Değerli arkadaşlar,

Uzun bir süredir yazılarımıza ara vermiştim. Bir süre daha yazmamayı planlıyordum. Ama geçen hafta içerisinde yaşadığımız bir tatsız olay, beni bu yazıyı yazmak zorunda bıraktı.

 

Of Havadis ailesi olarak, gerek gazetemizde ve gerekse web sitemizde eğitim haberlerimize her zaman öncelik verdik ve her zaman da gereğinden fazla değer verdik. Bu o kadar ileri gitti ki bazen okullar arasında ayrım yaptığımız imalarına bile vardı.

 

Gazetemizin kuruluş aşamasında İlçe Milli Eğitim Şube Müdürümüz Adem Gündüz Hocamıza köşe ayırarak öğrencilerimizin ve velilerimizin bilinçlendirilmesine katkı sağladık. Adem beyin yoğunluğu nedeniyle devam edemediği yazılarının açıklığını yine bir eğitimci olan arkadaşımız İzzet Keleş hocamın köşe yazılarıyla gidermeye çalıştık. Yeri geldi bir eğitim gönüllüsü olan bizler yazılarımızda eğitim konularına değindik.

 

Sıradan bir öğretmenden daha eğitimci…

Bir insanın kendisini övmesinden daha büyük ukelalık olmadığını biliyorum. Kendimi övme anlamında değil ama sıradan bir öğretmenden daha eğitimci, sıradan bir İmam’dan daha imanlı, sıradan bir sivil toplum temsilcisinden daha düşünceli olduğuma inanıyorum.

 

Bizi tanıyanlar, bunu bilirler. Bizleri tanımayanlar da bu ve geçmiş yazılarımızı art niyetsiz olarak okurlarsa ne demek istediğimizi daha iyi anlarlar.

 

İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün okul müdürlerimizle yaptığı toplantıya katılarak okullarındaki eğitim faaliyetlerinden bizleri haberdar etmelerine, hiçbir okulumuza ayrımcılık yapmadığımızı, her okulun en basit bir etkinliğini bile seve seve haber yapabileceğimizi kendilerine ilettik.

 

Bizlerin davet edilerek bizzat yaptığı haberlerin yanı sıra zaman zaman okul idarelerinden mail adresimize gönderilen haberleri de haberci gözüyle derleyerek gazete ve sitemizde yayınladık.

 

Bütün bunları ne için anlattığıma gelecek olursak…

Atmış olduğum bir twitin ardından ismini anmayacağım ve eminim ki birçoğunuzun tanıdığı bir okulumuzun aile birliği başkanı olan bir şahıs, şahsıma ağır itham ve hakaretlerde bulundu.

 

Olayın detaylarına girmeyeceğim. Bir program nedeniyle sahildeydik. Toplantının ardından çay içmek üzere yürüdüğümüz esnada Gün Batımı Salonunun kapısında tanıdık simalara rastlayınca selam verdik. Bir Orta Okulumuzun mezuniyet programı varmış.

 

Davetli olmadığınız programa gidemezsiniz…

Ben de beraberimdeki arkadaşlarıma programa davetli olup olmadığımız sordum. Davetli olmadığımızı öğrenince programa katılmayıp çay bahçesine geçtik. Prensip olarak bu güne kadar davetli olmadığım hiçbir programa katılmadım. Bazı arkadaşlarımız haberci davet beklemez diye düşünüyor olabilir ama öyle değil. Biz kaza haberi, bir toplumsal olay olunca davet beklenmez. Ama programlı yapılan bir etkinliğe haberci de olsak davetsiz olarak gitmeyiz.

 

Çay bahçesinde arkadaşlarla sohbet edip çay içtik. O esnada etrafta dolaşan kız çocuklarımızı gördük.  İki kız çocuk babası olan biri olarak kıyafetlerine üzüldüm. Peygamberimizin; "Bir kötülük gördüğünüzde elinizle düzeltin, buna gücünüz yetmiyorsa dilinizle ihtar edin, buna da gücünüz yetmiyorsa kalbinizden buğz edin, ki bu da imanın en zayıf şubesidir." Hadisini hatırlayarak bir yanlışlığın düzelmesi için imanın en zayıf olanı buğz etmek yerine dilimizle ihtar edelim düşüncesiyle bir twit attım.

