Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince İstanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti.
Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk, "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik göremiyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı.
Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona, "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi.
Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları birbirine ekletip minareye bağlattı. "Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da, "Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver" dedi.
Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı. Çocuk bir süre sonra, "Tamam, minare doğruldu" diye bağırdı.
İşçiler çekme işini bırakıp halatları çözdüler. Başından beri olaya tanık olan Sinan'ın ustalarından biri herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan'a yöneltti:
-Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?
Mimar Sinan'ın cevabı ders niteliğindeydi;
- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını. Ama çocuğun kafasındaki "minare eğri" intibaını da öyle bırakamazdım. Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki "eğri" kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunusöyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı.
Hafta sonu Ak Parti Of İlçe Başkanlığının ertelenmiş 4.olağan kongresi yapıldı. Biz de kongre ile ayağımızın kırılması nedeniyle yaklaşık 2 aydır uzak kaldığımız ortamlara geri dönüş yaptık.
Kongre sürecini kısaca hatırlatmakta fayda var. Orijinal sürecinde 24 Aralık’ta yapılacaktı. Üç dönem üst üste başkanlığı yürüten Fazlı Çapoğlu tüzük gereği yeniden aday olmayınca Mehmet Hakan Terzioğlu ve Ünal Çelik adaylıklarını açıklamışlardı. Genel Merkez tercihini Terzioğlu olarak açıklamış, ancak Ünal Çelik de adaylıktan çekilmeyeceğini açıklayarak çalışmalarına devam etmişti.
Kongreden bir gün önce akşam saatlerinde Genel Merkez kongreyi ertelediğini duyurmuştu. Şubat ayı başında Genel Merkez İlçe Başkanı olarak Terzioğlu’nu atamıştı. Şubat ayı sonunda yönetimini oluşturan Terzioğlu çalışmalarına başlamıştı.
Süreç boyunca ve atamanın ardından çok şey konuşuldu, çok şey yazıldı. Bizler de fikirlerimizi yazılarımızda ortaya koyduk. 27 Aralık’ta kaleme aldığımız yazıda delegenin kafa karışıklığı nedeniyle atamanın yapılmasının daha doğru bir tercih olduğunu beyan etmiştik. Seçim yapılacaksa bile delegelerin yenilenerek seçime öyle gidilmesinin daha doğru bir yol olduğunu beyan etmiştik.
Yaşanan süreçte önce Terzioğlu’nun ataması yapıldı. Ardından da delege listelerinin yenilenmesi sağlandı ve hafta sonu da kongre yapıldı.
24 Aralık öncesine döndüğümüzde Genel Merkez ne demişti; “Adayımız Terzioğlu”Ancak bu birileri tarafından anlaşılmadı. Kongre ertelendi. Peki, sonra ne oldu? Terzioğlu “Atamayla başkan oldu” Ama bu atama bazı çevreler tarafından bir türlü sindirilemedi. Demokrasi dendi, milletin seçim hakkı gasp edildi dendi. İktidar Partisinin ilçe başkanı atamayla olur mu dendi, dendi de dendi…
21 Temmuz’da kongre kararı alındı. Delege listeleri yenilendi ve Terzioğlu usulüne uygun halde “seçilmiş başkan” oldu.
Yazımın başındaki gerçek hikayeye dönecek olursak Ak Parti Of’taki minareyi doğrulttu.
Ne demişti Mimar Sinan; “yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunusöyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı.
Bu kongre ile Mimar Sinan’ın dediği gibi birilerinin kafasındaki “Minare eğri” kanaati de ortadan kalktı.
Terzioğlu ve 3 değişiklikle yenilenen yeni yönetimini kutluyoruz. Daha önce de belirtmiştim. Yapılacak çok iş var. Aman hızlı geçiyor. Terzioğlu’nun önünde 3 tane önemli seçim var. Partisi için yapacağı çok iş var. Ancak bizi Of’a yapılacak artıları ilgilendiriyor.
Yaklaşık 6 aylık görev süresinde performansı her kesimden takdir topladı. Belki bunu ayrı bir yazı ile de ele almak lazım. Bu süreçte 3 tane belediye başkanını Ak Parti çatısı altına alması başlı başına başarıdır. Ama bu yetmez. Bakanımızın süresi azalıyor. İdari yönetim kadromuzun görev süreleri sona doğru yaklaşıyor. Yükselen çıtanın bırakın devam ettirilmesini, en azından korunması gerekiyor. O nedenle kongre defterleri hızla kapatılmalı ve hızlı bir şekilde Of’un sorunlarına el atılmalı…