7 Haziran seçimlerinin ardından oluşan yeni meclis, başkanını seçerek yeni divan kurulunu oluşturdu. Önceki haftaki yazımızda bahsettiğimiz üzere Meclis Başkanlığı seçiminde sürpriz yaşanmadı. Ak Parti’nin adayı Sivas Milletvekili Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz 25. Meclis Başkanı olarak seçildi. Böylece seçimlerin ardından ortaya çıkan tabloda Ak Parti ilk raundu kazandı.

 

Meclis Başkanlığı seçimleri Ak Parti’nin bir nevi zaferiyle sonuçlanırken muhalefet partileri CHP ile MHP’nin arasını açtı. Yazımızda da bahsettiğimiz gibi MHP en başta tarafını ve tutumunu deklere ederek ne surette olursa olsun HDP ile aynı safta yer almayacağını ortaya koymuştu.

 

13 yıllık Ak Parti’nin tek başına iktidarının 7 Haziran seçimlerinde sona ermesinin ardından Meclis Başkanlığını da Ak Parti’den almak isteyen muhalefet, MHP’nin HDP ile aynı karede yer almaması üzerine başarılı olamadı.

 

Bu başarısızlık MHP ile CHP’nin birbirini suçlamasına neden oldu. Her iki parti tarafından yapılan sert açıklamalar, kurulması planlanan koalisyon alternatiflerinin bazılarının rafa kalkmasına neden oldu.

 

En başından beri düşüncem koalisyon hükümetinin kurulamayacağı ve en kısa sürede erken seçime gidileceği şeklindeydi. Bu gün geldiğimiz nokta bu ihtimali daha da güçlendiriyor.

 

Başkanlık divanının oluşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, beklenen doğrultuda hükümeti kurmak görevini Ak Parti Genel Başkanı mevcut Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verdi. 45 günlük yasal süreç başladı. Görevi alan Davutoğlu bu hafta bayram öncesinde CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli ve HDP eş başkanı Demirtaş ile görüşecek.

 

Herkesin ortak fikri bu görüşme turundan netice elde edilemeyeceğidir. Bizim de fikrimiz o yönde. Ama benim düşüncem değil ilk tur, diğer turlardan da netice çıkmaz. İkinci turun ardından Davutoğlu görevi iade eder. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kez görevi Kılıçdaroğlu’na verir ama Kılıçdaroğlu’nun deneyeceği alternatif CHP, MHP ve HDP koalisyonu olacak.

 

Ancak Meclis Başkanlığı seçimi sürecinde CHP’nin MHP ile yaşadığı polemik ve MHP’nin HDP’ye karşı net tavrı nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun MHP’den randevu bile alamayacağını düşünüyorum. Bu durumda Kılıçdaroğlu da zorunlu olarak görüşmelere bile başlayamadan görevi iade etmek zorunda kalır.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaşanan sürece bakarak MHP’nin de bu koalisyonu kuramayacağını düşünerek görevi Bahçeli’ye vermeyeceği akla gelebilir. Yani HDP’siz formülle hükümet kurulamayacağından, CHP ile yaşanan süreç de dikkate alınırsa Erdoğan’ın Bahçeli’ye görev vermemesi düşünülebilir. Bu durumda tek çıkış yolu erken seçimdir.

 

Bilindiği üzere 45 günlük süre sonuna kadar hükümet kurulamazsa Anayasa gereği seçim hükümeti kurulacak ve seçim hükümetinde bakanlıklar partilerin sandalye dağılımına göre yapılacak. Yani bu durumda kurulacak seçim hükümetinde MHP’ye ve HDP’ye 3’er bakanlık düşecek. MHP’nin HDP ile aynı kabinede yer almaması için başka bir çıkış yolu bulması gerekiyor. Bu da 45 günlük süre dolmadan Ak Parti ile anlaşmalı bir seçim hükümeti kurmasıdır.

 

Bu düşünceler ışığında Erdoğan’ın Bahçeli’ye bu fırsatı verebileceğini düşünüyorum. Yani Kılıçdaroğlu’nun ardından Bahçeli’ye bu görev verilir ve MHP ile Ak Parti anlaşarak seçim hükümetini kurar. Seçim de Kasım ayını öteye geçmez…