Trabzonspor, tarihi maçlarından birini oynadı Salı gecesi Avni Aker’de… Bizler de o tarihi anlara tanıklık eden şanslı kişilerdendik. Zaman problemi nedeniyle maçlara sıklıkla gidemiyoruz. Yoğun ve yorgun gündemimiz arasında büroda veya evde çocuklarla aynı ortamda bulunarak maçları izlemek daha cazip geliyor.
 
İnter maçı için de plan yapmamıştık. Üstelik 21.45 gibi bir saatte başlayacak maçın eve dönüş saati gece 01 suları olacaktı. Ama bazen plansızlık bile güzel bir plan çıkartıyor bize. Kaymakamlık Özel Kalem Müdürü Arkadaşımız Nihat bey aradı maça gidelim mi dedi ve kendimizi yolda bulduk. Vakit erkendi. Forum’da vakit geçirelim diye düşündük. Sonra üzerimizde maça dair hiçbir emare olmadığını düşünerek en azından birer atkımız olsun dedik ve Forum’daki TS Clup’a gittik. Biz atkılara bakarken Belediye Başkanımız Murat beyi ve Sayın Kaymakamımız Tuncay beyi kapıda gördük. Yanlarında Başhekimimiz İdris bey ve Müftümüz Mehmet bey de vardı. Bu güzel kare kaçmazdı elbette. Denklaşöre basmak gerekirdi. Ve biz de öyle yaptık.. Bu kısma kadar olanlar özel yaşananlar dı.
 
Bu güzelliklerin sitemizde de yer almasının güzel olacağını düşünerek sitemizde yayınladık. Sitede yer alan bazı eleştiriler nedeniyle bu satırları buraya taşıma gereği duydum.
 
Kaymakam, Belediye Başkanı, Başhekim ve bizlerin maça gitmesi herhangi bir eleştiri konusu olmadı. Ancak Müftü beyin maçta olması birilerini aşırı derecede rahatsız etmiş. Kendisi ile henüz paylaşmadım bu durumu ama bu eleştiriler beni gerçekten üzdü.
 
Neymiş efendim Fetva makamı maça mı gidermiş. Yok TV’ler maçı veriyormuş müftü evde oturup izleseymiş. Yok eski ulema görseymiş ne dermiş, Müftü maça giderse imam nereye cemaat bilmem nereye gidermiş…
 
Ne olmuş şimdi. Müftü maça gitti de hangi ibadetiniz eksik kaldı? Hanginiz o maçı seyretmediniz? Evde oturup seyretseydi ile maça gitti seyretti arasında ne fark var? Müftünün sosyal hayatı olamaz mı?
 
Arkadaşlar atın artık bu eskimiş köhne düşüncelerinizi… Yıllarca bunlarla yatıp kalktık. Çok zaman kaybettik bu boş düşüncelerle. Hocanın evinde Çanak Anten olamaz diye yaygara kopartırız kendi evimizde 2-3 çanak yetmez bize. Korkmayın hocanın günahından cemaate bişi yazılmaz. O da Allah’ın kulu bizler de. Ona günah olan bize de günah. Eğer müftü maça gitmez diyorsanız hiçbirimizin o maça gitmemesi gerekir.
 
Yok efendim maça gitmek boş iş ve zaman kaybı. Eee zaman kaybı da israf. İsraf da haram. Oh ne ala memleket. Fetvayı ver çık işin içinden…
 
Peki soruyorum size. Çalışan insanın mesaisi 5’te bitiyor. Kış mevsiminde olduğumuz için özel sektörde çalışanların da işi en geç 6’da bitiyor. Gece 12’den önce yatan insan da çok az. Peki bu 6-7 saatlik süreçte ne yapıyoruz. Hangi birimiz okey salonlarından geri kalıyoruz? Hangi birimiz kitap okuyor? Hangi birimiz internette boş boş gezinme yerine, facebook ta veya msn’de gereksiz yazışmalar yapmak yerine bir makale okuyor, bir araştırma yapıyor?
 
Liften bu köhne düşüncelerden sıyrılalım. Dünya çok hızlı dönüyor. Müslümanların çok daha önemli ve büyük sorunları var. Bu basit düşüncelerle bir yere varamayız.
 
Lille’nin galibiyeti en kötü sonuç muş
Maç öncesi CSKA-Lille maçı vardı. Forum ziyaretinin ardından yemek yemeye geçmiştik. Bir yandan da CSKA-Lille maçını izliyorduk. Lille golü atınca arakamızda bulunanlardan biri çok bilmiş gibi ahkam kesmeye başladı “Ben demiştim işte. Lille’nin galibiyeti bizim için en kötü sonuç” diye. Dönüp bir baktım sadece. Hay Allah dedim. Gerçekten bazen bize çok basit gibi gelen düşüncelerimizi ifade etmek gerekliymiş aslında.
 
CSKA-Lille maçının erken oynanması bizim için iyi bir fırsattı. Maçın berabere bitmesi en iyi sonuçtu belki ama Lille’nin galibiyetinin de bizim için avantajdı diye düşünüyordum maçtan önce. Nitekim de öyle oldu.
 
Arkadaş CSKA ile iki maçımızı da oynamışız ve ikili averajda gerisindeyiz. Lille ile ilk maçın berabere bitmiş ve son maçında her türlü ihtimal var. Zayıf ta olsa yenme şansın yok mu? E o zaman CSKA’nın yenmesi senin işine nasıl gelir? Bunu bile düşünemiyor ama ahkam kesmeyi biliyor.
 
İnter’i yensek de Lille’den 1 puan almalıydık
Avni Aker’de gerçekten güzel bir gece geçirdik. Adrian’ın o kafa vuruşu da gol olsa gerçekten şahane olacaktı ama sorun etmeye gerek yok. Biz İnter’i yensek de Lille maçından en azından beraberlik almak zorundaydık. Şimdi de beraberlik almak zorundayız. Lille ile berabere kalamadıktan sonra İnter’i yensen de 2.tura çıkma şansın olmayacaktı. O nedenle her şey son maça kaldı.
 
Son maçlarda İnter sahasında CSKA’yı ağırlayacak. Biz de Lille’ye konuk olacağız. İnter çıkmayı garantiledi. CSKA’ya beraberlik yetmiyor. İnter’i yenmek zorunda bu da bence çok zor bir ihtimal. O nedenle bizim Lille’den alacağımız beraberlik bizi 2.tura çıkartacak. Lille’nin 2.tura çıkması için bizi yenmesi gerekiyor.
 
Yukarıda bahsettiğim çokbilmiş arkadaşın ihtimallerini de değerlendirip bitirelim. Eğer CSKA Lille’yi yenseydi bizim İnter’den 1 puanı bile almamızın da zorlaşacağı ihtimalini de düşünerek son maçta Lille’yi yenmemiz gerekiyordu ki bu da tek başlına yeterli olmuyordu. Yani beraberlik bile yetmeyecekti. CSKA-Lille maçı berabere bitmiş olsaydı bile sadece UEFA’yı garantilemiş olurduk. Son maçta yine beraberlik bize yetmeyecekti. Arkadaşın bizim için en kötü sonuç dediği sonuç aslında bizim için en iyi sonuçtu. Allah aşkına lütfen azıcık araştıralım yaa. Yazık, gençliğimize yazık. Kimin kimle bilmem ne yaptığını takip edeceğimize daha önemli işlerle uğraşalım. En azından konuşurken etrafımıza bilgi kirliliği yapmamış oluruz.
Sağlıcakla kalın…