Bir millet ihya veya imha edilmek isteniyorsa eğitim sisteminin üzerinde yoğunlaşmak gerekir. Eğitimin sağlıklı yürüyebilmesi için birçok özelliğe sahip olması lazımdır. Özellikle eğitim için eğitim sistemi ve bu sistemi yürütecek öğretmen son derece önemlidir. Sistem ve öğretmen birbirini tamamlayan eğitimin siyam ikizleri sayılabilir.Burada bugünkü yazımda sistem kadar önemli etken olan öğretmen faktöründen bahsedeceğim.Kimseyle bir polemik yaşamak niyetinde de değilim. Polemik düşünenler niyetlerini sorgulasınlar.
Toplumlar nasıl bir ülke isterlerse önce onun için hayaller kurarlar. Hayallerini ideallerine dönüştüren milletlerin kitaplarında başarısızlık yoktur; aksine başarıları kaçınılmazdır. Yarılarından edişe duyanlar bugünlerini boşa geçiremezler. Toplumun yetişmesinde, yarınlarının işa edilmesinde öğretmen en önemli figürdür. Siz ne kadar güzel sistem kurarsanız kurun bunun uygulayıcıları ayak diretirse, işi savsaklarsa kendinizce mükemel gördüğünüz sistem enkazdan ileri gitmez.
Hangi meslek olursa olsun adının başına hangi etiketi getirirseniz getirin etiketin sihriyle herşeyin güllük gülüstanlık olduğu bir dünya yoktur. Bizim için mevzu bahis olan milletin istikbali meselesidir. Mesele önemli olunca onu yürütecek olanlar da çok önemlidir. Onlar kimdir? Öğretmenler, yani milletin göz bebeğidir. Değilse öyle olmalıdır. İdealistlik gerektiren bir meslek, ilahi meşeili bir meslek, ülkelerin yarınki sokaklarını, evlerini, âli makamlarını yetiştirecek kısaca her şeyini etkileyen meslektir öğretmenlik.
Bir ülkenin öğretmenine bakışından yarınına bakışını, yarından beklentisini çok rahat anlayabiliriz. Öğretmen öğretmendir. Başına getirilen sıfat ne olursa olsun bunu değiştirmemelidir. Başına getireceğiniz; başöğretmen, kadrolu öğretmen, usta öğretmen ya da ücretli öğretmen yaftaları öğretmenlik mesleğini değil mesleğin ücret derecesini ortaya koyarsınız. Gönlünden öğretmen olmayan öğretmenin yaşadığı topluma bir katkısı olabilir mi? Maddi gerekçelerle sınıflamaya tabi tutlan öğretmen bir ülkenin dönüşümünü sağlayabilir mi?
İnsan beşerdir ve beşeri ihtiyaçları vardır. Para ihtiyaçları gidermede temel araçtır amenna. Araç olduğu sürece hiç bir sıkıntı olmaz. Para amaç olursa işte sıkıntı orada başlar. Madem toplum için toplumun bugününü, yarınını inşa ediyor öğretmen maddi sıkıntısı da olmamalıdır. Öğretmene vermede kesinti yapan, onun alacağından tasarruf yapanlar toplumun geleceğinden "tasarruf"ediyorlar bir nevi. Gerçekten imkan yoksa da bu istismar ediliyorsa, iş savsavlanıyorsa bu öğretmenliğin onuruna sığmaz. Ne kadar para o kadar köfte anlayışı öğretmenlik için en son düşünülmesi gereken tutum anlayıştır.
Herşeyi para ölçütüne göre hesap edersek üç kuruşa çalışan adına "Ücretli Öğretmenler" denenler ne yapsın öyleyse? Adeta "ücretli köle" mantığıyla çalıştırılan, eğitim- öğretimde boşlukları dolduran, zor zamanda kurtarıcı olarak görülen, ferah zamanda yüzüne bile bakılmayan zihinlerde hep "Ücretli Öğretmen" yaftasıyla anılan bu insanlar ne yapsınlar? Üstelik onların menfi bakışlarına bakasalardı ülkemizde öğretmen olup da ücretli öğretmen olarak çalışanlar ayakları gerisin geri gitmez miydi?
Devlet ya da onun adına yönetenler bütün yetkilerle adına "Ücretli Öğretmen" denilen öğretmenleri tek başlarına bir dağ başına gönderip her türlü yetkiyle mümeyyiz kılınca öğretmen oluyor da ücret konusunda haklar konusunda öğretmen olamıyorlar. Üstelik görev süresi dolunca kullanılmış bir varlık olarak tutum içinde olmak öğretmenin değil o düşüncede olana ait bir davranıştır. Devlet aslında burada emeği sömüren patron konumunu alıp taşeron işçi çalıştırıyor. Vergisini alıyor ya öyleyse sıkıntı yok devlet için. Muhtaç olan vatandaşların durumundan istifade eden, onun zaafından yararlanan bir zihniyetin niyetinden şüphe edemeyecek miyiz? asılsa ne yüklersen götüryor ya. Dün daha insani çalışma şartlarına sahip olunan "vekil öğretmenliği" kaldırıp ücretli öğretmenliği getirmek eğitimde tam anlamıyla taşeron işçi çalıştırmaktır. Nasıl olsa bu kadar işsizin içinden biri olmasa öbürü olur güveniyle bu sistem yürüyor. Peki, bu işin ilahi hak hukuk tarafı yok mu? Ahirete taaluk eden tarafı yok mu? Yoksa onlar için sorun yok. Var olduğuna göre ...
Tüm yukarıdaki olumsuzlukları bir kenara koyan, bu ülkenin bekası ve refahı için önce milletim diyen sizin onlara taktığınız "Ücretli Öğretmen" yaftasına takılmadan çalışan öğretmenler var. Öğretmendir onlar. Gözlerini sadece ülkenin aydınlık yarınlarına çevirmişler. O kutlu dava için çalışmak onlar için en büyük azim ve şereftir. Ruhlarındaki heyecanı anlamazsınız.Onların taşeron zihniyetli bakışları onların öğretmen olma gerçeğini değiştirmez. Sistemin kölesi değil milletin hizmetkarıdır öğretmen olan ücretli çalıştırılanlar.Milletin istikbalini dert edinmeyen, ideaallerinde milletinin geleceği yer almayanlarla kim olursa olsun milletin dostu olamazlar.