Mazlumların yanında olmak, zalimlere karşı durmak  ne kadar erdemlilikse mazlum görünümlü zalimlerin karşısında durmak da  aynı derecede erdemli olmaktır.Algılar savaşının yaşandığı günümüzde  gerçekle yalan o kadar iç içe girmiş ki  durduğunuz yer neresi olursa olsun eleştiriliyorsunuz. Kim ne derse desin izan ve irfanını birilerinin tekeline bırakmamışsanız kimin ne dediği çok  da önemli değildir. Kimin  olduğuna bakmadan yanlış neredeyse,kimdeyse yanlışa yanlış deme yürekliliğini göstermek gerekir.

 

Muhteşem günler yaşayanlar, yaşadıkları ihtişam nedeniyle her şeyin böyle ihtişam içinde gideceği algısı yerleşmeye başlarlar. Bu ihtişamın bozulmaması, bu gücün kaybolmaması için artık her türlü yola başvurulur, bu yolda her şey meşru görülür. Unutulmamalıdır ki başkalarının hakkını gasbetme fütürsüzlüğünü kendilerine hak görenlerin karşısına bir gün yaptıklarını soracak birileri çıkması ilahi bir sonuçtur. Bu düzenin değişmeyeceğine inanmak ve o günün gelmemesini düşünmek en hafif anlatımla ahmaklık olurdu.

 

Kim olursa olsun, adı hangi etiketle anılırsa anılsın; bir yerde kendi istikbali için milletin istiklal ve istikbaline kastediliyorsa bu millet düşmanlığıdır. Şaşasına bakmadan,önünde arkasındaki nişanlara bakmadan bu karara varmak güç olmasa gerekir. En sinsi düşman sendenmiş gibi görünüp içten düşmanlık besleyendir. Bazen iyi niyetli olmak kötü niyetlilerin kötülüklerini iyiye yorma gafletinde bulunduruyor insana. Bu gaflet hali düşmanlık besleyenleri gürbüzleşmesine neden olabiliyor. Haramî misali gürbüzleşen şer niyetlilerin hesabı görülürken hem dünün faturası hem de yarının ihtiyatı mevzu bahis oluyor. Yıllardır milletin iyi niyetiyle varlıklarını ve güçlerini pekiştirenler, ne oldum delisi olup beslendikleri menbayı unuttular.Milletten beslenenler milleti hizaya getirme hadsizliğinde bulununca milletin merhamet elinin tersini görmüş oldular.

 

Baştan peşinen şunu söylemek gerekir ki  cemaatin şuurunu kaybettiği gibi Zaman Gazetesi de gazetecilik asli vasfını kaybetti. Zaman Gazetesi'nin ülkenin getirildiği noktada "şer düşüncenin" toplandığı yer olması bakımından ülkenin zararına olacak ne varsa yanında olan bir tutum içinde bulunması düşmanlıkta gelinen yerin belirlenmesi için önemlidir.Sınır tanımayan şişirme satış rakamlarıyla ilan gelirlerini artırması "Paralel Yapının Amiral Gemisi Zamanı" el konulmasına neden oldu. Milletin önünü kesmeye çalışan kim olursa olsun karşısında durmak her vatanperverin  görevi olmalıdır.Gazetecilik meşruiyeti dairesinde muhalefet etmek, eleştirmek, yerden yere vurmak gazeteciliğin doğasından gelir.Fakat gelinen noktada resmen ülkeye ve yöneticilerine düşmanlık üzerine kurgulanmış yalan dolanla iç içe girmiş bir yapı haline oluşmuş.

 

Zaman Gazetesine el koyma olayında yaşanan olaylar tasvip edilmese de aslında ajitasyona neden olacak bir kurgudan başka bir şey değildir. Bu millet kadına hele hele başörtülü kadına yapılacak her olumsuz hareketi lanetler. Ancak; 28 Şubat sürecinde inanç mücadelesi veren başörtülü kızlara okullarından atılırken destek vermeyen, ortamı germeyin diye tavsiyede bulunanlar bugün banklarına, gazatelerine el konulunca kadınlarını, kızlarını sokaklara dökebiliyor. Demek ki cemaatin çıkarları Müslümanların çıkarlarından daha önemliymiş. Aslında herkes biliyor ki bu da  bir algı operasyonundan başka bir şey değildir.

 

Türkiye bölgesinde yanan büyük ateşi her geçen gün daha fazla üzerine geldiğini hissediyor. İçte ve dışta yaşadığı büyük sıkıntıları çözdükçe hem kendine güveni artıyor hem de bölgesinde yeni güç kazanıyor. Bu yolda içeride yaşanan ihanetler dışarıdaki düşmanlıkları geçmiş durumdadır.İktidarın kaybetmesi uğruna ülkenin kaybetmesine çalışan bir güruhun ülkenin düşmanlarından farkı olur mu? Hepsinden kötü olan da kendi ülkesinin kaybetmesine sevinen bir anlayışın olmasıdır. Her şey geçse de bu anlayış milli birlik ve beraberliğimize zarar verecek virüstür.

 

Zalime karşı durmak her onurlu insanın yapması gereken bir eylemdir. Ama mazlum postuna bürünmüş zalimlere de fırsat vermemek gerekir. Devlet asla rövanşist duygularla hareket etmemelidir. Yoksa bir dönem gelir yeni rövanşit elitler çıkar zalimlik yapar. Kinimiz olacaksa suça ve suçluya olmalıdır. Bizden değildir diye karşımızda olanları düşman bellemek haksızlıktır, zalimliktir.Birine duyduğumuz kin bizi adaletten alıkoyarsa ilahi emre aykırı davranmış oluruz.