banner80

Zengin de bir fakir de bir 

Zamanın üzerinden silindir geçmiş gibi tüm değerlerini yerle yeksan eden toplum haline geldik. Manevi dünyamızı aç bıraktıkça maddi dünyamız daha aç, daha doyumsuz oluyor. Sınırsız istekle dünyada ne varsa sahibi olma arzusu gerçek anlamda bizleri insanlığımızdan çıkarıyor, hayvani arzularımızı dizginleyemez oluyoruz. 

Bugünü yaşamadan yarının garantisine sahipmiş gibi hesap yaparak yaşamaya çalışan insanın hüsrana uğraması muhakkaktır. Belli aralıklarla söyleye geldiğimiz insanın elinde olan bugündür yaşayacak. Yarın gelmesi, yarına ulaşmak hiçbir zaman garanti değildir. Aslında bu yaşam anlayışı bugünü de heba etmektir. Çünkü elinizde olan bugünü zamanın ruhuna uygun yaşamayarak bugünü de gerçek anlamda yaşamamış oluyorsunuz.

Şuanda yaşadığımız, tüm dünyayı etkileyen salgın sayesinde insanlık bir kez daha insanlığını sorgulama imkânına kavuşmuştur. Bu belki de Allah’ın insanlara kendilerine çeki düzen vermesi için bir fırsattır. Ahır zaman denilen bu zamanda kendi tefekkürünü yapabilen insan bu süreçten kazançlı çıkacaktır. Bunu doğru okuyamayan, bundan dersler çıkaramayan ebedi olarak kaybedecektir. İnşallah gerek bireysel olarak, gerek toplumsal olarak bu sınavı kazananlardan oluruz. 

Allah insanı bazı kodlarla yaratmıştır. Bu kodlarla oynandığında kainatın özü olan insan da, kainatta bozulur. İslam inancına göre Allah her kulunun rızkını yaratmıştır. Kul ise çaba ve gayretiyle bu rızkı kazanarak hayatını idame ettirmek durumundadır. Bugün insanlığın yaşamış olduğu sıkıntılar ve adaletsizlikler; aç gözlü, karnı doysa da gözü doymayan zenginliği maddi çoklukta gören  insanların ürünüdür. Acımasız ve adaletsizce elde ettiklerini biriktirerek, her şeyi kendine mubah görerek dünya yaşanılamaz hale getirilmektedir. 

Koronavirüsü bize öyle bir ders verdi ki yeniden Müslümanlığımızı ve insanlığımızı sorgulamak durumundayız. Düne kadar elimizde olup kıymetini bilmediğimiz birçok nimet bugün artık hayal ettiğimiz hayallerini kurduğumuz nimete dönüşmüş. Dün özgürce dışarı çıkıp parklarda, bahçelerde oynadığımız özgürlüğümüz yok artık. Evde, işte, pazarda, çarşıda kısacası her yerde ve herkesten korku ve panikleyerek kaçıyor, yaklaşamıyoruz. Ağız tadıyla sevdiklerimize sarılamıyor, sevgimizi ifade edemiyoruz. Maddi zenginliğin bu korku karşısında hükmünü yitirdiğini görüyoruz. Bu süreçte en büyük zenginliğin kanaatkarlık olduğunu çok net bir şekilde yaşıyoruz. Bu salgının diğer salgınlardan farkı ölüm gibi eşit ve adil olmasıdır. Zengin ve fakir ayırt etmeksizin herkesin kapısını çalabilecek bir yapıya sahip olması insanın ne kadar aciz ve çaresiz olduğunu ortaya koyuyor.

Son söz olarak bu ve bunun gibi olaylar Müslüman’ın imanını ve Allah’a karşı bağlılığını artırması gerekir. Çünkü Allah; malın da, mülkün de, canın da sahibidir. Ölüm gelecekse ki gelecek önemli olan ona hazır olmaktır. Ölümden kaçış yoktur. Sadece ölüme bir sebep olacaktır. O da ilahi kaderde bir sırdır. Bize düşen inanmak, itaat etmek, tedbir alıp tevekkül etmektir. Rabbim ahirimizi ve akibetimizi hayır eylesin. Rabbim İslam âlemini ve insanlığı bu salgından kurtarsın. 

YORUM EKLE

banner15

banner16

banner20

banner19

banner22

banner21