 

Neyle izah edilebilir…? diye sorduk

Attığım twit şudur; “Bir Orta Okulun yıl sonu gecesine katılan kız çocuklarının yetişkinleri gölgede bırakacak kıyafetler giymesi, neyle izah edilebilir…?

 

Bu twitte ne yer, ne okul ismi, ne idareci, ne de öğretmen adına yer verilmemiştir. Kaldı ki kıyafetlerin açık saçık olmasından da bahsedilmemiştir. Tamamen ailelerimizin bir kez daha düşünebilmesini sağlamak amacıyla atılan bu twite bazı arkadaşlarım destek veren yorumlar eklerken kendini okulun sahibi sanan aile birliği başkanı kişi de ağır küfürlü 3 yorum yapmıştır. Yorumları silince bu şahıs bu kez beni telefonla aradı. İlk üç cümlesinden sonra telefondaki ses insan sesinin dışında bir sese dönüşünce telefonu kapattım. Tekrar aradı cevap vermedim.

 

Bunun üzerine benim resmimi kendi duvarından paylaşarak altına yalan yanlış bir takım tehdit ve ithamlarda bulundu. Bize davet edilmediğimiz programa katılarak fitne haberleri yaptığımızdan tutun da, davet edilmemenin ihtirasına ve okulunun başarısını görmediğimize kadar kaale alınmayacak iftiralarda bulundu.

 

Şube Müdürümüze de aynı hareketi yapmıştı

Oysa facebook sayfamda da paylaştığım üzere bu okulumuzun çok sayıda haberine yer vermişiz. Son dönemde düzenlenen etkinliklere davet edilmediğimi için ve başarılardan haberdar olmadığımız için doğal olarak bu haberlerine de yer verilmemiştir. Aynı şahıs kısa bir süre önce de İlçe Milli Eğitim Şube Müdürümüz Adem Gündüz hocamızın da resmini ekleyip altına da benzer şekilde ağır ifadeler yazmıştı.

 

Her fırsatta dile getiriyoruz. Bizim için eğitim olmazsa olmazımızdır. Ben gazeteci değilim. Kamu görevlisiyim. Duyarlı bir vatandaş olduğumuzdan hasbel kader kendimizi basın camiasının içerisinde bulduk. Of’un en etkili yayın organı olan Of Havadis Gazetesini, ardından da web sitesini kurduk. Yaklaşık 10 yıldır Of’ta basın denince akla gelen birkaç isimden biri olduk. Amacımız hiçbir zaman para, mevki ve makam olmamıştır. Allah da birilerine yalakalık yaparak bir mevkiiye gelmeyi hiç kimseye ve bizlere de nasip etmesin.

 

Bu okul UÇAR manşetimiz hala hafızalarda…

Haberlerimizde Of’ta yaşanan kötü olayları değil, Of’ta yaşanan güzellikleri haber yapmayı ilke edindik. Bir kurşunlama haberimiz yaklaşık 6 bin tıklanma alırken biz 300-500 tıklanma alan okul etkinlik ve eğitim haberlerine öncelik verdik. Bahsi geçen okulumuzun müdürü okula atandığında birçok kesimden eleştiri alan “Bu okul UÇAR” manşetiyle haber yapmıştık.

