Yazıma
başlamadan önce, böyle bir cami’nin yerini bağışlayanları, yapımında emeği
geçen maddi ve manevi destek olanlardan hakkın rahmetine kavuşanları rahmetle anıyor,
hayatta olanlara ise hakkın izinde bir hayat sürmeleri temennisiyle yazıma başlamak
istiyorum.
Takdir
edersiniz ki son yıllarda çeşitli nedenlere
köylerden şehirlere göçler artmış şehirlerdeki ekonomik hareketlilik kat
kat artmıştır. Ekonomik hayatta ki hareketlilik, beraberinde şehirlerin hızla
büyümesine ivme kazandırmış, bu büyüme sonucunda iş potansiyeli yüksek olan
noktalar daha da cazip hale gelmiştir.
Konuya dönecek
olursak, yazının başlığını oluşturan Çarşıbaşı Camisinin konumu itibariyle
Cazibesine atıfta bulunup bir öneriyle yazıma son
vereceğim.
Bilindiği gibi
Çarşıbaşı camisinin bulunduğu bölge ilçemizin ticaret hacminin en yoğun olduğu
bölgelerden bir tanesidir. Öyle ki bu bölgede 100 m2 bir işyerinin aylık kirası
ortalama 1000 TL düzeyindedir. Büyük
Caminin altında mevcut işyerleri günümüz ekonomik koşullarına göre verimli
şekilde değerlendirilemediği
yatsınamaz bir gerçektir.
Öncelikle
belirtmek isterim ki bu işyerlerinin gelirleri ne kadardır, bu yönetimi kim
sağlamaktadır, bu gelirlerin ne kadarı cami ihtiyaçlarına gitmektedir
konularında bihaberim. Ancak haberimin olduğu hemen hemen her Cuma günü Sayın
Murat Hocam’ın caminin ihtiyaçlarını karşılamak adına cemaatten para talep
etmek için hutbenin bir kısmını bu konuya ayırdığıdır.
Sadete gelecek
olursak, caminin altındaki irili ufaklı
işyerleri ve iç kısımda kalan alanlar birleştirildiği takdirde yaklaşık 2000 m2
(göz kararı hesap)alanlı o civarda emsali olmayan kurumsal firmalar için
albenisi yüksek bir mekan yaratılabilir. Örneğin bir markete kiralandığı
takdirde m2 kira bedeli değil de ciro üzerinden anlaşılması halinde değil
Çarşıbaşı cami bir çok caminin ihya olacağını öngörebilmek için iyi bir tüccar,
iyi bir ekonomist , iyi bir yatırım
danışmanı olmak gerekmemektedir. Halis bir cami cemaati olmak yeterlidir.
Uzatmadan son söz olarak Atatürk
Bulvarını veciz sözlerle donatacağımıza bu tür projeleri hayata geçirmek
İslam’a daha büyük hizmettir. Bu mantıkla devam edilirse şayet, sonu
hezimettir.
Kalın Sağlıkla
başlamadan önce, böyle bir cami’nin yerini bağışlayanları, yapımında emeği
geçen maddi ve manevi destek olanlardan hakkın rahmetine kavuşanları rahmetle anıyor,
hayatta olanlara ise hakkın izinde bir hayat sürmeleri temennisiyle yazıma başlamak
istiyorum.
Takdir
edersiniz ki son yıllarda çeşitli nedenlere
köylerden şehirlere göçler artmış şehirlerdeki ekonomik hareketlilik kat
kat artmıştır. Ekonomik hayatta ki hareketlilik, beraberinde şehirlerin hızla
büyümesine ivme kazandırmış, bu büyüme sonucunda iş potansiyeli yüksek olan
noktalar daha da cazip hale gelmiştir.
Konuya dönecek
olursak, yazının başlığını oluşturan Çarşıbaşı Camisinin konumu itibariyle
Cazibesine atıfta bulunup bir öneriyle yazıma son
vereceğim.
Bilindiği gibi
Çarşıbaşı camisinin bulunduğu bölge ilçemizin ticaret hacminin en yoğun olduğu
bölgelerden bir tanesidir. Öyle ki bu bölgede 100 m2 bir işyerinin aylık kirası
ortalama 1000 TL düzeyindedir. Büyük
Caminin altında mevcut işyerleri günümüz ekonomik koşullarına göre verimli
şekilde değerlendirilemediği
yatsınamaz bir gerçektir.
Öncelikle
belirtmek isterim ki bu işyerlerinin gelirleri ne kadardır, bu yönetimi kim
sağlamaktadır, bu gelirlerin ne kadarı cami ihtiyaçlarına gitmektedir
konularında bihaberim. Ancak haberimin olduğu hemen hemen her Cuma günü Sayın
Murat Hocam’ın caminin ihtiyaçlarını karşılamak adına cemaatten para talep
etmek için hutbenin bir kısmını bu konuya ayırdığıdır.
Sadete gelecek
olursak, caminin altındaki irili ufaklı
işyerleri ve iç kısımda kalan alanlar birleştirildiği takdirde yaklaşık 2000 m2
(göz kararı hesap)alanlı o civarda emsali olmayan kurumsal firmalar için
albenisi yüksek bir mekan yaratılabilir. Örneğin bir markete kiralandığı
takdirde m2 kira bedeli değil de ciro üzerinden anlaşılması halinde değil
Çarşıbaşı cami bir çok caminin ihya olacağını öngörebilmek için iyi bir tüccar,
iyi bir ekonomist , iyi bir yatırım
danışmanı olmak gerekmemektedir. Halis bir cami cemaati olmak yeterlidir.
Uzatmadan son söz olarak Atatürk
Bulvarını veciz sözlerle donatacağımıza bu tür projeleri hayata geçirmek
İslam’a daha büyük hizmettir. Bu mantıkla devam edilirse şayet, sonu
hezimettir.
Kalın Sağlıkla