Gündeme dair çarpıcı analizleri ve manevi reçeteleriyle tanınan Emekli Müftü Abdullah Aksoy, verdiği son sohbette İslam dünyasının içinde bulunduğu "ekonomik ve ruhsal gaflet" uykusuna dikkat çekti. Tevbe Suresi üzerinden zekatın bir "bağış" değil, devlet eliyle yürütülen bir "nizam" olduğunu vurgulayan Aksoy, günümüzdeki uygulamaları eleştirdi.
"ZEKAT BİR FERDİ BAĞIŞ DEĞİLDİR, SİSTEMDİR!"
Zekatın sadece zenginin gönlünden kopan bir para olmadığını belirten Aksoy, "Zekat tam bir makamdır. Ticaret malında, hayvanda, arazide nasıl verileceği tek tek ölçülmüştür. Bugün 'istediğim kadar veririm' diyenler yanılıyor. İslam hukukunda zekatın yeri sarsılmazdır" dedi.
SÖMÜRÜNÜN ADI: FAİZ, KURTULUŞUN ADI: ZEKAT
Ekonomik adaletsizliğin temelinde faizli sistemin yattığını ifade eden Abdullah Aksoy, şu tarihi kıyaslamayı yaptı:
"Faiz, fakirden zengine akan bir sömürü çarkıdır. Zengin daha zengin, fakir daha fakir olur. İslamiyet bu sömürü yolunu sonuna kadar kapatmış; zekat yolunu açmıştır. Zekat, parayı zenginden alıp fakire akıtır. Bu bir medeniyet savaşıdır."
"CAMİDE OMUZ OMUZA VEREMEYENLER DIŞARIDA KARDEŞ OLAMAZ"
Konuşmasının en sarsıcı bölümlerinden birini cami saflarına ayıran Aksoy, cemaate yönelik sert uyarılarda bulundu: "Resulullah namaza başlamadan safları zift gibi yapıştırırdı. Bugün camide birbirine yaklaşmaktan kaçan, omuz omuza veremeyen bir ümmet, dışarıda nasıl kardeş olacak? Şeytan o boşluklardan girip vesvese veriyor. Safları sıklaştırmayan ümmetin kalbi de birleşmez!"
HAC VE MEKKE ELEŞTİRİSİ: "KABE'NİN YANINDAKİ O BİNA KURT GİBİ DURUYOR"
Günümüzdeki Hac organizasyonlarını ve Mekke'deki yapılaşmayı da eleştiren Aksoy, "Osmanlı'nın Kabe'ye olan saygısı nerede, bugünkü lüks oteller nerede? Kabe'nin yanına diktikleri o kule bir kurt gibi duruyor. Müslümanlar orada birbiriyle kaynaşacağına, otel odalarından tavaf seyrediyor. Bu ciddiyetten uzak bir ibadettir" ifadelerini kullandı.
"ZALİMLERİN KOLLARI KIRILMALI!"
Cihat kavramının İslam’ın zirvesi olduğunu hatırlatan Abdullah Aksoy; "Küfür devam eder ama zulüm devam edemez. Zalimlerin kollarını, ayaklarını kırmak Müslüman’ın görevidir. On bin kilometre öteden gelip dünyayı ateşe veren zalimlerden korkmayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.




