Umutlanmak için bir sürü nedeninizin yanında karamsarlık için ise belki de ondan daha çok neden bulabilir insan. Yeni başlangıçlar yeni umutlar için heyecan verir insana. Belki bu duyduğumuz heyecan kendimizi bağlamak ve avutmak içindir.  Futbol da bu neviden tutkumuzdur bizim. Dün kaybettiklerimizi bugün kazanmak için yeni başlangıçlar umudumuzu artırması gerekiyor. Trabzonspor bu anlamda dünün hüznünü giderip bugünün umuduyla büyük beklenti ile yeni sezona girdi.

 

Aslında zihniyet aynı olduktan sonra kişilerin değişimiyle hedeflenen değişim gerçekleşmez. Her değişim yeni heyecan barındırır içerisinde diye bekleriz. Tabi değişim sadece yüzeysel, fiziksel bir farklılaşmayı içeriyorsa beklentiler doğarken ölmüş demektir. Trabzonspor için yeni yönetimle yeniden bir başlangıç ve değişim yaşanacağı beklentisi oluştu. Şunu baştan söylemeliyim ki eski yönetimin gitmesi her şeye rağmen elzemdi. Aman gitsin de kim gelirse gelsin demek de yarınları daha güzel yaşama adına doğru  değildir. Hamasi konuşmalar ve ruhu okşayıcı mesajlar inanmasa da kulağa ve gönle hoş geliyor. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun seçilmesi yöremizin bir evladı olarak bizi sevindirmiştir. Daha çok sevinmemiz için eskinin değil yeninin başarısına odaklanıp taraftarı gerçek anlamda heyecanlandıracak projelere girişmelidir.

 

İşin doğrusu her şeye yeniden başlamak, bir heyecan iyi bir başlangıç sayılırdı. Hakkını vermek gerekirse eski yönetim tam anlamıyla bir enkaz bıraktı. Onca hesapsız alınan futbolcuları şimdi haraç mezat satamıyoruz.  Bu da yönetimin elini kolunu bağlıyor. Olanaklarını bu kadar iç etmiş bir yönetim olsa olsa hainlik yapmış olur. Üstelik bu yaptıklarına ve bu bıraktığı enkaza rağmen hayatını bu kadar sürdürmesi Trabzon’da derin destekçilerinin olduğuna işaret ediyor. Buna rağmen Hacıosmanoğlu’nun kazanması sürpriz bir gelişme olarak sayılabilirdi. Ancak Hacıosmanoğlu seçimi kazanacağından emindi. Beklediği gibi de oldu. Kendisinin de dediği gibi en büyük ideali olan TS başkanlığına delegenin teveccühüyle geldi. Hacıosmanoğlu’nun seçilmesini içeride ve dışarıda sindiremeyenlerin olması da bir gerçek olarak duruyor karşımızda.

 

Hacıosmanoğlu’nun; Doğruluktan, dürüstlükten, adamlıktan bahsetmesi taraftardan destek görse de karşı taraftan aksine bir etki yapıyor. Trabzonspor’un çalınmış şampiyonluğunun geri alınmasını varlık sebebi olarak ilan ederek kendini bağladı başkan. Siyasetin Trabzonspor’u kullanmasına karşı çıkarak kendisi siyaseti TS’nin çıkarları için kullanma yolunu tutması bakalım ne kadar sonuç verecektir. Bence Tolunay’ın gönderilme şekli şık olmamıştır. Teknik Direktör seçiminde acele edilmiştir. Mustafa Reşit Akçay 1461 Trabzon’da büyük işler yapmış olabilir. Trabzonspor gibi büyük takımı çalıştıracak yükü kaldırabileceğini düşünmüyorum. Küçük takımların büyük hocası olmak ayrı; büyük takımların küçük hocası olmak ayrıdır. Avrupa kupalarında zayıf rakiplerin elenmesiyle gruplara kalması TS için büyük avantajdır. Ama bu kadroyla bu oyun yapısıyla işinin kolay olmadığı da başka bir gerçektir. Yerlinin yerlisi olan Mustafa hocanın başarılı olmasını gönülden istemekle birlikte tünelin ucu çok aydınlık görünmüyor.

 

Her şeyi ile yeni bir başlangıç olarak görülüyordu bu sezon kimilerince. Aslında Türk Futbolunun içinde bulunduğu bu kokuşmuşluğu temizlemeden hiçbir şey düzelmeyecektir. Bir kere ahlak sorunu var. Suçlu cezalandırılmayınca suçunu marifet sayarak yeni suçlar işlemekte cesaret bulur. Bataklıkta sinekler olur. Bataklığın olduğu yerde sinekleri öldürseniz de bataklık yeni sinekler üretir. Daha o günlerden demiştik TS 2010-2011 sezonun gerçek şampiyonudur diye.  Fener’in taraftarlarının kalabalıklığına bakarak hileyi, şikeyi hukuksuzluğu içine sindirenlerden olmadık, olmayacağız. Şikeyi, şike severleri cezandırmadıktan sonra ülkede futbol gerçek değerini bulmayacaktır. Kişiye göre cezalandırma olursa daha güçlü kişiler gelir kendinize ait kararı sizden alır kendileri verir. Siz hem küçük düşersiniz hem de yaptığınız hatayı da izale edemezsiniz. Yara büyüyünce acısı tahribatı da büyük olur.

 

CAS Fener’e ve Beşiktaş’a cezayı kesti. Bunun herkesin anlayacağı anlamıyla Fener’in ve Beşiktaş’ın suçlu olduğunun ilamıdır. Şimdi buna rağmen 2010-2011 sezonu şampiyonu Fener değildir. 82 helal puan alan Trabzonspor’dur. Bu durum kabul edilmeyince suçlular cezalandırılmayınca zaman geçse de biz hep geriye gideceğiz, bataklığa daha derine saplanacağız. Koskoca FB kulübü taraftarları bu rezilliğe sebep olanlarla arasına mesafe koymalı artık. Tüm dünyada FB’nin adı şikeci olarak tescillendi. Bu yafta kolay kolay silinmeyecektir. 

 

Öncelikli olarak TFF bu sürecin içinde olarak istifa edip yeni yönetim seçilmelidir. Kirli olanların temizlik yapması mümkün değildir. Bu ortamda Türk Milli takımına çiftlik sahibi Fatih Terim’i de getirseniz başarı gelmez. Türk Futbolunda suçlu cezalandırılmayınca barış sağlanamayacaktır. Barışın olmadığı yerde Türk Milli takımı birilerinin takımı olmaya devam edecektir. Yeni sezon Türk Futboluna ve  TS’ye umut olsun. Futbolda heyecanımız başlamadan bitmesin.