Gündelik hayatımızda yaptığımız hataları kabul etmeme davranışımız oluştu. Gün geçtikçe de bir şeye sahip olma duygusu ile de nefise hâkim olamama durumuna gelindi.
 
Kendi iç sorunlarımızı bırakarak başkalarının hatalarını bulmak günümüz şartlarında adet haline geldi. Her zaman güzel bir davranış içerisinde bulunan bir kişi bir bakmışsınız başkasının hoşuna gitmedi diye hatasını aramaya, rencide etmek için elinden geleni yaparak karşıdaki kişiye zarar vermekte.
 
Gün geçtikçe gençliğin kaybolup gittiğini görmekteyiz. Ailelerin çocuklarına karşı sorumlulukları unutup tamamen çocuğun yönlendirme davranışları ile hareket edilmekte. Yaşanabilir güzellikleri para denen illet de bulmak isteyen ailelerin zaman geçtikçe çocuğunun farklı davranışlara yöneldiğini ilerleyen dönemlerde anlıyor.
 
İlçemizde kitap okuma ile ilgili bir programın yapılacak olması güzel bir organize olacaktı. Konu ile alakalı ilk haberlerin yapılmasının ardından hiç bir şey yokken iki gün sonrada bir-iki kişi ile başlayan tartışmalar gündemden düşürülmemeye çalışıldı. Kod isimler ile iftiralar, hakaretler edilmesi organize eden kişilerin haklarına girilmesi düşülmedi mi hiç?
 
Sonuçta topluma fayda kazandıracak olan Efendimiz (s.a.v) ile alakalı kitabın çocuklara bilgi kazandırılması bir başkaları tarafından da düzenlenebilirdi. Kitabın genel içeriği ile değil de bir sayfa da ki hadise takılarak organizeyi genel anlamda karalama kampanyasına koşturan kişi ya da kişilerin kitabı okudular mı merak etmekteyim?
 
Bu süreci kuşkusuz objektif olarak ofhavadis.com değerlendirdi. Yapılacak haberi tam anlamı ile öğrenmeden, araştırmadan yayına koymayan şahsım adına Yüksel Yaşar Bey’e teşekkür ediyorum.
 
Kitap okuma organizesi ile herkesin destek sağlaması gerekirken kişilere, kurumlara odaklanarak yapılan davranışın yanlışmış gibi belli bir kesim tarafından karalama kampanyaları başlatmak ne kadar doğru oldu. Kimin eline ne geçti, çocukların efendimiz (s.a.v) ile alakalı hiç kitap okumayanların bir vesile ile okuma girişiminde bulunmak isteyenler vazgeçti ise bunun vebali kime kalacak acaba?
 
En çok düşülen hatalardan biri de başkalarının söylemleri ile hareket ederek bir yargıya varmak oluyor. Sonuç itibari ile nerden biliyorsun sorulduğu zamanda dediler diye cevap alınıyor. Hayatında hiçbir araştırma yapmadan kişiler hakkında yargıya varanlar gıybetin sorumluluğu unutuyor sanırım.
 
Efendimiz (s.a.v) Gıybetten sakınınız!.. Zira gıybet zinadan daha şiddetlidir!.. Çünkü zina eden kimse tövbe eder, Allah da affeder. Fakat gıybet eden, gıybeti yapılan affedinceye kadar, affedilmez!.. (Gazalî-İhya)