Bir ana için, bir baba için en acı şeydir evlat acısı…
Allah kimseye yaşatmasın…
Yaşayanlara da sabırlar ihsan eylesin…
 
Daha bir kaç hafta öncesiydi...
Trabzonspor’un Ankara’da F.Bahçe ile oynadığı Ziraat Türkiye Kupası Final maçını izlemek üzere Ankara’ya giden 6 genç kardeşimiz, dönüş yolculuğunda Giresun’un Görele İlçesinde kaza yapmışlardı. İki ailemiz daha evlat acısıyla yıkılmıştı. Aynı kazada 4 genç kardeşimiz de yaralanmıştı.
 
Kazanın ve genç kardeşlerimizin acıları sıcaklığını kaybetmeden bu kez bir başka acı haber daha geldi. 13 yaşındaki bir gencecik evladımız, Karadeniz’in hırçın dalgalarına yenik düşmüştü.
 
Haberi alır almaz sahile koştuk. Olayın üzerinden henüz bir saat geçmişti ki Rize’den gelen ekipler sahil güvenlik ve deniz polisi arama çalışmalarına başlamıştı. Zaman çok hızlı akıyordu. Saatler ilerliyor, umutlar tükeniyordu. Denizin dalgalı ve suyun bulanık olması nedeniyle aramalar zor şartlar altında devam ediyordu.
 
Kara haberin tez duyulmasıyla Of adeta Kale mevkiine akın etmişti. Of Trabzon yolunda trafik tek şeritten ilerleyebiliyordu. Sahil boyu ve deniz kenarını dolduran vatandaşlarımızın çaresizlik içerisinde olup biteni seyretmekten başka çareleri yoktu.
 
Trabzon’dan gelen takviye ekiplerin de devreye girmesiyle aramalar yoğunlaştırıldı ve saat 19.30 sularında Furkan’a ulaşılmıştı. İki kurtarma ekibi güçlükle Furkan’ı sahile çıkartmayı başardılar. Hazır kıta bekleyen sağlık ekipleri hemen müdahale ettiler. Yoğun bir masajın ardından Furkan’ın nabzının attığının öğrenilmesi bir anda müthiş bir sevince neden oldu. Ama yoğun mücadele devam ediyordu.
 
Bu mücadeleye yürek dayanmıyordu. Kalpler, yürekler bir olmuş, Furkan’dan gelecek olan iyi habere kilitlenmişti. Beş saat boyunca denizden gelecek habere kilitlenen acılı babanın bedeni bu ağır yükü daha fazla taşıyamadı ve olduğu yere yığıldı.
 
Allah kimseye böyle bir olayı yaşatmasın. Saatlerce beklemek zorundasınız. Elinizden beklemekten ve sabretmekten başka hiçbir şey gelmiyor. Denize atlasanız sizin de canınız gidecek belki de. Kenarda çaresizlik içinde beklemek insanın ömrünü eritir. İşte böyle bir acıya daha fazla dayanamadı İbrahim bey.
 
Yoğun mücadele yaklaşık yarım saat devam etti ve havanın da kararmaya başlamasıyla birlikte sağlık ekipleri Furkan’ı Hastaneye götürmeye karar verdiler. O anda artık Furkan’dan ümit kesildiğini anladık. Vatandaşların da yardımıyla kayalıklardan yola çıkartılan Furkan, Of Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çok geçmeden de acı haberi geldi.
 
Maalesef 13 yaşındaki Furkan’ı da Karadeniz’in hırçın dalgaları aramızdan almıştı artık. Evlat acısının en büyüğüyle imtihan olmuştu İbrahim bey. Allah ona ve ailesine sabırlar versin.
 
Daha geçen hafta Şerafettin Vanlıoğlu ve Hasan Köse kardeşlerimiz anne ve babalarına bu acıyı yaşatmışlardı. Şimdi de Furkan’ın ailesi bu acıyı yaşıyordu. Allah kimseye yaşatmasın. Başka ana ve babalar bu acıyı yaşamasınlar.
 
Beş saatlik kurtarma çalışmaları boyunca kendimi o babanın yerine koydum. Ne kadar acı olabileceğini tahmin etmek bile zor olan bir acıyı yaşıyordu İbrahim bey…
 
Bu acıyı yaşamamak için anne ve babalara seslenmek istiyorum. Elbette ki günü biten, vadesi dolan, Allah’ın verdiği ömrü tükenen her canlı vakti saati geldiğinde ruhunu teslim edecek. Bundan zerre kadar şüphemiz yok. Ama bu demek değildir ki tedbir almayalım. Bizler tedbirimizi almakla sorumluyuz. Takdir şüphesiz ki Yüce Allah’ındır.
 
O nedenle sevgili anne ve babalar…
Yaz mevsimine yeni giriyoruz…
Bu tür haberleri duymak istemiyoruz…
Çocuklarınızı yalnız başına denize göndermeyin…
Çünkü Karadeniz’de yüzmenin tehlikeli olduğunu herkes söylüyor…
En ufak bir tehlikede canlar gidiyor…
Kısa sürede onlarca boğulma haberi yaptık…
İnşallah Furkan denize verdiğimiz son şehidimiz olur…