meclis kayıtlarına göre seçilen 437 milletvekilinden 34'ü Meclis'e katılmamıştı. Böylece Birinci Meclis'te milletvekili sayısı 403 idi. Bu milletvekillerinden din adamı vasfını kazananların 101'i bulmaktaydı. (8) Ayrıca sâir meslek mensubu milletvekillerinin tamâmı da mükemmel bir dini tahsil görmüşlerdi.
 
5- Türkiye Cumhuriyetinin bir "Islâm devleti" olduğu yazılıydı.
"... 1924 Anayasasının devleti tarif eden 2. maddesinde, “Türkiye Devletinin dinî İslâmdır” yazıyordu.
 
 TBMM'nin dualarla, tekbirlerle açılmış olması tarihî bir gerçektir..
Mâdem 23 nisan kutlanıyor, şimdi 23 Nisanlarda bunların hiç biri niye olmuyor?.
“Kim kızar.. Kim darılır” diye mi düşünülür. Kimin hatırı için aslımızı târihimizi öğrenmekten sakınıyoruz?. Çekindiğimiz insanlar yüzde kaçlar? Peki çoğunluk ne işe yarar?.
Neyse.. Demokrasi beşiğinde biraz daha uyutalım vesselam..
 
Evet 23 Nisanda birkaç dakikalığına da olsa.. Çocuklar yalancıktan da olsa başkan olsunlar..Cumhurbaşkanı olsunlar, Başbakan olsunlar da neşelensinler. “Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan” desinler…
 
Terörist başı bir cânî, 40 bin can almış da ne olmuş. 23 Nisandaki neşemizi de alamaz ya!!. İsterse, bu câniyi “Sayın” diye ananlar, 23 Nisan 1920’de kurulan TBMM’deki ceylan derisi koltuklara kurulmuş olsunlar!!…
Bunları düşündükçe; çocuklara söylettirilen nakaratları hatırlıyoruz:
Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan” …
Ama geçmişe, bu millet üzerinde oynanan, ve halen daya oynanıp “diazem “hapsız uyutulanlara bakınca; Îmanımın sesini duyuyorum:
Bugün 23 Nisan, neşe dolmuyor insan!
 
Evet dostlar; Ankara’dan bölgemize yansıyanlar, sâdece şiirler değil; gerçekleri de yansıtalım!
 
Çocukları 23 Nisan'da  “şov amaçlı” koltuklara oturtmakla oluyor mu târihe sadâkat?..
Yârınlarımızın büyükleri olacak çocuklara gerçekleri öğretelim lütfen… Onlar başka milletlerin değil ki!
Bu Milleti kim, Nasıl Aldattı? Ne için ve kim için İslâm’dan uzaklaştırıldık?… Bir kere daha düşünelim bu haftada olmaz mı?..
 
Nerde kalmıştık?..
Bugün 23 Nisan,
neşe doluyor insan
Bugün ne mutlu bize,
Haydi hep gülsenize,
Müjde dağa, denize,
Geldi 23 Nisan…
 
Öğrenciler okusun şiirleri ama; Neşe dol(m)uyor insan..
Bu ülke için; İnsaniyete İslamiyet ve medeniyetimiz için gayret gösteren tüm geçmişlerimizin ruhu şad olsun. Buyurun bir fâtiha okuyalım..
 
 
İstifâde edilen kaynaklardan:
1- Yalan Söyleyen Târih Utansın. Mustafa Müftüoğlu. 2/209
2- Burhan Bozgeyik. Milli Gazete. 23-26.04.2000
3- Köprü, Eylül, 1988, s. 35
4- Türk Kurtuluş Savaşı, Osman Özsoy, Timaş Yayınları.
5- TBMM Zabit Ceridesi, c. 1/1. Millî Mücadelede Din Adamları, c.2/194.
6- İlk Meclis'in Anatomisi. Hasan Bülent Kahraman. Sabah. 23 Nisan 2010 Cuma.
8- Dr. Recep Çelik, Milli Mücadelede Din Adamları.