Türk Milleti Akif’i hep hatırlayacak

Tarihi şahsiyetler milletlerin kaderinde önemli etkiye sahiptirler. Onların yaptıklarını yok saysanız da onlar yaptıkları ile hep var olacaklardır. Onları inkâr bir dönemi inkâr anlamına gelir. Milletin gölünde yer almak kolay bir iş değildir. Milletin gönlünde yer alabilmek için onun acısıyla ve mutluluğuyla aynı duyguları yaşamak gerekir. Mehmet Akif Ersoy Türk Milletine yaptığı hizmetle onun gönlünden silinmeyecek bir yere yerleşmiştir. Onun için şunu söyleyebiliriz ki Akif entelektüel birikimi ve duruşu bugünde hasretini çektiğimiz Müslüman Türk  aydın duruşudur. Bu omurgalı duruş milletimizin aradığı duruştur.
 
Mehmet Akif 1. Dünya Savaşı’nda ve daha sonra Kurtuluş Savaşı’nda Türk Milleti için elinden gelen her şeyini ortaya koymuştur. Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’nun çeşitli köylerine kasabalarına giderek Milli mücadele için camilerde, kahvehanelerde vaiz ve nasihatler vermiştir. Onun gibi vatanını ve milletini seven milliyetçi ve mukaddesatçılar, Anadolu’nun işgalini içine sindiremeyenler sadece vatan kurtulsunun hesabındaydılar. Milli mücadele başarıya ulaşınca artık köşe kapma yarışına girişildi Türkiye’de. Artık Akif gibilerine ihtiyaç yoktu. Olsun Akif zaten dünyalık menfaat için bu mücadeleye girmemişti. Üstüne üstlük artık takibata alınınca çok sevdiği ülkesinden böyle onursuzca takip edilmeyi içine sindiremeyerek Mısır’a gitti. Mısır’da Türkçe dersleri okutmaya devam etti. O Türkiye’ye hasretini Mısır’a gelen Türk Kahvelerinin üzerindeki Türkçe yazılarla avutmaya çalıştı. Bu bile durumu gösteriyordu.
 
Mehmet Akif Kuran aşığı bir insandı. Kuran’ın ahlakıyla ahlaklaşmanın doğru yol için olmazsa olmaz olduğunu hep hatırlatırdı. Bu sebeple Türkiye’de Kuranı Kerim tercüme edilme işi hasıl olunca herkes bu işi en iyi yapabilecek kişinin Akif olduğunda hemfikir oldular. Ancak Akif bu zor ve manevi yönden büyük sorumluluk isteyen görevi kabul etmemişti. Bu olay onu o kadar meşgul etmişti ki hem tercüme ağırlığı hem de sorumluluğu altında adeta çökmüştü. Binanı aleyh yine de tercüme işine başlamış içine sinmeyince ardından bunların yakılmasını istemiştir. Çünkü olur ki Allah’ın murat ettiği bir konuyu yanlış aksettirebilirdi. Bu olay onun şiir yazmasına da olumsuz etki yaptı. Şiir verimliliği de etkilenmiş oldu. Bu sorumluluğun yükü ile kendisini tam olarak şiire verememiştir.
 
Bu ülkeye hiçbir şey yapmamışsa bile Akif İstiklal Marşı’nı yazarak bu milletin kaderine ortak olmuştur. Hastalığının ilerlemesi ile İstanbul’a dönmüş ancak hastalıktan kendini kurtaramamıştır. 27 Aralık 1936 tarihinde vefat etmişti Akif. Cenaze arabası caminin musallasında bir sahipsiz mevtanın yattığını gören oradan geçen bir öğrenci bunun İstiklal şairi Mehmet Akif Ersoy’un olduğunu fark etmiş. Ardından bu haber bütün İstanbul’a ağızdan ağza yayılarak Akif’in cenazesine birden adeta tüm Türkiye katılmıştır. Devlet ricalinden hiçbir kimsenin olmadığı cenaze elden ele mezarına kadar taşınmıştır İşte Türk Milletinin vefasıdır bu.
 
Mehmet Akif için önemli olan vatan ve millet yolunda önemli işler yapmaktı. Devlet onu bilsin bilmesin umurunda değildi. Hiçbir zaman da umurunda olmamıştır. Çünkü devleti kuşatan menfaat sülüklerinin yanında Akif’in yeri olamazdı. İstiklal Harbini kazanan kesim kısa zamanda bertaraf edilerek derin yapılar oluşturulmaya başlanmıştı. Bu yapı içinde milletin yeri yoktu zaten. Akif’in de olmaması gayet tabiiydi. Onun için Kuransız ve sünnetsiz bir hayatın olmadığı bir yerde Akif de anılamazdı. Kendini o tür yerlerden hep uzak tutardı. Çünkü Akif gelenin keyfi için kalkıp geçmişe sövmedi. Sövmediği için belki de bunlar başına geldi.
 
Tekrar şunu belirtmek gerekir ki Akif bu milletin entelektüelleri için güzel bir rol modeldir. Kendini kaybetmeden, milli vasıflarını kaybetmeden dünyadaki gelişimi içselleştirip terakkiye ulaşılabileceğini haykırmıştır yarınlara. Başkalarına öykünerek asla kendi olamazdı milletler. Sanki o günden bugüne mesaj veriyordu Akif. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Bu millet var oldukça Akif hep yaşayacaktır. Bu sadaka da Akife kıyamete kadar yeter.