Trabzon Meydanı, Filistin ve Lübnan’ın ardından emperyalist saldırıların hedefi olan İran halkıyla dayanışma eylemine sahne oldu.

Direniş Çadırı tarafından düzenlenen programda; ticari ifşalardan tarihi uyarılara, mezhepçilik fitnesine karşı vahdet çağrısından arşı titreten dualara kadar çok güçlü mesajlar verildi.

“İsrail’e Ölüm Kusan Bombalar Türkiye’den mi Gidiyor?”

Eylemin en sarsıcı çıkışlarından biri Alperen Gençosmanoğlu’ndan geldi. Küresel mühimmat tedarik zincirini ifşa eden Gençosmanoğlu, ABD’nin İsrail’e gönderilmek üzere onayladığı 12 bin adet sığınak delici bombanın ihalesini Türkiye merkezli bir şirketin (Repkon) aldığını iddia etti. Gençosmanoğlu, "Şu an Türkiye merkezli bir şirket, Amerika'nın siparişiyle İsrail'e yeraltı yollarını delecek bomba üretiyor. Biz dünyanın her yerinde İsrail'i ve Amerika'yı sıkıştırmalıyız. Kendi öğrenilmiş çaresizliğimizden ve cesaretsizliğimizden kurtulmalıyız" diyerek tüm vicdan sahiplerini ayağa kalkmaya çağırdı.

“Sermayenin Vatanı Yoktur, Bizim Vatanımız Bu Coğrafyadır”

CHP’de Kadın ve Gençlik kollarının başkanları belli oldu
CHP’de Kadın ve Gençlik kollarının başkanları belli oldu
İçeriği Görüntüle

Hukuki ve ticari boyutları detaylandıran Av. Mehmet Ali Başaran ise mühimmat sevkiyatının arkasındaki kanlı trafiğe dikkat çekti. Trump yönetiminin yasaları devre dışı bırakarak onayladığı 151 milyon dolarlık mühimmatın "yerli ve milli gurur" maskesi altında sunulmasını eleştiren Başaran; "Patronların bilançolarındaki kâr, sahada parçalanmış insan bedenleridir. Siyonistleri besleyen tüm damarları derhal kesin. Bu katliam anlaşmasına sessiz kalmayacağız. Savaşın lojistiğini kesmek, anti-emperyalist mücadelenin kalbidir" ifadeleriyle siyasi iktidara sorumluluklarını hatırlattı.

“Sarı Öküzü Feda Edersek Sıra Bize Gelecek”

Sürecin tarihi ve toplumsal boyutuna vurgu yapan Salih Ulusal, meşhur "Sarı Öküz" hikayesi üzerinden Türkiye’nin bekasına yönelik uyarılarda bulundu. Ulusal, "İran’a, Suriye’ye, Irak’a sessiz kalmak, kendi vatanını korumasız bırakmaktır. Eğer bugün sarı öküzü feda edersek yarın biz de feda edileceğiz. Biz 100 yıl sonra çocuklarımız tarafından Yemen ve Gazze gibi izzetle anılmak istiyoruz, zilletle değil. Gücün yetmiyorsa alttan alacaksın diyenlere dedelerimizin Çanakkale’deki mücadelesini hatırlatıyoruz" dedi.

MANEVİ MÜHÜR: “DİLSİZ ŞEYTANLARDAN EYLEME!”

Programın sonunda eller semaya, yürekler mazluma açıldı. Salih Ulusal’ın yaptığı ve meydandaki kalabalığın hep bir ağızdan "Amin" dediği dua, eylemin manevi manifestosu oldu:

"Yarabbi! Bizleri direniş ekseninde yer alanlardan eyle; köleleşmişlerden, normalleşenlerden eyleme. Safın bu kadar net ayrıldığı bir zamanda bizi ortada bile kalanlardan eyleme. Çünkü biliyoruz ki Firavun’un yanında yer almamak yetmez, Musa’nın yanında yer almak zorunluluktur. Yarabbi! Şii-Sünni tefrikasına düşüp güç kaybetmekten bizleri muhafaza eyle. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan olmaktan sana sığınırız. Ayaklarımızı dinin üzere sabit kıl!"

Halkın pankart arkasına geçmekten çekindiği ama etraftan pür dikkat dinlediği eylem, atılan sloganlar eşliğinde, "Ticareti kes, üsleri kapat," çağrılarıyla sona erdi.