Tutkuların esaretinden kurtulmak özgür olmaktır

Tutkularımız kaybetmemize neden oluyorsa tutkulardan vazgeçmek kazanmak sayılır. Tutku tutulmaktır. En önemlisi de belki de akıl tutulmasıdır. Akıl tutulmasının yaşandığı bir yerde ise insanın kaybetmesi kaçınılmazdır. Kaybediyoruz anlamıyoruz. En önemlisi ise kendimizi kaybediyoruz farkında değiliz. Farkında olunamayan ne olursa olsun ona karşı gerekli tutum ve davranış gösterilmez.

 

Futbol kendi başında bir başat tutkudur. Sadece bizde değil dünyanın dört bir yanında insanların en büyük tutkularından biri futboldur. Tutkular kontrol edilemeyince, duygulara yenik düşeriz. Sonra da duygular aklımıza galebe çalar. Aklı kullanılmayınca duygusal tepkilerimizde ölçüyü kaçırıyoruz. Futbol dünyada geldiği nokta itibariyle çok büyük endüstriyel sektör olmuş. İşin duygu boyutu kaybolmuş, artık kitlelerin her biri müstakbel yolunacak kaz görünümü almış. İnsanların yıllarca uğruna koştukları, uğrunda aç susuz kaldıkları, canlarını verdikleri futbol, artık sahip olduğu potansiyel bakımından ekonomik, sosyal ve siyasi rollere bürünmüş.

 

Dünya üzerinde çıkan savaşların ve bugün süren çatışmaların temelinde ekonomik çıkarlar yatıyor. Asıl sebep bu olurken insanlığı yönetenler bunu gizlemek ya da açığa çıkmasını engellemek için tutkuları kullanıyorlar. Takımdaşlık adeta vatandaşlık kimliğine bürünmüş onun üstünde bir değer tanınmıyor.  Oluşturulan bu aidiyet duygusuyla rakipler arasında gerginlikler, kavgalar ve saldırılar sayesinde rakipler arasında derin uçurumlar oluşturuluyor. Bir ırka, bir dine veya kutsal bir değere sahip olmuşçasına kapılanılan tutku istenilen sonuçları veriyor.

 

Şehirleri ve şehirlerde yaşayan insanların futbol tutkularını istismar ederek; şehirler üzerinde bölme, yok etme, karışıklık çıkarmak yakın zamanda ortaya konan büyük oyunun küçük parçası olmuşsa buna bir yerde dur denmeli. Dur denilmediğimindi oyunun bir parçası oluruz da farkına varamayız.

 

Seyir zevki için seyredilen, mutlu olmak için tercih edilen futbol tutkusu söylediğimiz amaçlara hizmet etmiyorsa yüksek rakımlı yerlerde tezgâhlanan oyuna hizmet etmiş oluruz. Duygularımız kullanılarak cebimizdeki paramızdan oluyorsak, ülkenin birlik bütünlüğü zaafa uğruyorsa, ülkenin genel siyaseti zarar görüyorsa oynanan masa başı oyunundan bigane kalamayız.

 

Şehirleri, ülkeleri birbirine düşman eden adına ne derseniz deyin insanın taraf olamayacağı şey olmalıdır. Olaya bu gözle bakamadığımızda bu kavga ve “dava” hiç bitmeyecektir.

 

Şerden de hayır çıkarabilmek gerekir.  Ülkemizde önemli oranda taraftarı olan futbol tutkunları son dönemde yaşananlar için bu tutkularında önemli ölçüde geri durmaya başladılar. Adaletsizlik, insani ölçüde olmayan tarafgirlik insanları bu futbol “afyonundan” soğutuyor. Belki de böyle olması daha iyidir futboldan kopmak isteyen insanlar için. Şike süreci ve futbolun içerisinde olmaması gereken ellerin futbola karışması insanları futboldan soğutması, adaletsizlik adına kötü olsa da insana gerçek anlamda zarar veren futbol tutkusundan kurtarma adına sevindirici bir durumdur.

 

Zaman gibi yüksek maliyetli değerimizi alan, düşünmeyi ve sorgulamayı bir kenara bıraktıran, bölme ve parçalanma gibi temel sorunlar yaşatan futbol tutkusundan bizi son dönemdeki adaletsizliklerinden dolayı uzaklaştıranlara teşekkür ediyoruz. Daha çok adaletsizlik daha çok insanı kurtaracaksa adaletsizliğiniz adalet sayılır. Biraz daha gayret ….

 

İnsanı kendinden ve değerlerinden uzaklaştıran bütün tutkular insanın düşmanı sayılır. Bunlardan kurtulmalıdır. Kişiliğin esaretine neden oluyorsa tutkular kurtulmak özgürlüktür.