19 Eylül Cuma günü akşam saatlerinde Of’ta yağan aşırı sağanak yağmur sonucu Of, tarihinin önemli afetlerinden birini yaşadı. Metrekareye 164 Kg yağış düştüğü gecede Of’un merkez mahalleleri olan Cumhuriyet ve Yeni Mahalle ile Kıyıboyu’nda bulunan ırmaklar, yağmur sularını taşıyamayarak taştı. Taşkınlar, sel ve heyelanları beraberinde getirdi.

 

Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan iki vadinin taşıdığı sular, alt yapı kanallarına sığmayınca bölgede bulunan okul ve işyerlerinin bodrum katlarına doldu. Of sahil iç yolu Belediye önünden otogar mevkiine kadar olan alanda göle döndü.  

 

Yeni Mahallede bulunan derelerin taşıdığı sel suları da oluşturduğu heyelanlar sonucu TOKİ konutlarının arkasında bulunan menfezi tıkayarak TOKİ konutlarını bastı. Bodrum katlar suyla doldu. Bodrum katlarında bulunan kapıcı dairelerinde yaşayan kapıcı aileleri canlarını son anda kurtardı.

 

Afetin meydana geldiği saatlerde ben de Trabzon’daydım. O şiddetli sağanak yağmuru görmedim. Ama anlatılanlardan ne denli şiddetli olduğunu tahmin etmek güç değil. Of’a döndüğümde saat 20 sularıydı. TOKİ konutlarının bulunduğu alana geldim. Bir yandan çalışmaları takip ederken bir yandan da nerede ne var diye bilgi toplamaya başladık. Gece saat 3 sularına kadar Okullar Caddesi, Cezaevi, Hastane ve Sahil yolunu gezerek durum tespiti yapmaya çalıştık.

 

Olayın duyulmasıyla birlikte Ak Parti Trabzon İl Başkanı Dr. Adnan Günnar, Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte Of’a geldi. Trabzon’da ikamet eden İlçe Başkanı Hakan Terzioğlu da Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte Of’a gelerek durumu yerinde gördüler. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Davut Çakır, TİSKİ Genel Müdürü Recep Köksal ve Yardımcıları İbrahim Kul ile Oflu hemşerimiz Nurettin Tandoğan da Of’a ilk gelenler oldular.

 

Herkes vardı ancak Koordinasyon yoktu

DSİ Bölge Müdürü Adil Erdoğan da olayın hemen ardından Of’a gelerek durumu yerinde gördü. Kaymakam Eren Arslan’ın izinde olması nedeniyle Of Kaymakam Vekili oln Sürmene Kaymakamı Şevket Atlı da gece 3’e kadar olay mahallerini gezerek çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Of Belediye Başkanımız Salim Salih Sarıalioğlu da ilk dakikadan itibaren olay mahallerini gezerek durum tespitinde bulundu. Çalışmaları organize etmeye çalıştı.

 

Bütün ekipler seferber olurken dikkatimizi çeken en önemli şey koordinasyon eksikliği oldu. Nerede ne olduğu yönünde karmaşık bilgiler dolaşmaya başladı. Büyükşehir olayını yeni yeni kavramaya çalıştığımız için hangi konu kimin ilgi alanında vatandaşlar tarafından çok bilinmediğinden sıkıntı yaşayan vatandaşlar kime ulaşacaklarını bilemedi. Eski köylerimiz olan mahallelerimizden sağlıklı bilgi alınamadı.

 

Of’un kriz Yönetimi oluşturulmalı

Bu tarz olaylarda Kriz Merkezi Kurulur. Belediyede veya kaymakamlıkta kurulan merkezde görev dağılımı yapılır. Telefon trafiği kurulur. Bölgelerdeki olayları yönetmek üzere baş sorumlular görevlendirilir. O sorumlular da sorumlu oldukları bölgelerdeki durumu idare eder ve sorunu hızlı bir şekilde çözer.

 

Hatta bu kriz merkezi görevlileri aslında kriz anında değil, önceden belirlenir. Kriz Yönetim planı önceden belli olur. 68 mahallenin irtibatlı sorumluları belirlenir. Olay anında herkes görev alanındaki muhtardan bölgesel bilgiyi alır ve o bölgedeki sorunun nasıl çözüme kavuşturulacağı belirlenir ve olaylara hızlı bir şekilde müdahale edilir.

TOKİ’nin arkasındaki menfez ile Cumhuriyet Mahallesi’nden akan ırmaklara belki de erken müdahale edilebilse yağmur suları alt yapıyı tıkatmayarak bu kadar tahribat yapmayacaktı.

 

Türk toplumu olarak en büyük sorunlarımızdan biridir olay anında nasıl davranacağımızı bilmemek. Maalesef de bu durumlara hiçbir zaman da hazırlıklı değiliz. Bence bu afetten çıkarılacak en önemli ders, Of’un Kriz Merkezi Yönetimini oluşturmaktır. Belediye ve Kaymakamlık bünyesinde görev ve sorumluluklar belirlenmeli, bu tarz bir olay yaşandığında görevli görevini bilerek anında çözüm üretmeye başlamalıdır.

 

Sayın Valimiz ve siyasilerimiz nerede?

Bu afetteki tek tesellimiz herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Eğer bu afet gece geç saatlerde olsaydı TOKİ konutlarında can kaybı yaşanabilirdi. Maddi hasarlar bir türlü gideriliyor, ancak giden can geri gelmiyor. Of, bu acıları çok yaşamıştır, inşallah bundan sonra tekrar yaşamayız. Bu olaylardan gerekli dersleri çıkartarak dersimize çalışmalıyız.

 

Olayın bir başka üzücü yanı ise olayın üzerinden 10 gün geçmesine rağmen ne Sayın Valimiz, ne de Trabzon’un Milletvekilleri Of’a gelerek bir nezaket ziyaretinde bulunmayışlarıdır. Üst düzey birilerinin yakınlarının cenazeleri için Of’a gelen valimizin ve siyasetçilerimizin bu kadar hasarın yaşandığı bir afetin ardından geçmiş olsun babında Of’u ziyaret etmeleri gerekirdi.

 

Eminim ki bir can kaybı yaşansaydı hepsi kalkıp gelecekti. Yani illa can kaybı mı yaşamalıyız…