Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü her yönüyle çok iyi tanımak ve tanıtmak gerekir. Vatanımızın bölünmezliği ve milletimizin birliği bakımından Atatürk bir değerdir.Bunun için Atatürk’ü iyi anlamak gerekir.
Güzel ülkemizin en önemli ilçelerinden biri olan Of’umuzu ve Ofluları karalayarak, ülkemizi karıştırmak ve birliğimizi bozmak isteyen hainler 29 Ekim sabahı bazı okul bahçelerinde bulunan büstlere çirkin yazılar yazmışlardır. Of’ta yapılan bu çirkin davranış tüm ülkemizi ve milletimizi hedef almıştır. Bu ve benzeri hareketleri nefretle kınıyoruz. Bunun bir komple olduğunu anlıyoruz. Hiçbir Oflu bu tahrike kapılmamıştır.
Bu yapılan çirkin oyunla Of ve Ofluların değerini düşürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Ülkemizin birliğini istemeyen iç ve dış mıhraklar Of’ta yapmak istedkleri çirkin oyunda başarılı olamamışlardır. Çünkü Of halkı böyle bir oyuna gelecek karaktere sahip değildir. Oflular her platformda ülkemizin birlik ve beraberliğini korumaya çalışan vatan sever insanlardır.
Trabzon,Of ve tüm karadenizliler Atamıza saygı duyar,O’nun düşüncelerini ve tam bağımsızlık anlayışını ilke edinirler.
Atatürk’ü tanımayanlar yada kasıtlı yanlış tanıyanlara ve yanlış tanıtanlara bu yazı ile ATATÜRK’ü yeniden tanımalarına katkı vermek istiyorum.
Atatürk İslam dini ve Peygamberimiz Hz.Muhammed’le ilgili şunları söylemiştir.
“Bizim dinimiz en makbul ve en tabii bir dindir ve ancak bundan dolayı son din olmuştur.Bir dinin tabii olması için akla,fenne,ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur”
“ Allah birdir,şanı büyüktür.Peygamber Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini gerçekleri bildirmek için görevlendirilmiş bir peygamberdir.İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir.En olgun dindir.”1
“ Hz.Muhammed,Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinde bu gün milyonlarca insan yürüyor.Benim,senin adın silinir.Fakat,sonuna kadar o ölümsüzdür.”2
Atatürk, dini, fert ve toplum hayatı için vazgeçilmez bir kurum olarak görmüş, milletlerin devamı için dinin gerekli olduğunu söylemiştir. Bir sözünde şöyle demektedir.”Din lüzumlu bir müessesedir.Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur...”3
“Milletimiz,dil ve din gibi iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.”4
“...Biz içine girdiğimiz dinin en çok isabetli ve olgun olduğunu biliyoruz. Ve imanımız da vardır. Fakat bu inanışı nurlandırmak lazım,temizlendirmek,güzelleştirmek lazımdır ki hakikaten kuvvetli olabilsin.”5
Atatürk dinin önemine vurgu yapmış ve Türk milletinin dinine sahip çıkmasını istemiştir. Konu ile ilgili şöyle der: Türk milleti daha dindar olmalıdır,yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum...”6
Atatürk ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığını kurdurmuştur. Kur’an’ı Kerimin anlaşılması için çalışmalar yaptırmıştır.Türkçe Kur’an tercümesi ve tefsirinin yapılmasını sağlamıştır. Atatürk,Kur’an’ı Kerim ‘in yanı sıra hadislerin de Türkçeye çevrilmesine öncülük etmiştir.
Atatürk, Kur’an’ı kerimin Türkçeye çevrilmesinin gerekçesiyle ilgili olarak bir sözünde şöyle demektedir: “Türk,Kur’an’ın arkasından koşuyor.İçinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor. Benim maksadım,arkasından koştuğu kitapta neler olduğunu anlamasıdır.”7
Atatürk,herkesin dinimizi öğrenmeye hakkı olduğunu ve bunun yerinin okul olduğunu bir sözünde şöyle belirtmiştir.
“Bizde ruhbanlık yoktur.Hepimiz eşitiz ve dinimizin hükümlerini eşit olarak öğrenmeye mecburuz. Her fert,dinini,diyanetini,imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır. Orası da okuldur.”8
Atatürk,doğru din anlayışının öğretilmesi için seçkin ve gerçek din adamlarının yetiştirilmesi gerektiğini şu sözüyle belirtir.
“ Nasıl her husuta yüksek meslek ve ihtisas sahipleri yetiştirmek gerekli ise,dinimizin gerçek felsefsini inceleyecek,araştıracak,bilimsel ve teknik olarak,telkin kudretine sahip olacak seçkin ve gerçek din ilim adamlarını da yetiştirecek yüksek öğrenim kurumlarına sahip olmalıyız.”9
Atatürk, Balikesirde camide hutbe okumuştur.
Atatürk, Zağnos Paşa Cami Hutbesin de cemaata şöyle seslenmiştir:
“ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir.
İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla,
mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere
uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan Cenab-ı Hak'tır...”10
Atatürk,kutsal gün ve gecelere önem verirdi. Hafız Yaşar Okur, hatıralarında şunları yazar: “Ramazanların Atam için çok büyük önemi vardır. Ramazan gelir gelmez ince saz heyeti Çankaya Köşküne giremezdi. Kandil gecelerin-de saz çaldırmazdı. Sadece beni huzurlarına çağırır, Kur’an-ı Kerim’den bazı sureler okuturlardı. Ben okurken, gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu içinde dinlerlerdi. Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirli Camilerinde şehitlerimizin ruhuna hatm-i şerif okumamı emrederlerdi...” 11
İşte Atatürk’ün dinimizle ilgili söylediği sözlerinden hareketle onun dine ne kadar çok önem verdiğini görmekteyiz. Atatürk’ü yanlış tanıtmak isteyenler,ülkemizin birliğini istemeyen iç ve dış güçlerdir.Bunlara hiçbir zaman prim vermemeliyiz.
Atatürk’ü her zaman önemsemeliyiz.
KAYNAK:
Enver Ziya Karal,Atatürkten Düşünceler,s.69-70
Ahmet Gürtaş,Atatürk ve Din Eğitimi s.38
Atatürkçülük,C1s.453(Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları)
Atatürkçülük,C1s,457
Sadi Borak,Atatürk ve Din,s.124
Atatürkçülük,C1s.453
Atatürkçülük,C1s.453
Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri,II.90.
Atatürkçülük,C3 s.230
(10) Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı,s.96
(11) Ali Sarıkoyuncu, Atatürk ,Din ve Din adamları,535