Vizyona gireli uzun bir zaman olmasına rağmen bir türlü fırsat bulup izleyememiştim. Cuma akşamı filme gitmek nasip oldu. Filme gitmeden önce giden dostlardan yorumlar dinlemiştim. Ama giden hiç kimse film için dört dörtlük dememişti.

Filmi Tarih öğretmeni olarak, öğrencilerime faydalı olur mu, olmaz mı, bize ne katmış, Avrupa’da ne tepki alır açılarından bakarak izlediğim bu açılardan bakılınca filmi ben beğendim. Çok emek ve para harcanarak yapılan filmin tarih bilgileriyle hemen hemen örtüşen bir senaryo ile çekilmiş olduğunu gördüm. Filmin eleştirilecek bir yönü Ulubatlı Hasan karakteri Fatih Sultan Mehmet’in önüne geçmesi oldu. Buna rağmen Fetih 1453 filminde çocukların öğreneceği çok şey var. Ancak filmin aradan sonraki bölümündeki savaş sahneleri çocukların izlemesi açısından sakıncalı olabilir. Bu konuya anne babaların dikkat etmesi gerekmektedir.

Bizim derslerde iki haftada anlattığımız; İstanbul’un hangi şartlarda fethedildiği, Fetih için ne gibi hazırlıklar yapıldığı, Şahi adı verilen topların ne olduğu, Bizans’a gelen yardımların nasıl engellendiği, Vezirlerin görevleri gibi pek çok konuyu film sayesinde öğrencilerin daha iyi öğreneceğini sanıyorum.
Ama en ilginç olanı ise öğrencilere anlatmakta çok zorlandığımız Osmanlı ordusunun bir bölümü olan Lağımcıların ne iş yaptığını bu film sayesinde öğrenciler daha kolay öğrenecektir. Bu hafta cumaya kadar gösterimde kalacak olan Fetih 1453 Filmini izlemeyenlere tavsiye ederim.

Fen, Sosyal Bilimler, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Diğer Anadolu Liseleri Öğretmen Seçme Sınavı
Daha önceki yazımda da eleştirmiştim bu sınavı. Bakanlığın yangından mal kaçırır gibi hızlı bir şekilde, sanki bir oldubittiye getirir gibi alelacele cumartesi günü Fen, Sosyal Bilimler, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri ile Diğer Anadolu Liseleri Öğretmen Seçme Sınavını yaptı.
Bende ilçemizdeki çoğu öğretmen gibi gerek sınav alışkanlığı gerek tayin istediğimizde daha fazla okul açılması sebebiyle sınava girdim. Bazı arkadaşlarımız ise şu an Anadolu Lisesinde çalıştığı için tedirgin olarak,” yarın bu bakanlığın ne yapacağı belli olmaz” Diyerek girdiler bu sınava.
Sınava girdiğimde ortak olan sorular herkesin yapabileceği türden kolay sorular olduğu için birkaç soru hariç hızlı bir şekilde bitirdik. Ancak sınavın ikinci bölümü olan kendi alanımızla ilgili sorulara geldiğimizde tüm sınava giren arkadaşlarım gibi bende şok yaşadım.
Bu soruları kim hazırladı bilmiyorum ama öyle bir sorularla karşılaştık ki ne liselerde okuttuğumuz ders kitaplarında vardı, ne de üniversite de okuduğumuz ders kitaplarında. Aklınıza Anadolu Liselerinde veya Fen liselerinde vardır bu konular diye bir soru gelebilir. Ancak ülkemizde ki bütün okullarda aynı müfredat aynı ders kitapları okutulmaktadır.
Kıyıda kenarda kalmış bilgileri, YGS de veya LYS de çıkmayan, çıkması da söz konusu olmayan konular ile alakalı bir soru niçin sorulur anlamış değilim. Zor soru sorulabilir ama hiçbir zaman işe yaramayacak konular ile alakalı soru sormak akıl karı bir iş değildir. Bizler Anadolu türü liselere öğretmen olmak için sınava girdiğimizi sanıyorduk ama soruları görünce keşke giripte moralimizi bozmasak diye düşündük. Bir taraftan bu soruları niçin sorarlar diye düşünürken bir taraftan 80 TL olan sınav parasına üzüldüm.
Bu sınavı hazırlayanların okulumuzda okutulan ders kitaplarından, müfredatlardan, eğitim programlarından haberi olduğunu sanmıyorum.
İçinde amacına uygun sorular olan sınavlar yapmak dileğiyle.