İŞ VE MESLEK DANIŞMANLIĞI KURSİYERLERİNİN BİTMEK BİLMEYEN ÇİLESİ NE ZAMAN SONA ERECEK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İŞKUR Genel Müdürlüğü 2011 yılında 2000 iş ve meslek danışmanı almak için kolları sıvadı. Bunun için KPSS P3 puanına göre müracaatları kabul ederek en yüksek puandan başlamak suretiyle 3500 kişiyi belirledi. 16 il ve 18 üniversitede eğitim verdirmeye başladı. Bu eğitim verilen kişilerden tekrardan sınava tabi tutularak 2000 kişinin alınacağı söylenmişti. Ancak kursun sonuna doğru İŞKUR Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde kursa katılmayan diğer lisans mezunlarının da sınava girebileceği ortaya çıktı. Bu durumda kurslara devam eden kursiyerler mağdur duruma düşmüş olacak ki, bu da onların yaşama sevinçlerini ve hayallerini yok etme anlamına gelmektedir. Çektikleri sıkıntıları ortaya koyan ve bu konuda bana yazı yollayan bir kursiyerin ifadeleri, yaşadıkları mağduriyeti açıkça ortaya koymaktadır.
Sayın Bakanım,
Öncelikli ricam lütfen bu mektubu "Ahmet okur..." diyerek es geçmemenizdir. Bildiğiniz gibi Türkiye İş Kurumu "işsize, işsiz iş bulacak" sloganı ile ulusal yayınlara konu olmuştur. Bu amaçla KPSS mağduru 3500 genç belli illerde düzenlenen iş ve meslek danışmanlığı kursuna katılmıştır. Kurs süresi 2,5 aydır. Kurum kursiyerlere 900 TL ödeyerek eğitim vermiştir. Sorun şudur ki edinilen bilgiye göre bu kursa katılmayan kişiler de düzenlenen sınava girebileceklerdir. 
Babam 58 yaşında ve hala bana bir gelecek sağlamak için çalışıyor. Bir MEB mensubu olan babamın maaşı 1800 TL, benim bu kurs süresince 1 aylık masrafım 1000 TL’dir. Eve döndüğümde tanıdıkların "Hocam, senin sırf zarar kızın bu mu?" bakışı hiç te azımsanacak boyutta değil. Bu yaşta düşünüyorum babam kimin ahını aldı acaba 4 yıldır kanını emiyorum...
Kurs boyunca bizim devam zorunluluğumuz vardı.
Öyle bir zorunluluk ki arka sıradaki arkadaşım Emel, sezeryanla doğum yaptı ve 9 günlük ameliyat yarasıyla aramıza katılmak zorunda kaldı. Bebeğin adı Alya ama biz ona “İŞKUR bebek” dedik, "kısmetiyle gelmiştir inşallah!" diye de ekledik.
Sonra Derya, 3 yaşındaki bebeğiyle ev tuttu. Kayseri'deki eşini ardında bırakarak, üstüne bir de kız kardeşini getirdi Asya'sına baksın diye, “olsun Derya bak KPSS'de hakkımız yendiyse de devlet baba iyi telafi edecek." dedik.
Sonra Adem bize bayram dönüşü bebeğinin ultrason fotoğraflarını gösterdi "büyümüş bakın" diyerek "O zaman iyi ki istifa edip, Bursalardan buraya gelmişsin." dedik. Bu arada 2 aylık evli olanları, hatta kurs sırasında düğünü olanları söylemiyorum bile. Ama kursun son haftası Pandoranın Kutusu açıldı...
Ne oldu biliyor musunuz? O devlet baba bize dedi ki: Evet biz sizi buraya topladık, evet bir kurs dönemi geçirdiniz (su alabileceğimiz kantin 100 m ötede), sınava da girip yeterliliğinizi görmeliyiz. Yetmedi mi? Bir de mülakat yapalım; siz danışman olacaksınız... Bunları da kabul ettik, işsizken danışman olacaktık itiraz etmedik. 700 sayfalık dokümanı 2,5 ayda ezberleriz dedik.
Bu hafta kursun son haftası ve devlet baba dedi ki " siz bu kursa geldiniz, fakat biz sınava dışarıdan da katılım alacağız..."
Ben oy potansiyeli hiç te azımsanmayacak boyutta olan 3500 genç ve onun ailesi adına bu yazıyı size ulaştırıyorum. Şahsi düşüncem bu olayın oy potansiyeli, çalınan hayaller ve ya dökülen paralarla alakası olmadığı. Önemli olan vicdan taşımak, bu makam, mevkilerin geçici olduğunu düşünmektir.
Sizin vicdan sahibi olduğunuzu ve bize yapılan bu haksızlıkta yanımızda bulunacağınızı ümit ediyorum.
Saygılarımla…   Burcu DOĞANÇAY (İŞKUR Kursiyeri) 0 505 7701389
Sayın Bakanım, bu konuda ortaya çıkacak olan mağduriyetleri çözmenizin toplumsal bir sorumluluk olduğu düşüncesinden hareket ederek ve kursiyerlerin ümitlerini suya düşürmeden gerekenin yapılmasını önemle rica ederim.
Öğr. Gör. Fuat ÇAMLIBEL  
[email protected]
Finans-Bankacılık ve Sigortacılık Bölüm Başkanı
Zara Ahmet Çuhadaroğlu MYO
Cumhuriyet Üniversitesi