Bir gün bir peygamber varmış. Öyle bir peygambermiş ki, Bütün âlemler o'nun hürmetine yaratılmış. Öyle güzel ahlaka sahipmiş ki, herkes onu sever, saygı duyarmış. Bütün dediklerini eksiksiz yaparlarmış o ne dese doğruymuş, çünkü asla yalan söylemezmiş. Hatta bu yüzden isminin yanında "Emin" de derlermiş. O herkesin her şeyin hayatına yaşantısına örnekmiş. Sadece ahiret için değil sağlık ve ilim içinde onun dedikleri çok değerliymiş. Ayakta yemek ve içmeyi tasvip etmemiş. Kadınlar ve erkeklerin mesafeli olmasını istemiş. Kadınların yalnız başına yolculuğa çıkmamalarını istemiş. Kadınlara hiç kimsenin vermediği kadar değer vermiş ve verilmesini emretmiş. Kimsenin kimseye kin duymamasını istemiş. Çocuklarına kimsenin olmadığı kadar merhametli ve sabırlı olmuş ve öyle olunmasını istemiş. Bunlar gibi birçok şeyi yapmış ve tavsiye etmiş. Çok geçmemiş ki bütün insanlar arasında güven, hoşgörü ve huzur olmuş. Çünkü istediği her şey ama her şey nefsi için değil insanların huzuru sağlığı ve güveni içinmiş.
Ama yıllar ve asırlar geçmiş. O güzel peygamberi bilen seven insanlar olmasına rağmen dediklerine emirlerine hep bahaneler bulunmuş. Onu seviyorum diyenler bile onun dediklerini yapmaz, uygulamaz olmuşlar. Nefisleri onları kandırır, oyalar olmuş.
Kadınlar ve erkekler mesafesini koruyamamış, helal haram demeden yakınlaşmışlar. Nefislerine hoş geldikçe bahanelerde üretir olmuşlar. "Ama para. Ama ilim. Ama iş. Ama yemek" der olmuşlar, bu yakınlaşmalara. Hep bahaneleri olmuş mutlaka. Kadınlar meta olarak görülüp, özgürlük adına zorluklarla baş başa bırakılmışlar. Mahremsiz yolculuk yapılmaya başlanmış ama tabi ki nefsin bahanesi hazırmış çünkü artık o çağda değillermiş. Otobüsler, trenler, uçaklar varmış. Her yerde güvenlikler varmış. Ama O, bu yolculuğu istemezken de güvenlik varmış kafilelerde. Hem de aslan gibi sahabeler tarafından. Kin duyulmaya başlanmış çünkü kimse kimseyi kardeşi görmez olmuş. Bu yüzden de, bu devirde kimseye güvenilir mi? denilmeye başlanmış.
Zebuner bir türlü anlam verememiş ve Annesine merakla bakarak, "Anne peki insan çok sevdiği güvendiği kişinin dediklerini neden yapmaz? Bahaneler sunarlar ki?" dedi ve ekledi "Hem onların arasında hiç mi onun dediklerini yapan olmamış?"
(Devam edecek…)
Fevzi H. AKTAŞ
http://fevzihaktas.blogspot.com.tr