İsrâ, gece yürüyüşü demektir. Gece karanlığı bazı şeyleri örttüğü için gece yürüyüşüne de isrâ denilmiştir. Bu kelimenin anlam bakımından sır ile de ilişkisi vardır. Terim olarak Hz. Peygamberin hicretten bir buçuk yıl önce Mekke’de bulunan Mescid-i Haramdan, Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya Allah tarafından mucize olarak bir anda yaptığı yolculuktur.
Kulu Muhammed'i geceleyin, Mescidi Haram'dan kendisine bazı ayetlerimizi göstermek için, etrafını mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir. Şüphesiz ki her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören O'dur.”(İsra-1)
Hz. Muhammed'in peygamber oluşuyla başlayan, putperestlerin müslümanlar üzerindeki baskıları, Peygamber ailesiyle az sayıdaki Müslümanlara karşı muhtemelen risâletin altıncı yılında başlayıp üç yıl süren ve büyük acılar getiren ekonomik ve sosyal boykota dönüştü. Bu boykotun ardından Resûlullah, kısa aralıklarla sevgili eşi Hz. Hatice ile amcası ve hamisi Ebû Talib'i kaybetti. Resûlullah'ın bu kayıplardan duyduğu büyük üzüntü sebebiyle bu yıla "hüzün yılı" denildi. İşte bu acılı olayların ardından Yüce Allah, bir bakıma sevgili Resulünü, sabır ve tahammülü dolayısıyla hem teselli etmek hem de ödüllendirmek istedi ve bunun için genellikle miraç diye anılan büyük mucizevî olayı gerçekleştirdi.

Peygamberimiz miraçtan Kâinatın Sahibi'nin, Âlemlerin Rabbi'nin razı olacağı ve seveceği şeylerin neler olduğu müjdesini getirdi. İnsan saygı duyduğu, iyiliğini gördüğü bir büyüğüyle görüşmek ister, onu sevgisini kazanma yollarını arar. İşte Peygamberimiz, miraç dönüşü Allah'ın nelerden razı olacağı haberi getirdi. Allah ile nasıl buluşacağımızı, nasıl görüşeceğimizin yollarını anlattı. Yüce Yaratıcı ile beraber olmanın en güzel yolu, O'nun razı olacağı en tatlı vesile, beş vakit namazda huzura çıkmaktır.
Özelliklede miraçla beş vakit kılınması farz olunan namaza dikkat etmek zorundayız. Çünkü  “miraçla namaz birbirini tamamlayan” iki unsur olarak önümüze konulmuştur. Hz. Peygamber “Namaz Müminin miracıdır” sözüyle bu gerçeği işaret etmiştir.

Namazın içinde gizlenen sırlardan biride tahiyyattadır. Kıldığımız namaz sayesinde her tahiyyat oturuşunda okuduğumuz miraçtaki Allah ve Resulünün selam faslını canlandırıyoruz. Eğer bu tablonun hayaliyle namaz kılmaya çalışabilsek; bir parçada olsa huşuyu yakalayabiliriz kanaatindeyim.

Müminin Mi'rac'ı sayılan namazın farz kılındığı bu mübarek gecede yüce yaratıcıya yönelmeli, O'ndan af ve bağış dilemeliyiz. Birbirimize sevgi ile yaklaşmalı düşmanca davranışlardan uzak durmalıyız. Sağlıkla kavuştuğumuz bu kutlu günleri değerlendirmeli ve Allah'ın Lütfettiği sayısız nimetlerine şükretmeliyiz.