Ramazan ayı denince oruç, iftar, teravih ve sahur dışında aklımıza bir de Ramazan Yardımları geliyor. Allah kabul etsin zenginlerimiz, hayır kurumlarımız, derneklerimiz, vakıflarımız ve belediyelerimiz imkanları ölçüsünde ihtiyaç sahiplerine çeşitli yardımlarda bulunuyorlar.
Yıllardır belediyelerde görev almamız nedeniyle bu tarz yardımların hep sıkıntılarını ve sorumluluğunu yaşadık.
Gerçek ihtiyaç sahiplilerine yardımları ulaştırmakta zorlanırken pek de yardıma muhtaç olmayan insanların mükerrer yardımlar aldıklarına şahit olduk, oluyoruz.
Hayırsever özel şahısların yaptığı yardımlar bizleri çok ilgilendirmez belki ama onların yaptığı yardımların da gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması hem hayır yapanın sevabını artırır, hem de gerçek ihtiyaçlı insanlara daha çok katkı yapmaya vesile olur.
Ancak kurumların yaptığı yarımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşması hepimiz için vebal taşıyor.
Bulunduğumuz ortamlarda konunun her açılışında herkes kendi düşüncesinde çözüm önerisi sunuyor. Öneriler farklılık arz edebiliyor ancak, buluştuğumuz ortak nokta yardımların gerçek manada ihtiyaç sahiplerine ulaşmada sorun olduğudur.
Bir de ihtiyaçlı insanları maalesef hep Ramazan’da hatırlıyoruz nedense… Bu insanlar Ramazan’a özel olarak mı ihtiyaçlı hale geliyor… Bir insan ihtiyaçlıysa bu yıl 12 ay ihtiyaçlıdır. 11 ay rahat geçinebilen bir insanın Ramazan’da sorun yaşayacağını düşünmüyoruz sanırım. Öyleyse sadece Ramazan ayında yardım elini uzattığımız insanları Ramazan dışında da hatırlamamız gerekiyor…
Bu düşüncelerden yola çıkarak Of’ta ortak bir yardım biriminin oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Kaymakamlık ve Belediye öncülüğünde Mahalle Muhtarları, Cami İmamları, Siyasi Parti, Sivil Toplum Kuruluşları ve Yardım Amaçlı Vakıf ve Derneklerin bir araya gelmesiyle bir ortak yardım birimi oluşturulmalıdır.
Yardım talepleri bu birime iletilerek gerekli inceleme ve araştırmaların yapılmasının ardından ihtiyaçların karşılanması sağlanabilir.
Ama asıl önemli olan talep olmadan bu birim tarafından her mahalle için bir komisyon oluşturulmalı. Mahallelerde ihtiyaçlı, engelli, yetim ve öksüzler, yardıma muhtaç insanlar tespit edilerek kayıt altına alınmalı.
Bu alt yapı envanteri oluştuktan sonra Kaymakamlık ve Belediyenin öncülük yaptığı bir kurum olması nedeniyle de yardımseverler bağışlarını bu birim aracılığıyla güvenli bir şekilde gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırabilirler.
Üstelik fiş verip yardımını git şu marketten ya da mağazadan al demek yerine ihtiyaç durumuna göre, ihtiyaçlı aile yapısına göre her aileye özel hazırlanabilecek yardımlar onları da rencide etmeyecek şekilde evlerine teslim edilebilir.
Ayrıca dürüst çalışanları tenzih ediyorum ama bu yardımlar sayesinde stoktaki eski ürünlerin ihtiyaç sahiplerine verilmesinin de önüne geçilmelidir.
Yaşadığımız örneklerden yola çıktığımızda bu sorun çok daha net ortaya konabiliyor. Örneğin köyde oturan ve kuzine ile ısınan yaşlı teyzemize kömür yardımı yapılması ne kadar doğru olabilir. Cebinde parası olmadığı için elektrik faturasını ödeyemeyen ihtiyaçlı ailemize koli koli gıda yardımı yapılması yeterli olur mu sorununu çözmeye…
O nedenle bu ortak yardım biriminin hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.