Tesettür ve Haya

Birkaç hafta önce ki irşat konumuz Tesettür ve haya konusuydu. Konu güncel hayatımızda önemli bir yer tuttuğundan irşat konuları arasına alınmıştı.

 

Tesettür, örtünme manasına gelmektedir. İslami olarak insanların kadın erkek örtünülmesi lazım gelen yerlerini örtmesine verilen addır tesettür. Kur’an  ve sünnette insanlarımızın örtülmesini farz kıldığı yerler aşağıdaki gibidir;

 

Erkeklerde; Göbek ile diz kapağı arasını örtmek farzdır.

Kadınlarda; Hz. Ayşe validemizden gelen rivayetten öğrenmekteyiz ki kadınlarda örtünülmesi lazım gelen yerler aynen şöyle ifade edilmiştir.” Bir kız ergenliğe ulaştığında eller bileklere kadar, ayaklar topuklara kadar  ve yüz harici her yerleri örtülmesi farzdır.”

 

Müslüman erkek ve kadın farz olan örtünmelerine riayet ederek sokağa çıkmaları lazım gelmektedir. Kadın ve erkek farz olan örtünmelerini yapmadan sokağa çıkmaları dinen mümkün değildir. Evli olan kadın ve erkek kendi aralarında yanlarında bir akrabaları olmadan istediklerinde her türlü şekilde durabilirler. Rabbimiz bunda kolaylık kılmıştır. Kadın kocasının yanında yanlarında bir akrabaları olmadığında istediği gibi  durabilir. Bunda hiçbir sıkıntı yoktur.

 

Özellikle yaz ayları geldiğinde bizlerin kadınlarımıza kızlarımıza bir hal olmaktadır. Kadınlarımız kızlarımız Rabbimizin emrine ne acıdır ki uymadan sokağa çıktıklarını görmekteyiz. Sokaklarımızı sanki sanırsınız  yabancı ülkeler. Bizlerin sokakları ile bir Amerika’da ki veya ne bileyim Almanya’da ki sokaklardan herhangi bir fark olduğunu görmemekteyiz. Yalnız arada bir fark var onlar Hıristiyan bizler Müslüman. Nasıl oluyorsa bir türlü bir mana verebilmiş değilim.

  

Durum o kadar vahim bir hal almış ki Hıristiyanların ruhani lideri durumun tuhaflığından Hıristiyan kadınlarla Müslüman kadınların sokakta giyimleri arasında herhangi bir fark olmadığından Hıristiyan kadınların haç takmalarını istenmişlerdir.

 

Dap daracık pantolonlar, sımsıkı gömlekler, bluzlar  vb. gibi daha başkaca akıl tutulması elbiselerle kadınlarımız kızlarımız sokaklarda dolaştıklarını görmekteyiz. Hatta durum o kadar vahim ki bazı kadınlarımızın sokaklara çıktıklarında iç azaları ve kaba etlerinin hepsinin ortada olarak sokaklara çıktıklarını görmekteyiz.

 

Bazı kadınlarımız kızlarımız alttan sımsıkı kot pantolon üsten ise sımsıkı bir başörtüsü! Bu nasıl bir giyimse inanın bana anlamış değilim. Dar ve kısa giyinmeyle az önce yazdığım alttan dar kot pantolonu ve üsten sımsıkı başörtüsü arasında İslami olarak herhangi bir fark yoktur. Her ikisi de dinen haramdır ve yasaklanmıştır. Eğer bir kadın kot pantolon giyinecekse üstten bir tunik ya da bir pardüse giyinirse buna İslam alimleri izin vermektedirler.

  

Erkeklerin kadınlara kadınların erkeklere benzemesi de dinen haramdır. Kadınlar kadınca erkeklerde erkekçe hayatlarını yaşamaları lazım gelmektedir. Birbirlerine benzeyemezler. Kadınlar pantolon yada erkekler etek giyinemezler. Bakınız Peygamberimiz bu konuda ne buyuruyorlar; İbni Abbas hazretleri rivayet ediyor;” Kadınlardan erkeklere benzeyenlere ve erkeklerden kadınlara benzemeye çalışanlara Allah lanet eder.” Diye buyurmuşlardır. Burada önemli bir başka konu vardır. Doğuştan hem erkek hem de kız cinsiyetli doğan çocuklarımızın durumu nedir?! İslam hukukunda bunlara “Hunsa” denilmektedir. Bu evlatlarımız ergenlik çağlarına geldiklerinde bir doktor nezaretinde hangi cinsiyete daha ağır kendilerini hissediyorlarsa o cinsiyete karar kılınır. Diğer cinsiyet organı iptal edilir.

  

Baş örtüsü farzdır. Nur Süresi 31. Ayette Rabbimiz bunu açık olarak ifade etmişlerdir. Ayet;” Kadınlar sokağa çıkacakları zaman omuzları üzerine baş örtülerini alsınlar…”

 

İslami örtü; Gerek kadınlarımız gerekse  erkeklerimiz uzun ve bol giyinmeleri lazım gelmektedir.

 

Kadının  tesettürü örtünmek erkeğin tesettürü ise gözlerini haramdan korumalarıdır…

 

Nizamettin BEKAR/TRABZON