Vazgeçmeyeceğiz

Acılar içimizi yaksa da biz bu savaşı kazanacağız. Vatan için bedel ödeyen bir milletin geleceğinde zafer Allah’ın izniyle muhakkaktır. Tarihin hiçbir döneminde rahat ve huzuru ağır bedeller ödemeden kazanmadık. Bugün de verdiğimiz mücadele ve şehitlerimiz yarınki zaferin muştuları olacaktır.

 

Neden geldik bu coğrafyaya diyecek halimiz yok. Biz bu bölgeye vuruşa vuruşa canlarımızı feda ederek geldik. Anadolu’yu kendimize vatan eyledik. Buradan dünyanın dört bir yanına fetihler yaparak kendimize yeni coğrafyalar açtık. Gittiğimiz yerlere sömürmek için değil vatan yapmak gittik. Oraları mamur ettik, oralara insanlığı götürdük. Kendimizden çok şey verdik. Batılı gibi almak için değil huzur ve saadet için gittik. Nitekim Osmanlı gittiği yere huzur, güven ve umut getirdi. Haçlılar top yekûn birleşerek bizi yüzyıllardır hüküm sürdüğümüz topraklardan attılar.

 

Bugün geldiğimiz noktada; buhranların, acıların, kan ve gözyaşlarının aktığı coğrafyalar hiçbir zaman huzur bulamadı. Her gün oluk oluk kanın aktığı Ortadoğu’dan Osmanlı çekildikten sonra Ortadoğu bir daha huzur bulamadı, durulamadı. Balkanlar üzerinde yapılan dünya savaşlarından sonra Balkanlar duruldu mu ki? Elbette hayır. Şimdi bile kaynayan kazan halindeki Balkanlarda ne zaman çatışma çıkacağı belli değil. Kafkaslar sanki farklı mı? Osmanlı’nın terk ettiği yerleri Rusya doldurmuş, çıkarları için istediği gibi at koşturuyor. Bu söylediğimiz genel bölgeler itibariyle Osmanlı’nın terk etmek zorunda olduğu yerler istikrarsızlıklarla dünyaya çözülemeyecek sorunlar açmış durumdadır. Gerçi Batı için kendilerine dokunulmadığında dünya yansa umurlarında olmaz.

 

İşte tam da buradan bakmak gerekiyor en son yaşanan hain  İstanbul saldırısına. Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği böyle konjektürde Türkiye’nin dışarıya dönük hamleler yapması birilerinin oyununu fena halde bozdu. Bu oyun bozma işi de Türkiye’ye pahalıya mal oldu. Bundan sonra da olmaya devam edecek. Bize yaşadığımız her olumsuz olayda mesaj veriyorlar. Çekilin kabuğunuza, sizi yeni şekillenen dünya düzeninde istemiyoruz. Siz ancak size sunulan projeleri onaylarsınız. Yeni bir proje kuramaz, kursanız da bizden onaysız uygulayamazsınız. Şunu bilmemiz lazım ki saldırının şiddeti arttıkça hedefe daha da yaklaştığımız anlaşılıyor. Bir gün gelecek artık o güçleri de kalmayacak.

 

Allah yeryüzünde mazlumlara her dönmede bir umut sunmuştur. Biz inanıyoruz ki geçmişte Türkler olarak biz olduk bu umut. Bugün de bizler olacağız. İşte bu görevi almamamızı istiyor BATI. Tarihin bize yüklediği bu misyon ve sorumluluktan kaçmayacağız. Kim ne derse desin kaçmayacağız. Türkiye yeniden güçlü, lider ülke olacaktır. Şehitlerin kanı, mazlumların duası, tarihin hakikati bize bunu sağlayacaktır.

 

Yüreğimiz aslanlarımızın hain pusularda kalleşçe şehit edilmesiyle yansa da biz bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Mazlumlara umut, zalimlere korku, millete yeniden tarihin yapıcısı olma hedefinden vazgeçmeyeceğiz. Biz vazgeçsek tarih vazgeçmeyecek. Batı düşmanımın düşmanı dostumdur diye yılanı dost edinmeye devam etsin, o yılan bir gün kendini tüketecektir. Tüm parasıyla, silahıyla, yetiştirdiği hainlerle düşmanlarımızı besleyenlerin hesabı muhakkak ki bir gün görülecektir. Mücadelesini vermediğin savaşın galibiyeti olmayacağı gibi mücadelesi verilen hak savaşının zaferi muhakkaktır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Bu saldırılar kenetlenmemizi sağladıkça zalimlerin hedefleri tutmayacaktır. Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Siyasi istikrar için yapılan her girişim sonrası böyle saldırıların olmasını bu patlamadan ayrı tutmuyoruz. Allah milletimize ve devletimize zeval vermesin.