SESSİZ GEMİ
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
Yüce yaradan “He nefis Ölümü tadacaktır” buyurmaktadır.Beyatlı’da ölümü çok güzel vurgulamış şiirinde.Kullandığı tamlamalar,benzetmeler,ölümün ölen içinde,kalan içinde ne mana ifade ettiğini kelimeleri konuşturarak bize anlatmıştır.
Kalanlar için şaşkınlık,hayret;gidenler için mutluluk mu zorakilik mi bu yolculuk,buna bizim karar vermemizi istemiş.Ölümün giden için ne ifade ettiğine pek değinilmese de geri kalanlar için ne manaya geldiğine değinilmiştir.
Çok ilginçtir.Beyatlı’nın “Sessiz Gemi” şiirini ne zaman okusam hayal kurar,geçmişe giderim,içim ürperir,o “an”’ın ne zaman geleceğini,acaba beni kimlerin ne şekilde yollayacağını,arkamdan el sallayanların mı ağlayanların ı çok olacağını düşünürüm.Bu düşünceler kafamda soru işaretlerine dönüşür.
Bu keşmekeşler içinde her an ölümün yaklaştığını ve arkamdan el sallayanların hayır ile yad edenlerin çok olması için daha çok iyi işler yapmam gerektiğini tekrar tekrar düşünürüm.
“Ölüm güzel olmasaydı hiç ölürmüydü Peygamber” diyor şair.Demek ki bu ölüm her an herkesin yanındadır.Bu sebeple ölümün güzelliğini istiyorsak,hayatın güzelliğini yaşamalıyız.
Hayatın güzelliğini yaşarken ölümün üzerine gözlerini kırpmadan giden, kanlarıyla bayrağımıza al rengini veren şehitlerimiz, geride bize yaşamamız için bu cennet vatanı bıraktılar.
Şehit, Allah rızası için; din, vatan, millet uğruna canını veren Müslüman kişiye denir. Şehitlik, islam dininde peygamberlikten sonra gelen en üce mertebedir. Bizim milletimizde bu mertebeye ulaşmak, vatanı ve milleti için canını vermek şereflerin en büyüğüdür.
14 - 20 Nisan tarihleri arasında bu vatan için kanını ve canını veren aziz şehitlerimizi bir kere daha saygıyla anmalıyız. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.