Mübarek ramazan ayımız yaklaşık bir hafta sonra bitecek. İnşaallah bu ayda yaptığımız ibadetleri Rabbimiz en güzel kabul ile kabul eyler.

Önümüzde ki bir hafta münasebetiyle öncelikle kadir gecesini aramamız lazım gelmektedir. Çünkü Peygamberimizden gelen rivayetlerde ramazan ayına mahsusu olan kadir gecemizin ramazan ayının son on gününde bir başka hadiste son on gecenin tekli gecelerinde bir başka hadiste de yirmi altıyı yirmi yediye bağlayan gece olacağı rivayet edilmektedir. Konumuzla ilgili rivayetlere bakıldığında en kapsamlı görüşün son on gecesinde aranması daha mantıklı olmaktadır.

Bakınız kandil geceleriyle ilgili tek hakkında ayet olan kandil gecemiz kadir gecemizdir. Rabbimiz kadir gecesinin önemiyle ilgili olarak kadir süresini indirmiştir. Diğer kandil geceleriyle ilgili olarak ise Peygamberimizden gelen hadisler mevcuttur.

Bu son on günlerde kadir gecemizi aramamız lazım gelmektedir. Bu konuyu sahabe efendilerimizde merak ederek Peygamberimize sormuşlardır. Mesela ; Hz. Ayşe Annemiz de Peygamberimize eşine konuyu sormuş ve şöyle söylemiştir; Ey Allahınrasülü kadir gecesine ulaşırsak ne yapalım? Peygamberimiz eşine ve annemizin şahsında da bizlere de cevap niteliği taşıdığından önemli “ Allahümme inneke afüvvün. Kerimun. Tühibbul affe. Fafü anna.” Duasını çok söyleyiniz demiştir. Duanın manası; Ey Allahım! Muhakkak sen affedicisin. Kerimsin. Affı sevensin. Bizleri de affeyle!.” Bu gecenin feyzinden faydalanmak için elimizden geldiğince bu gecelerde kıldığımız namazlarımızdan sonra ve okuduğumuz Kurandan sonra bu duayı mümkün mertebe çokça söyleyelim.

Biliyorsunuz kadir gecesi bin aydan daha hayırlı olduğu ayette kadir süresinde geçmektedir. Şurada üç beş dakikalık ibadetle bin aydan daha hayırlı bir ibadet etmiş olmak Rabbimizin biz kullarına ne kadar düşkün olduğunu göstermektedir. O yüzden Peygamberimizden gelen bir rivayette bakınız ne buyrulmaktadır; “ Rabbimizin sözü; Benim rahmetim gazabımı geçmiş bulunmaktadır.”

İnşaallah önümüzde ki bir hafta sonrada yani Pazar günü bayram yapacağız. Bu münasebetle top yekun millet olarak bayrama gideceğiz. Burada dikkate edilecek ilk iş küskünlerin barışmalarıdır. Peygamberimiz bayramların ailecek güzel bir şekilde kutlanmasını istemektedir. Bundan dolayı da çok meşru bir sebep yoksa aile içerisinde küskünlerin barışması ve bayramların manasından uzak kalmaması istenmektedir. Bakınız Peygamberimizden gelen bir rivayette ne buyrulmaktadır; “ Bir Müslüman’ın diğer bir Müslüman’la üç günden daha fazla küs kalması helal değildir.” Burada ki küs kalmaya sebep olan küskünlükler Abdullah Büyük Hocamın makalesinden okuduğum kadarıyla namusa ve cana bir kast varsa bir insan diğer bir insanla küs kalabilir. Diğer durumlarda küs kalmak asla caiz değildir.

Bayram günlerinde ailece bayramlaşılır. Diğer aile fertleri büyükler öncelenerek ziyaret edilerek bayramları kutlanılır. Gidilemeyen akrabalarımız için elimizde telefonlar mevcut olduğundan açıp bayramları tebrik edilmeli ve halleri hatırları sorulması lazım gelmektedir. Çocuklarımıza mutlaka bayram kültürü aşılanmalı ve bayramlar tatil olmadığı bayramlar Rabbimizin biz kullarına bir nimeti olduğu bu zaman dilimlerinde ailecek bayramlaşarak aile bağlarının kuvvetli tutulması lazım geldiği aşılanması lazım gelmektedir. Mezarlarımızda bu günlerde ziyaret edilmeli ve ölülerimizin de bu güzel günlerden faydalanması sağlanmalıdır.

Milletimin, okuyucularımın ve ailemin kadir gecesini ve sonra da ramazan bayramını en kalbi dileklerimle tebrik ederim…