Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Of Şubesi tarafından düzenlenen Haftalık Şuur Sohbeti’nde konuşan Emekli İmam Hasan İnan, Müslümanların günümüz dünyasındaki duruşunu, batılı sistemlerin meşruiyet arayışını ve inanç ile pratik arasındaki çelişkileri sert bir dille eleştirdi.

Yusuf Suresi 106. ayeti ("Onların çoğu, Allah'a ancak ortak koşarak iman ederler") ekseninde konuşmasını sürdüren İnan; "Bana göre", "bize göre" mantığıyla hareket etmenin, Allah’ın hükümlerini hayatın dışına itip beşeri sistemleri merkeze koymanın şirke kapı aralayacağı uyarısında bulundu.

"Çoğunluk veya BM Kararları Hakikat ve Meşruiyet Ölçüsü Olamaz!"

Dünyadaki meşruiyet merkezinin yanlış yerlerde arandığını belirten Hasan İnan, Birleşmiş Milletler ve küresel güçlerin kararlarını mutlak doğru gören zihniyete tepki gösterdi:

"Ayet-i kerimede belirtildiği üzere, eğer yeryüzündekilerin çoğunluğuna uyacak olursanız bu sizi Allah’ın yolundan saptırır. Bugün birçok kimse meşruiyet merkezine ehli küfrün varlığını veya Birleşmiş Milletler’in kararlarını koyuyor. 'BM karar aldı, buna uymak zorundayız' anlayışı, hakkı ve batılı ayırmada sakat bir zihniyettir. İzzet ve şeref, Allah’ın düşmanlarına yaranmakta veya onların diplomatik masalarında değil; yalnızca Allah’ın ve O'na sadık kalanların yanında aranmalıdır."

"İslam Sadece İbadet Değil, Hayatın Her Alanına Müdahil Olan Bir Nizamdır"

İslam’ın kul ile Rabbi arasında dar bir alana sıkıştırılamayacağını ifade eden İnan, beşeri sistemlerin dini sadece bir "vicdan unsuru" olarak görme tehlikesine değindi:

"Cahiliye zihniyeti de 'Allah yarattı, rızık verir' diyordu ancak hukuku, siyaseti ve günlük yaşamı tanzim etmeye gelince yetkiyi kendinde görüyordu. Bugün de insanlara şöyle bir din anlatıldı: 'Namazını kıl, orucunu tut ama hayatı şekillendiren sisteme karışma.'

Oysa İslam, anlatılan değil; bizzat yaşanan ve hayatta mutlak bir değişimi zorunlu kılan nizamın adıdır. Sadece bir takım ibadetleri yerine getirerek Allah’ın emirlerine muhalif sistemlere gönüllü kulluk etmek, insanı hidayette olduğu zannıyla aldatmaktan başka bir şey değildir."*

Tağut Eleştirisi: "Hem Kitaba İnandım Deyip Hem De Başka Hükümlere Rıza Gösterilemez"

Of RAM PDR öğretmenlerini buluşturdu
Of RAM PDR öğretmenlerini buluşturdu
İçeriği Görüntüle

Nisa Suresi 60. ayet-i kerimesini hatırlatarak sistemin insan üzerindeki duygusal ve zihni kuşatmasına dikkat çeken Hasan İnan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Rabbimiz, kendisine ve gönderilen kitaplara inandığını iddia ettiği halde tağutun ve beşeri sistemlerin hükmüne rıza gösterip boyun eğenleri ikaz ediyor. Şeytan insanlara 'Siz namaz kılıyorsunuz, oruç tutuyorsunuz, sistemin kuralına uymanız sizi dinden çıkarmaz' diyerek vesvese verir ve derin bir sapıklığa sürükler. Erbakan Hocamızın dediği gibi: “Siyonizm öyle ustadır ki, ‘Kim ? Ben mi? Ben hiç siyonizme hizmet eder miyim!’ şarkısını söylettirerek, kendi ordusunda işbirlikçilere askeri talim yaptırır.”' Bu yüzden neye, niçin ve nasıl inandığımızı bilerek hareket etmek zorundayız."

"Gazzeli ve Yemenli Mücahitler İzzetin Nerede Olduğunu Tüm Dünyaya Gösterdi"

Sözlerinin son bölümünde bölgede yaşanan direniş hattına temas eden İnan, mazlum coğrafyalardaki duruşun bir imtiyaz ve duruş örneği olduğunu vurguladı:

"Bugün Gazze’deki, Yemen’deki ve İran’daki kardeşlerimiz, ellerindeki kısıtlı imkanlara rağmen tüm ehli küfrü karşılarına alarak izzetin ve şerefin nasıl temsil edileceğini gösterdiler. Bizler ise maalesef onlara destek olmaktan, onların yanında yer almaktan dahi korkuyoruz. Allah’a bilerek davet etmek, bu yolun getireceği zorlukları ve sorumlulukları bilerek imza atmaktır. Rahatımız bozulmasın diye davasından vazgeçenlerden değil; her şartta hakkı ve hakikati haykıranlardan olmak zorundayız."

Sohbet, Müslümanların şuurlanması ve mazlum coğrafyaların kurtuluşu için yapılan duanın ardından okunan Fatiha ile sona erdi.