Hasan İnan Hoca uyardı: "Düşman belliyken tarafsızlık iddiası, kalpteki nifakın belgesidir."
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Of Şubesi Haftalık Şuur Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu olan Emekli İmam Hatip Hasan İnan, Müslüman zihninin nasıl kuşatıldığını ve "dost-düşman" tanımının Kur'anî ölçülerden nasıl uzaklaştırıldığını çarpıcı örneklerle anlattı. Mümtehine Suresi üzerinden "Üsve-i Hasene" (En güzel örnek) kavramına değinen İnan, günümüz Müslümanının küresel sömürü sistemlerine karşı duruşunu sorguladı.
"Küresel Şeytanizmin Kurumlarını Meşru Göremezsiniz"
Hasan İnan, Müslümanların kalbi ve fikri bir ayrılık (beraat) içinde olması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa İnsan Hakları, NATO, BM, Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel şeytanizmin varlığını iktidarlaştırmak isteyen kurumları bir Müslüman meşru görebilir mi? Biz 'İnna buraa'u minkum' (Biz sizden beriyiz) demek zorundayız. Sadece uzağız demek yetmez, onların zihniyetini de reddetmek (keferna) imanın gereğidir."
"Ehilleştirilmiş Keklikler" Benzetmesi
Siyonizm ve emperyalizmin Müslüman toplulukları içeriden vurduğunu belirten İnan, "Ehilleştirilmiş Keklik" benzetmesiyle dikkat çekti:
"Yabani keklik avlamanın en kolay yolu, ehilleştirilmiş keklik kullanmaktır. Bugün siyonizm tarafından yemlenmiş, yemlendikçe susan, sustukça yemlenen 'ehilleştirilmiş keklikler' vasıtasıyla Müslümanlar tuzağa çekiliyor. Müslümanların itibar ettiği adamlar üzerinden bu operasyon yapılıyor."
"İran Meselesinde Röntgene Takılıyorsunuz"
Son dönemdeki bölgesel gelişmelere ve İran-İsrail gerilimine de değinen Hasan İnan, Müslümanların "tarafsızlık" adı altında zalimin ekmeğine yağ sürdüğünü savundu:
"Bir haber geliyor; Allah senin kalbinin röntgenini çekiyor. İsrail'in üzerine füzeler yağarken senin sevinç atışlarının yükselmesi lazımdı. 'Ben İsrail'in yanında değilim ama İran'ın da yanında değilim' diyenler, en şedit düşmanın değirmenine su taşıyorlar. Bu tavrı ortaya koyanlar hasta değil, imani anlamda ölmüştür."
"Zalime Meyletmenin Ateşi Dünyada Dokunur"
Hasan İnan, Müslümanların kendi sökükleriyle uğraşmaktan asıl düşmanı unuttuğunu belirterek konuşmasını Şeyh Şamil’in şu sözüyle noktaladı: "Gözünüzün önünde namusunuzun çiğnetildiğini görmeden cihadın ne demek olduğunu anlayamazsınız. Zalime meyletmenin ateşi bu dünyada da dokunur, ahirete kalmaz."




