Yıllardır tohumumuzu dışarıdan yani İsrail’den almaktayız. Domates , biber ve patates gibi sebze ve meyve tohumlarını biz yapamamakta olduğumuzdan İslam aleminin başına çıban olan İsrail’den almamız bizler için ar olması lazım gelirken ne acı dır ki bugünlerde bu durum bazı çevrelerce sevinç vesilesi kılınmaktadır. Bugün ki yazımda kendi tohumumuzu geliştirmemiz ve devamını sağlamamız üzerine olacaktır…
Öncelikle bu tohum meselesi milli bir meseledir. Şöyle ki bir millet düşünün kendi tohumunu üretemiyorsa bu millet hem de bin sene dünyaya nizam vermiş bir milletse bunda düşünülmesi gereken bir yön olduğunu ve bu millet bırakın öyle Osmanlı zamanını yakın dönemde yani Atatürk’ün emriyle 1932 yılında uçak fabrikası kurup dışarıya uçak satmışsa bizlere ne oldu da bu zilletle karşı karşıya kaldığımız üzerinde kafa çalıştırmamız lazım gelmekte olduğunu önemle hatırlatmak isterim.
Bugün bu konuyu seçmemizin hatırı sayılır bir sebebi vardır. Çünkü elin adamı tohum sizlere satıyoruz diyorlar! Fakat bizlere sattıkları tohumların içerisinde ne var ne yok kimse bilmiyor! Tohumlar yoluyla neslimizi kesmeye çalışıyor olabilirler! Şimdi bana Nizamettin Hocam bu biraz ağır kaçtı diyenleri duyar gibi olmaktayım. Fakat kesinlikle ağır gelmesin. Çünkü 1991 yılında ki büyük Marmara depreminde elin yabancıları bizlere deprem yardımı diye gönderdikleri yardımlar içerisinde şimdi sıkı durun doğum kontrol aparatları çıkmıştır. Yani bizler canımızla uğraşırken halkımızdan büyük bir kayıp yaşamışken adamlar üremeyelim diye bizlere doğum kontrol aparatları göndermeleri her hal sizlerce de biraz soru işaretiyle karşılanması lazım gelmektedir.
İsrail’den satın aldığımız tohumların içerisinde genleri bakımından nasıl bir çalışma yapılmış kimse bilmiyor. Bizlerin böyle bir teknolojileri yok. Ayrıca da hibrit tohumlar! Hem satın aldığımız tohumların içersinde ki çalışmalardan haberimiz yok hem de daha sonra ekememekteyiz. Olur mu ?! Olur…
Hiç vakit geçirmeden mutlaka milli bir tohum politikası geliştirmemiz lazım gelmektedir. Bize ait ! Milli tohum! Ancak böyle bir çalışma yaparsak Allahın izniyle dışarıya tohum bağımlılıktan kurtulmamız umulabilir. Böylece de yabancıların yediğimiz sebze ve meyvelerle bizleri zehirlemelerinin önüne geçmiş oluruz.
Bakınız ülkemizde kısırlık artmış durumdadır. Kimse bunun sebepleri üzerinde durmamaktadır. Herkes kader deyip geçmektedir. Bana göre kısırlık sebepleri derin incelensin çoğunda mutlaka yediğimiz şeylerden kaynaklandığı ortaya çıkacaktır. Yediğimiz şeylerin çoğunun genleriyle oynanmıştır.
Dünya üzerinde adı konulmamış bir savaş vardır. Bu savaşta teknolojileri gelişmiş olan devletler yani Avrupa, Amerika ve İsrail galip çıkmaktadır. Çünkü bizler her bakımdan onlara bağımlı yaşayan ülkeleriz. Bundan dolayı da adamlar bizleri ezmeye çalışmaktadır.
Hiç vakit geçirmeden milli bir tohum politikası geliştirmemiz ve gen üniversitesi kurarak genlerle ilgili çalışmalar yapmamız varlığımızın devamı için olmazsa olmazlarımız arasındadır…