 

Bizler her zaman daha üst görevlerde görmek istediğimiz ve bunu dile getirdiğimiz her fırsatta da karşı tepki aldığımız, bizi her gördüğü yerde “Güzel İnsan” diyerek sarılıp kucaklaştığımız değerli okul müdürümüz de o yazının altına yaptığı yorumda bizi Saadettin Teksoy’a benzeterek kendisinin Oflu olmadığı için bu yazıyı yazabildiğimizi yemin ederek yazmıştır. En yakın arkadaşımdan, kardeşimden bekleyip bu müdürümüzden beklemeyeceğim bu hareket beni derinden üzmüştür. Hemen telefonla kendisini aradım, cevap vermedi. Facebook’tan özel mesaj yazdım cevap yazmadı. Ama yazının altına yorum yazmaya devam etti. Demek ki insanları tanımak için daha uzun sürelere ihtiyaç varmış…

 

Ne gariptir ki bir twite tahammül edemeyenler

suya sabuna dokunmamızı istiyor

Tanımadığım ve beni de tanımadıklarını tahmin ettiğim, Eğitimin E’sinden anlamadığı yorumundan belli olan bazı şahıslar da, hatta olayın aslını öğrenseler bize hak verecekleri halde sırf birilerine yalakalık yapabilmek için bizleri yalakalık gibi çirkin ifadelerle suçlayıp hakarete varan ifadeler kullanmışlardır. Suya sabuna dokunmayan haberler yaptığımızı iddia edenlerin attığımız basit bir twite tahammülsüzlükleri aslında bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor.

 

Hastane ile ilgili vatandaşa katkı sunmak düşüncesiyle haber yaparsınız, hastane çalışanları sizi tefe koyar. İmamları eleştirirsiniz din düşmanı olur, tehdit edilirsiniz. Öğretmenlerin eksiklikleri ile ilgili yazarsınız, öğretmen düşmanı ilan edilirsiniz… Belediye ile ilgili vatandaşa daha iyi hizmet verilmesi amacıyla düşüncelerinizi paylaşırsınız, ekmek yediğiniz kuruma ihanetle suçlanırsınız. MHP bayrak ve çelenk sunar, haberi yoğunluğunuzdan 1 gün geç yayınlarsınız Belediye yalakalığıyla suçlanırsınız… Bizzat yaşadığımız yüzlercesi var… Allah aşkına az biraz aynaya bakar mısınız…

 

Klavye delikanlılığı ucuz kahramanlıktır…

Yorum ve paylaşımların tümü kayıt altına alınmış olup yapılan hakaretler adli mercilere intikal ettirilecektir. Daha önce de ismini gizleyerek bizlere hakaret edenlerin mahkemede karşımıza çıkıp af dilediğini bilen birisi olarak bu tarz olayların bir daha yaşanmaması için, herkesin klavyenin karşısına geçip delikanlılık naraları atmalarının önüne geçebilmek için bunu yapmak zorundayım.

 

Her kötü tecrübeden güzel sonuçlar elde edileceğinden şüphesi olamayan birisi olarak bu nahoş olayın da Of Eğitimine çok büyük katkıları olacağına inanıyorum. Of’un eğitimi bir süreden beri boş viteste eski hızının etkisiyle devam eden bir araç gibiydi.

 

İdris Hocama başarılar diliyorum…

9 yıldır Of’un eğitiminin alt kademelerinden başlayarak bugünlere gelmesinde önemli katkıları bulunan Şube Müdürümüz İdris Kabahasanoğlu hocamızın da Milli Eğitim Müdürlüğüne atanması ve eğitimde yeniden yapılanmanın da etkisiyle Of’un eğitiminin gelecek dönemde çok daha başarılı olacağına inanıyorum.

 

Bu vesile ile göreve atanan Müdürümüz İdris Kabahasanoğlu hocama başarılar diliyorum. Başarılı olacağına yürekten inanıyorum. Kendisine her konuda yardımcı olmaya hazırız. Bu yaşanan nahoş olayların da göz önüne alınmasıyla göreve getirilecek okul yöneticilerinin, okul idarecilerinin ve okul aile birliği yönetimlerinin çok daha dikkatli seçileceğine inanıyorum. Herkes öğretmen olabilir, herkes müdür olabilir, herkes imam olabilir, herkes memur olabilir, herkes başkan olabilir… Ama herkes başarılı olamaz...