23 Nisan neşe doluyor tüm çocuklar. Milli bayram olarak kutlanan günler milli birlik ve beraberlik tesis etmek için birer fırsattırlar. Bunu için de yapılması gereken en önemli iş bayramları millete mal etmektir. Millete mal olmayan bayramlar birlik ve beraberliği sağlamakta başarılı olamazlar. Milli bayramlar içerisinde halkın katılımının en yüksek olduğu bayram 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramıdır. Her veli kendinden bir parça bulduğu için daha çok sahip çıkıyor Milli Egemenlik Çocuk Bayramına. Alanlar gerçek anlamda bayram coşkusuyla dolup taşıyor.
Önemli olanın maksadın hasıl olmasıdır. Bayram halka mal olduysa işin önemli kısmı hal olmuştur. Okul bahçeleri; çocuklarla, anne, baba, dede, nine, amca, hala, teyze vs. insanlarla şenlendi. Çünkü herkes kendi çocuğunun görevli olduğu oyunu, gösteriyi, şiiri her ne ise kendini ifade edici olan neyse onu seyretmeye geliyor. Halkla beraber bayramlar daha güzel. Lakin gösterilerde de üsluba dikkat etmek gerektiğini de unutmamalıyız. Çocuğun zihninde bırakılan her olumlu ya da olumsuz iz silinmeyeceğini unutmamalıyız. Evet, çocuklar masumdur. Asla onlar kötü şey bilmezler. Lakin onların ruh dünyalarını inşa ederken öncelikli olarak milli, manevi, ahlaki değerlerden ödün veremeyiz. Bir gösteriden ne olacak deyip giyime, kuşama, makyaja dikkat edilmelidir. İhmal edilen küçük basitlikler geleceğe dair büyük sıkıntıların öncüsü olabilir.
Alanlar çok ısınacak
Seçimler “gürültünün” çok olduğu zamanlardır. Gürültü derken adaylık süreci, partiler arası rekabet, ipi önde göğüsleme telaşı çok çeşitli hareketlere sahne oluyor. Hele bu seçim başka bir heyecanla yaşanıyor ülkemizde. Bu seçimle yeni hükümet modeli devreye giriyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişinde ilk seçim olacağı için hem cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi hem de milletvekilliğinde TBMM’ye üstünlük sağlama ya da meclise girme gibi planları içinde barındırıyor bu seçim. Görünen o ki erken seçimin ötesinde baskın seçim olan bu seçime muhalefet tam anlamıyla hazırlıksız yakalandı. Cumhurbaşkanının siyaseten attığı bu gol muhalefet tarafından çıkarılır mı bilinmez. Lakin hazırlıksız yakalanan muhalefetin bunun karşısında daha da agresifleşeceği muhakkaktır.
Seçim startının verilmesiyle baş döndüren bir süreç yaşanıyor. Bir hafta bilemediniz on gün daha bu süreç devam eder. Ondan sonra siyasi mitingler başlayacak. Başında böyle sert giden bir seçim atmosferinin mitingleri de haliyle sert geçeceğe benziyor. Aslında seçimler milletin önünü açacak, millete umut verecek sistemin emniyet supaplarıdır. İşlevini görmeyen, toplumun enerjisini boşaltmayan seçimin kimseye faydası olmaz. Bizler vatandaşlar olarak gene iyi niyetli olmak zorundayız. Beklentimiz seçimlerin ülkeyi rahatlatmasıdır. Zaten ülkemizin dışarda yeterince düşmanı varken siyasetçiler eliyle düşmanların ekmeğine yağ sürülmesine tahammülü de imkânı da yoktur. O bakımdan düşmanın değirmenine su taşınmamalıdır.
Siyasette rakibim kaybetsin de ne olursa olsun diyenlerin ülkesine katkısı ne ola ki? Asıl meselenin halkın önüne halkın talepleriyle gelmek olduğunu akıllarından hiç çıkarmamalıdır siyaset erbapları. Halkın beklentisine duyarsız kalanlara halk da duyarsız kalıyor. Halkı düşünüyor gibi yapanların da halkın sinesinde yer bulamadıklarını gördük. Bundan sonra da milletin sinesi samimiyetsizleri kabul etmeyecektir. Halk; iş, aş, istikrar, büyüme, ülke güvenliği ve barış istiyor. Vesayetlerden uzak gerçek bağımsızlık istiyor. Bu minvalde çalışmayanlar şimdiden başarı hayali kurmasınlar. Ülkem ve milletim kazansın diyerek yola çıkmayanlar yollarından geri dönsün. Yeter ki millet kazansın anlayışıyla yola çıkanların sayısı arttıkça gerçek anlamda millet kazanacak.