Sevgili Dostlarım;
Bu sohbetimizde sizlerle biraz kalpten, gönül alemimizden hasbihal etmek istiyorum. Şöyle ki; OFLU dediğimizde veya kendimizi OFLU diye tanıttığımızda üzerimize bir sorumluluk aldığımızı hatırlamak ve bir misyon yüklendiğimizi hissettiğimi paylaşmak istiyorum.
OF geçmişinden bugüne imanın kalesi olmuştur…
Kur’anın Kalesi olmuştur…
Her belde bir şeyle meşhur olurken OF “Hoca”sıyla meşhur olmuştur. Tarihin memleketimize böyle bir misyonu kazandırmış olması tesadüf eseri değil, bilakis Oflu hemşerilerimizin üstün gayretleriyle bağrından çıkardığı “Büyük Hoca”ları sayesindedir.
OF’umuz her zaman Kur’an’ın beşiği olmuştur.
Neredeyse her köyünde Kur’an Kursu açacak kadar işe sıkı sarılmış ve imanını ve inancını ortaya koymuştur.
Ülkemizin en karanlık dönemi diye yorumlanan 28 Şubat döneminde dahi pek çok yerde Kur’an Kurslarının kapısına kilit vurulurken…
Kur’an öğrenmenin önüne türlü türlü engeller çıkartılırken…
OF kendine yakışanı yapmış ve ara vermeden Kur’ana sahip çıkmıştır.
Bizim Hocalarımız…
Aşıkkutlu Hocamız, Çalekli Dursun Efendimiz…
Çaykaralı Hacı Hasan Efendimiz, Mahmut Hoca Efendimiz…
Daha pek çok ilim, irfan ve gönül insanı büyüklerimiz…
Hepsi birer yıldız gibi, karanlığı aydınlatan kandil gibi, nur gibi, güneş gibi…
Hepsinin izinden gitmek, onlara hakkıyla layık olmak ve yaktıkları meşaleyi asla söndürmemek…
Her OFLU’nun görevidir.
Her OFLU ilim aşığı olmalıdır. İlme hizmet etmelidir. Bilginler yetiştirmeli, büyüklerimizin taşıdığı bayrağı hep en yukarda tutmalıdır.
Hem eğitim ve öğretim noktasında en büyük başarıları yakalamalı, mühendis, doktor, öğretmen, hakim, savcı, sanatkar gibi her alanda başarılı insanlar yetiştirmeli…
Ve hem de OF yeniden Büyük Din Alimleri yetiştirmelidir.
OFLU…
Cesurdur, çalışkandır, yüreklidir, asil, ufku açık ve ileri görüşlüdür…
İman ve irfan sahibidir, güzel ahlaklı, dava insanı, vatanını ve milletini sevendir…
“İnsanların en hayırlısı insanlığa faydalı olandır” düsturuna sahiptir.
Bu nedenle Oflu çalışmak, üretmek, araştırmak, okumak ve değer üretmek zorundadır. Oflu tarihine sahip çıkmalıdır, geçmişini unutmamalıdır. Misyonunu asla terk etmemeli ve her zaman ülkemize ışık tutacak insanlar yetiştirmeye devam etmelidir.
Değerli Hemşerilerim,
Bu düşünceler ışığında İstanbul’da, gurbette, yaşayan bir hemşeriniz olarak bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Of’umuz son yıllarda gerçekten yeniden bir şahlanışı yaşamaktadır. Hizmet yönünden, eğitim ve öğretim yönünden, sosyal alanda gelişme ve temsil yönünden çok başarılı çalışmalar yapılmaktadır. Yeri gelmişken emeği geçen herkese tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi sunmak boynumuzun borcudur.
Geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek, güçlü olmak, değerlerimizi daha büyütmek insan yetiştirmekten geçiyor. Bu amaçla gençlerimizin başarılı olması için çok çalışmak ve daha çok gayret etmek zorundayız. Ferd ferd her birimiz bir öğrencimizin elinden tutmalı ve onunla hedefe kadar birlikte yürümeliyiz.
O zaman göreceğiz ki; OF ilim adamı çıkartacak, fende, edebiyatta, sanayide, siyasette, ticarette, sporda, sanatta ve diğer alanlarda aynen ilim, iman ve irfan noktasında elde etmiş olduğu başarıyı yakalayacaktır.
Selam ve muhabbetlerimle…