Of, kara bir cumartesine uyandı 29 Ekim sabahında. Sabah Cumhuriyet Bayramı hazırlıkları için yola çıkmıştık ki haberler ardı sıra gelmeye başladı. Of’ta okul bahçelerinde bulunan Atatürk büstlerine yapılan çirkin saldırıyla irkildik. Öncelikli olarak yapanın asla bir meczup olduğuna inanmadığım Atatürk büstlerine yapılan çirkin saldırının arkasındaki kötü niyetlileri gün yüzüne çıkarmak gerekir. Olay duyulur duyulmaz tüm Of idaresi teyakkuza geçti. Çalışmalar kutlamalar bitiminden itibaren gece yarılarına kadar devam etti. Bir arsız kuyuya bir taş attı tüm şehrin hatta ülkenin moralini bozdu desek yanlış olmaz. O saatten sonra artık pusu kuranlar bunun üzerinden elde edecekleri amaçlarına bakmaya başladılar. Bu ülkede halkın kazandıklarını içine sindiremeyenler kendilerini kaybetmiş görmeleri nedeniyle eski oyunlara başvurmalarını görmek acı veriyor insana. Bu olay kime zarar veriyor? Ya da bu olaydan kim nemalanıyor? Sorularına vereceğimiz cevaplar bizi faillere ulaştıracağına inanıyorum.
Neden Of ?
Bu ülkede üzülerek söylemek gerekir ki cumhuriyet, Atatürk birilerinin arka bahçesine dönüştürülürken, dindarlık başka birilerinin arka bahçesine dönüştürülmüş, hakeza vatanperverlik ve bayrak ise başka birilerinin arka bahçesine dönüştürüldü. Bu ülke içinde kendine ideolojiler inşa edenler birbirlerine karşı tutum geliştirerek milletin arasına kalın duvarlar örüldü. Mesele tek başına ülke olmazken adı geçen ideolojiler ışığında bir ülke ve vatan sevgisi yolu tasavvur edildi. İdeolojilerini her şeyin üstünde görenlerin bu ülkeye kazandırdıkları farklı yer ve zamanlarda yaraları kolay kapanmaz düşmanlıklar oldu.
Ülke genelinde Trabzon’un önemi ve hassasiyetleri üzerindeki senaryolar nasıl ki tüm Türkiye üzerine etkili olacağı düşünülüyorsa Of için ortaya konan bu çirkin saldırı ile Türkiye genelinde bir oyun planlandığı açıktır. Dünkü anlayıştan bugün çok şey kaybetse de tarihte Âlimler Şehri olarak nam salmış olan Of’un seçilmesi manidar olduğu kadar planlı bir seçimdir. Böylece en azından dindarlarla Atatürkçülerin arasını açıp, nifak çıkarmak arzulanılmış olunabilir. Bu oyunu bozmak için öncelikli olarak, hiç bir beklenti içinde olmadan bu olayın tüm kesimler tarafından samimi olarak kınanması gerekir. Basit hesaplar yaparak bu çirkin olayı dindarların üzerine yıkma kolaycılığı ve fırsatçılığını yapanlar bu olayı yapanlarla aynı düşüncede olmaktan kurtulamazlar. Sağduyu ve aklıselim olunmalı, sapla samanı birbirine karıştırmamalıdır.
Hem ülke içinde hem de ülke dışında temizlik çalışmaları yapılırken ülkenin birlik ve beraberliğine bu kadar ihtiyaç varken birileri yine kaos peşine düşmüşe benziyor. Anlaşılıyor ki 15 Temmuz milli birlik ruhu ülkemiz üzerinde emelleri olanların istemediği bir durumdur. Türk Milletinin yeniden diriliş ruhunu ayaklandıran birlik ve beraberlik gösterileri içeride ve dışarıda işbirlikçileri tedirgin etmiştir. Ülke genelinde dindarlığıyla öne çıkan Of’ta böyle menfur bir olayın yaşatılmasında örgütsel bir bağ da olabilir. Bugün siyasette önemli bir isim olan ve icraatlarıyla kısa sürede tüm Türkiye’nin dikkatini çeken İçişleri Bakanı da Ofludur. Onun terörle mücadeledeki başarısını bir nebze olsun gölgede bırakma çabası da olmuş olabilir. İçişleri Bakanının memleketinde bu güvenlik zafiyeti yaşanması da kolay izah edilir bir durum olmasa gerekir. Ona da bir nevi itibar suikast girişimi olabilir. Çünkü Bakan Süleyman Soylu gerek FETÖ konusunda gerekse PKK/PYD/YPG konusundaki kararlı tutumu ve mücadelesi rahatsızlık meydana getirmiş olabilir.
Cumhuriyet halkın bayramı olmalı
Halka mal edemediğimiz hiçbir bayram gerçek anlamında ve tadında kutlanamıyor. Halkın içinde olmadığı bayram sadece resmi törenlerden ibaret oluyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı da milli bayramdır. Fakat Çocuk Bayramı tam anlamıyla şölene, coşkuya, eğlenceye dönüşüyor. Çünkü çoluk, çocuk, yaşlı genç herkes işin içinde işin seyrindedir. Cumhuriyet Bayramını cumhurdan ırak tutmakla, resmi geçit törenine sığdırmakla Cumhuriyet Bayramını gerçek değerine kavuşturulmalıdır. Halk koşularıyla, yarışmalarla, halkoyunlarıyla, tiyatro ve belki de skeçlerle eğlenceli ve halkın kültürünün içinde yer aldığı faaliyetlerle kutlanmalıdır. Belki de tekrar tüm okullarda coşkulu kutlamalara dönülse daha güzel olur.
Biraz da şehir olarak kendimize vazife çıkaralım. Ev sahibinin hiç mi suçu yok burada? Keşke buna hayır diyebilseydik. Of, maalesef bir süredir adeta sahipsiz bir şehir hüviyeti görüntüsü veriyor. Bu boşluktan da doğan açıklar tahlil edilmiş, böyle bir çirkin olay yaşanmıştır. Her kurum bu olaydan kendine vazife çıkararak ileride yaşanması muhtemel daha büyük olayların önüne geçmelidir. Devletimizin üzerine aldığı MOBESE Sistemi de bir an önce yürürlüğe sokulup şehrin güvenlik tedbirleri artırılmalıdır. Son söz olarak madem birlik ve beraberliğimiz düşmanlarımızın gücüne gidiyor öyleyse inadına birlik olmalıyız. Hiçbir değerimizi ne bir üstünlük ne bir ayrılık görmeden vatan ortak paydasında toplanmalıyız. Ne Cumhuriyeti ne Atatürk’ü ne dindarlığı ne de bayrağı birilerinin eline bırakıp istismar aracı olarak kullanmasına fırsat vermeliyiz. Bu değerlere sahip çıkarak istismarı ve bunlar üzerindeki büyük oyunu bozmalıyız.