Tam bir kepazelik!
Senaryo ABD İsrail ve Avrupa’da yazıldı.Buna göre milletin önüne sandık konulacak ama millet onların işbirlikçisini seçmeye zorlanacak.Filmde rol alanlar yerli aynı zamanda yargı ve ordu mensuplarından oluşacak.Senaryonun amacı milletin iktidarına dayalı Mürsi nasıl devrildi bunu göstermek,sonra da sopayla döverek , sandıktan iktidar nasıl çıkartılır bunu dünyaya göstermek!
Mısır’lı onca zorlamaya rağmen yine de sandığa gitmeyerek tepkisini ortaya koydu.İki gün devam eden seçimlere katılım çok düşük olunca keyfi olarak süre bir gün daha uzatıldı.Amaç işbirlikçiyi Cumhurbaşkanı seçtirmek!
Millet yine de seçmezse...?
İşte bu çok kötü.
Mürsi ile birlikte yirmi dakikada 529 kişiye verdikleri idam cezalarını infaz edecekler. Sokakları kan gölüne çevirecekler,kendilerinin istedikleri kişi seçilinceye kadar seçimleri tekrar edecekler ve bunun maddi ve manevi bedelini halka ödettirecekler.
Oysa Mürsi’yi devirmek isteyenler, yaldızlı sözlerle masallar anlatarak milleti Tahrir Meydanı’na toplamışlardı.Daha iyisini yerine getirmek için devirdikleri Mürsi’nin yerine kimi getireceklerini halka sormadılar.Adeviye meydanında binlerce Mısır’lıyı kurşuna dizeni Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediler.
Benzeri bir durum ülkemizde oldu.Taksim Meydanı’nda olup bitenlerin sonucunu demokratik tecrübemizle bizler anladık ve oyuna iştirak etmedik.Onlar ne yazık ki bunu anlayamadılar.
Şimdi Sisi Cumhurbaşkanı Mısır’da.
Kimin Cumhurbaşkanı?
Senaryoyu kimler yazdıysa onların yani,İsrail,ABD ve Avrupa’nın…
Türkiye’de on iki ağaç kesilirse halka sor diyenler,Mısır’da binlerce insanı katleden kişiyi Cumhurbaşkanı seçtirdiler.
Bu seçimlerin bizlere de bir mesaj var aslında.Bir ülkede dış güçlerin şeytani planlarıyla halkın yarısının oy verdiği bir liderin nasıl devrildiği,hapse atıldığı,istedikleri bir kişinin halka baskı ile nasıl seçtirildiğinin örneği vardır.
Bu yüzden dünyadaki demokratlar şimdilik buzulların arasına sıkışmış balinaları kurtarmak gibi ulvi bir görevle meşguller.Taksim’deki on iki ağacın üzüntüsünden evden çıkmaz hale geldiler.Suriye’de Katledilen çocukları ve Mısır’da kurşuna dizilen aynı zamanda idam edilmeyi bekleyenleri görmüyorlar.
Bu alçaklığa da şeffaf ve adil demokrasi diyorlar.
Bu olup bitenler önemli bir müjdeyi de veriyor aslında.
İşin en çirkin yanı bu kirli işleri, dindar görünümlü şeytanlaşmış din adamlarıyla birlikte kotarıyorlar.
Kurdukları bu şeytani düzenin altında geberecekleri gün yakındır…
Ömer ALÇEP