Bugün ki vaaz konum “ Peygamberin ahlakı Ku'ran” dı.

Yazıma Müminlerin annesi Hz. Aişe ’den bir hadisle başlamak isterim. “ Sahabei kiram bir gün Hz. Aişe ’ye gelerek bir soru sorarlar. Derler ki Ey Müminlerin annesi! Peygamberimizin ahlakı neydi? Hz. Aişe annemiz “siz kuran okumuyorsunuz ? Peygamberin ahlakı Kuran’dır “ derler.

Kuranı Kerim. Kuranı Kerim Peygamberimize tam yirmi üç yılda inmiştir. Bu zaman diliminin on üç yılı Mekke’de inmiş 622 yılıyla Mekke’den Medine’ye hicret edildikten sonra da on yıl Medine de inmiştir. Mekke’de inmiş olan süre ve ayetler genellikle iman esaslarından bahsederken Medine’de inmiş olan süre ve ayetlerde genellikle ibadet , ahlak , evlenme boşanma gibi muamelat ve bazı suçlara dünya hayatında iken verilen ukubat denilen cezalar işlenmektedir.

Şimdi sizlerle Kuranı Kerimin yazım boyutlarında işlenmiş olan konulara değinmek isterim;

Kuran da işlenmiş olan ilk konu tevhit inancıdır. Yani Allah’ın varlığı ve birlenmesidir. Hz. Adem Peygamberden Hz. İbrahim Peygambere Hz. İbrahim’den bizlere gönderilmiş olan Hz. Muhammed’e kadar tüm Peygamberle Allah’ın varlığını ve birliğini haykırmışlardır. Gelen tüm Peygamberlerin hepsi bu evrenin bir yaratıcısı var O’da bir ve tek olan Allah’tır diye kendilerinin gönderildikleri topluluklara anlatmışlardır. Bizlerin dininde bizler ne Hıristiyanlar gibi yani Hıristiyanlar Allah’ın üç olduğunu söylerler haşa bunu kabul ederiz ne de Yahudiler onlarda Allah’ı kendi ilahları Yahova gibi ki onların ilahları Yahova Yahudileri üstün ırk olarak yaratmış ve diğer özellikle biz Müslümanları kendilerine kul köle yaratmış diye inanmaktadırlar. Bizler Yahudilerin inancını da reddederiz . Bizler Hıristiyanların ve Yahudilerin Allah inancını inancımıza ters düştüğünden reddetmekteyiz. Bakınız Rabbimiz Kuranında İhlas Süresinde ne buyurmaktadır?!” Ey Habibim ! Tüm kullarıma söyle bu evrenin bir ve tek olan yaratıcısı ve hüküm koyucu olan Allah’tır…” Bir başka Ayette de bakınız Rabbimiz ne buyurmaktadır?! “ Ey Habibim! Söyle ki; Bana Allah’tan başka ilah olmadığı vahyedilmektedir…”

Bu ayetler ışığında Rabbimizin bir ve tek olduğu ortaya çıkmaktadır. Allah eş kabul etmez. Bir başka ayette de Rabbimiz bakınız ne buyurmaktadır?!” Eğer göklerde ve yerde iki ilah bulunsa göklerde ve yerde denge bozulurdu.”

Kuranın işlenildiği yerde sünnette yani peygamberimizde işlenmesi kaçınılmazdır. Bakınız Kuranda bazı emirler mücmel yani kapalıdır. Örnek verelim konu daha iyi anlaşılacaktır; Kuranda onlarca ayette Rabbimiz namaz kılınız emrini kayda almıştır. Fakat namazın nasıl kılınacağı hakkında bir bilgi yoktur. Namazın nasıl kılınacağı hakkında Peygamberimiz devreye girer ve “ Ben nasıl namaz kılıyorsam sizlerde öylece namaz kılınız “ diyerek kapalı olan emir açıklığa kavuşturmaktadır. Bir başka örnek verelim konu daha iyi anlaşılsın; Kuran da zekat veriniz emri vardır. Fakat zekatın hangi mallardan kaçta kaç oranında verileceği yazmaz. Bu konuda da Peygamberimiz devreye girer kapalı olan bu konu vuzuha kavuşturulur.

Kuran da onlarca ayette bu konu üzerinde durulmaktadır . Bir örnek verelim;” Allaha ve Resulüne itaat ediniz…”

Kuranın konularını işlerken Adaleti de unutmamak lazımdır. Adalet bir milletin huzur ve mutluluğunun kaynağıdır. Bir ülkede adalet hakim kılınırsa o ülkede sevgi ve saygı vardır. Yok eğer bir

ülkede adalet yoksa üzgünüm ama o ülkede kavgalar ortaya çıkacaktır. Bakınız Rabbimiz Kuranında ne buyurmaktadır; “ İnsanlar arasında adaletle hükmediniz…” Adaletin nasıl işletildiğini Peygamberimiz , sahabeleri ve dedelerimiz ve ninelerimiz Osmanlılar en güzel bizlere örnek teşkil edecek icraatları vardır. “Medine’de zengin bir kadın hırsızlık yaptıktan sonra sahabenin önde gelenleri bu kadın için şefaat istediklerinde Peygamberimiz kızım Fatıma’da bu hırsızlığı yapsa aynı cezayı verirdim diyecek kadar adil bir devlet başkanıdır.”

Sizlere Fatih Sultan Mehmet Handanda bir örnek vermez isterim. Fatih Sultan Han mimar başına bir tepede bir cami yaptırması talimatı verir. Mimarbaşı cami yeri olarak bir Yahudi’nin arazisini uygun görür. Mimarbaşı Yahudi’ye durumu açar ve araziyi ister. Fakat Yahudi adam bu araziyi satmak istemez. Mimarbaşı zorlar Yahudi’nin elini kestirerek bu araziyi alır. Fakat Yahudi hakime gider. Ve Padişahtan şikayetçi olur. Hakim Yahudi’yi ve Padişahı huzura çağırır. Görüşmelerden sonra Padişahın elinin kesilmesine hüküm verilir. Bu durumu gören Yahudi bu nasıl bir din diyerek davasından vazgeçer ve araziyi devlete bırakıp Müslüman olur. Herkes gittikten sonra Padişah eğer adaletle hükmetmeseydin seni bu kılıcımla yola getirirdim der. Hakimde eğer sizde Padişahım verdiğim karara uymasaydınız sizleri bu kamamla düzeltecektim “ der. İşte adalet…

Kişi ve toplulukların dünya ve ahret mutluluğu Kuran ve sünnettedir…