Yüce dinimiz İslâm’ın temel hedefleri arasında; canın, malın, dinin, neslin ve aklın korunması önemli bir yer tutar. Bunlara dinimizin istediği şekilde riayet eden insan dünyada ve âhirette mutlu olur, aksi takdirde huzursuzluklarla karşı karşıya kalır.
Bizler bir şekilde yüce yaratana karşı kulluk vazifemiz olan ibadet hayatımızı yerine getirmemekteyiz. Din sadece ibadet hayatıyla sınırlı hükümler içermemektedir.. İbadet hayatıyla beraber günlük yaşantımızda dikkat etmemiz gereken ilkelerde İslam Dininde mevcuttur. Yeme-içme, giyinme, eğlence, aile hayatı, cinsel yaşam, sosyal hayatla ilgili beşeri ilişkilerde takınılması gereken prensipler Dinin genel çerçevesi içinde yer almıştır. İnsan için çizilen bu çerçeve, yaratılmış insanın fıtratına ters olmayan, hakeza fıtratı destekleyen, onuru güçlendiren bir çerçevedir.
Hz. Peygamber:“Helal bellidir, haram da bellidir. Bu ikisinin arasında birçok kişinin bilmediği şüpheli şeyler vardır. Kim bu şüpheli şeylerden uzak durursa dinini ve ırzını korumuş olur. Bunlardan bazısını yapan kimse ise, haram işlemeye çok yaklaşmış olur… Dikkat edin! Her hükümdarın bir korusu vardır. Allah’ın korusu da haram kıldığı şeylerdir.”
Sözlükte "yasak, memnu" anlamına gelen haram, dini bir terim olarak, kesin bir delille, açık bir şekilde yapılmaması istenen fiildir. Haram, dinî bir kavram olup, bunu tespit ve tayin yetkisi sadece Allah’a aittir. Bu konuda insanların yetkisi yoktur. Hz. Peygamber'in bu konudaki hadisleri, Allah’ın koymuş olduğu hükmü açıklamaktan ibarettir. Bu nedenle İslâm âlimleri, hakkında nass bulunmayan konularda ihtiyatlı davranarak haram tabirini kullanmaktan kaçınmışlardır.
Dinimizdeki haramlar hayatı zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak, dünyada daha nezih ve temiz yaşamak, ahirette de ilahi huzura yüzümüz ak çıkabilmek içindir. Nitekim Allah c.c. neslimizi ve nesebimizi korumak için zinayı haram kılmış, nikâhı emretmiştir. İffet ve haysiyetimizi korumak için başkasının haysiyet, ırz ve namusuna dokunan sözleri haram kılmıştır.
Malımızı korumak için hırsızlığı haram kılmış bu yasağı çiğneyenleri tehdit etmiştir. İnsan hayatını korumak için cana kıymayı haram kılmış, adam öldürenlerin devamlı cehennemde kalacaklarını bildirmiştir. Ekonomik bir zulüm olduğu için Allah faizi haram kılmış ve : “Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz, ne de başkaları size haksızlık etmiş olur” buyurarak faizin zulme sebep olduğunu beyan etmiştir.
Kur’an-ı Kerim bizlere helal ve haram kılma yetkisinin Allah’a ait olduğunu bizlere bilmediğimiz şeyler hakkında şu helaldir veya şu haramdır dememizi yasaklamaktadır. Haram günün şartlarına göre helal olarak görülmemeli, helal günün değişen ve gelişen şartlarına görü haram sayılmamalıdır. Bize düşen görev helalleri haram, haramları helal saymak yerine tespit edilen helallere uymak ve haramlardan kaçınmaktır.