Yaşadığımız her sıkıntının ardından bir bolluk; yaşadığımız her refahın ardından bir sıkıntının yaşanması pek tabiidir. Türkiye bir seçim yaptı. Seçim sonuçları ülkemizde tek başına iktidar yolunu kapatıp koalisyonlu hükümet modelini ortaya çıkardı. Sonuçlar ülkemiz için hayırlı olsun demekten başka bir şey gelmez elden. Vatandaşın tercihini küçümsemek sonuçlardan gerekli sonuçlar çıkaramamaktır. Dün vatandaşın kararı güzeldi, bugün tu kaka demek doğru olmaz. Dün de kararı veren milletti bugünde kararı veren millettir. Öpüp baş üstü etmek gerekir.
Türkiye’nin konumu gereği siyasi istikrarı hayatiyet ifade ediyor. Onun için koalisyonlar bu süreçte ülkemizin elini çok zayıflatacaktır. Ancak sonuç bu çıkmışsa bu sonuçla yaşamayı bilmeliyiz. 13 yıllık bir tek başına iktidardan sonra koalisyona alışmak biraz zor olacak, ama olacak. Milletimiz sonuçlara kolay alışır. Bir neslin bilmediği hatta “baba koalisyon ne demek?” sorusuna muhatap da olduğumuz bir döneme girdik artık. Umalım ki Türkiye bu siyasi türbülanstan erken çıkar yoksa kazandıklarını çok çabuk kaybeder.
İçeride yaşadığımız siyasi tablo ile Türkiye içine çekildi, çekilmek zorunda kaldı. Dışımızdaki dünyada herkes dünya siyasetini ve güç dengelerini kendi amaçları doğrultusunda şekillendirirken Türkiye’nin bu oyunda oyun dışında kalması çok büyük sıkıntılar doğuracaktır. Türkiye tarihi misyon bakımından dünyada adaleti , mazlumu ve yardıma muhtaç olanı kollamayı temsil ediyor. Dışarıda ne oluyor, kim ne yapmak istiyor? Bunu öğrenmenin yolu başını kaldırıp çevresine bakmakla olur. Fakat içeride bölünmüş bir siyasi tablo varken dışarıya bakmak oraya çözüm sunmak mümkün olmayacaktır. Oyun büyük, oyuncular da büyük maalesef. Bu oyunda sorun çıkaracak, oyun bozacakları çeşitli şekillerde oyun dışına çıkarmak gerektiğinin en güzel örneğidir Türkiye. İçeride yerel bazı senaryolar geliştirerek sonuç alınmış oldu. Biz de sandık ki büyük zafer kazandık. 13 yıllık “esaretten “ kurtulmanın sözüm ona zaferini kutladık. Türkiye gibi merkez ülkenin en önemli kazancı siyasi istikrardı. Bu bozulunca çok şey bozulacak. Bozulmasa bile devam etmeyecek.
Seçim sonuçları ülkede koalisyonlu ortak bir hükümet formülü ortaya çıkardı. Seçim sistemimizin garabetine bakın ki %41 alan birinci parti iktidar olamıyor. Ak Parti kendi tek başına iktidar olduğu için seçim sistemine dokunmamış, sonuçta sistem kendine de zarar vermiş. Kendi işine yaramasına bakılmamalı adalet sağlamalı yapılan düzenleme. Adalet sağlamıyorsa bir sistem mutlaka mağdurları olur. Dün birileri mağdur olurken ben getirmedim bu sistemi demek kolaycılığına kaçılmamalıydı. Kendini düşünme çıkarcılığına düşülmeseydi bugün bu sonuç ülkede kaos ortamına neden olmayacaktı. Adalet bir gün herkese lazım anlayışıyla hareket etmek her gün için doğruları savunmakla olur.
Gerek bölgemizde gerekse bölgemize ve dünyaya dair konularda büyük olaylar yaşanıyor. Böyle ortamda iktidarsız yaşamak kan kaybeden yaraya daha büyük yara açmak olur. Küçük siyasi hesapları bırakıp bir an önce siyasi iktidar kurulmalıdır. Bunu uzatmak, sudan sebeplerle görevden kaçmak ülkenin kaybettiği kan kaybına daha çok sebep olmaktır. Resmi yanlış okuyup yanlış yorumlamak yarının umutlarına değil umutsuzluklarına sebep olacaktır. Kağıt üzerinde AK Parti- MHP koalisyonu makul bir iktidar formülü görünüyor. MHP ise aldığı oya güvenerek iktidardan kaçarak yapılacak bir erken seçimde oylarını artırmayı düşünüyor. Peki, Ak Parti ile CHP’nin koalisyon kurmasına sebep olduğu için tabanında rahatsızlık olmayacak mı? Ak Parti’yi CHP’ye mecbur bırakmak da bir mağduriyete neden olmak olmayacak mı? Bunu bakıp göreceğiz. Küçük hesaplarla büyük hayal kurulmaz.
CHP ile kurulacak bir koalisyon görünüşte eğrelti dursa da ülkenin sorunları üzerinde hemfikir olunmuşsa bu iktidarın ömrü daha uzun olur. Türkiye’yi durdurmak isteyenlerin bir formülüyse bu zaten uzun sürmez. Ak Parti ülkeyi yönetmenin sorumluluğu içinde sorumlu hareket ediyor. Bu süreçte halk yapılanları not ediyor. Kimin oyundan kaçtığını, kimin sudan sebeplerle bahane ürettiğini görüyor ve anlıyor. Meselesi millet olanın bahanesi olmamalıdır. Olursa millet onu mesele etmez.
Seçim geride kaldı. Şimdi sonuçları sindirip ona göre konumlanmak gerekir. Şartlar ne olursa olsun yeni çözümler ve imkanlar vardır. Milletin masasından kaçanları millet masasından en kısa sürede kovar. Zor zamanlar yaşamadıkça yeni zaferlere kapılar açılmaz. Türkiye’de siyasi istikrar bitti, şimdi iktidar zamanı.