Telefona yenik düşen mektup

Hayatın hızına ayak uydurmak gerekiyormuş. Zamanla öyle şeyler oluyor ki dün yok denilene, dün mesafeli durulana bugün yaklaşmak zorunda kalabiliyormuş insan. Kimileri ihtiyaçtan çok özenti için kullanılıyor bu teknolojik buluşlar. Bu yüzyılın en çok kullanılan iletişim aracı telefondan bahsediyorum. Çoğumuz olmasa da belli bir kesimimiz o ilk telefonların evlerimize çekildiği günleri hatırlarız. Ne heyecanlı günlerdi öyle. O gelene kadar uzaktaki arkadaşlarımızla, dostlarımızla, akrabalarımızla mektuplaşarak haberleşirdik.
 
Mektupla iletişim belki de haberleşme kanallarının içerisinde duyguların en samimi şekilde, en ayrıntılı olarak ve yazılı biçimde ifade edildiği iletişim yöntemidir. Mektup duyguların yazıya döküldüğü yazılarla adeta karşıdakiyle konuşulduğu bir araçtı. Mektup bekleyen karşımızdaki kişi mektubun gelmesini dört gözle beklerdi. Ortak bir duygudaşlığın mektupla perçinlendiği ve daha da yeni duyguların eklendiği tatlı bir endişe ile beklendiği olurdu. Ya mektup yerine ulaşmadıysa endişesi giden mektuba cevap gelmesiyle son bulurdu. Bu sayede nice dostluklar daha da güçlenmiş olurdu. Her şeyde olduğu gibi mektup da teknolojiye yenik düştü. Mektuba en büyük darbeyi ya da ihaneti işte onun arkadaşı telefon yaptı. Hayat bu kimsenin yaptığı kimsenin yanına kar kalmadı, kalmıyor. Telefonun yanına da kalmaz belki de.
 
Şehirlere geldiğini duymuştuk telefonun. Köylere geldiğini ilk önce kocaman ağaç direklerinin dikilmesi ile gördük. Önceleri ağaçtan direklerin geldiğini gördük. Sonra kazılan çukurlara bu direkler dikildi. Dikilen direklere kablolar gerildi. Kablolar evlere ayrı ayrı ulaştırıldı. Herkes heyecanla aldığı telefon kütüklerine kabloları bağladı. Bu telefonların hemen hemen hepsi çevirmeli telefonlardı ilk zamanlar. Çevireceğiniz numarayı önce santrale bildirip sonra santralin bağlaması ile bağlantı sağlardınız. Sonra ise ilk heyecan ile uzunca konuşmalar yapılırdı. Bunun sonunda faturalar kabarınca evlerde tatsızlıklar yaşanmaya başladı. Herkes kendince çözümler üretti. İlk çözüm telefonun şehirlerarası aramalarını kapatmak olmuştu. Ya da telefonun şehirlerarası numarası olan 0 (sıfırı) kapatmıştı. Ancak dağ ne kadar yüksek olsa da aşacak yol bulunurdu. Bu yolunda çok caydırıcı tarafı olmadı. Azımsanmayacak problemler yaşandı. Zamanla teknoloji ile birlikte telefonlarda da gelişmeler oldu. Otomatik telefonlar, tuşlu telefonlar, telsiz telefonlar ile büyük aşamalar kaydetti telefonlar. Bunların en büyüğü ise en ilerisiyse cep telefonlarını geliştirilmesiydi.
 
Dünyanın bir ucunda üretilen ve bu telefonlar ülkemize önceleri yüksek fiyatlara girdi. Baz istasyonlarının büyük şehirlerde ya da şehirlerin merkezinde olması da önceleri sayılarının sınırlandırmıştı. Sonra ise alt yapı çalışmaları yeni operatörlerin işin içine girmesi ile büyük bir atılım oldu. Hani televizyonun tek tek evlere girmesi gibi cep telefonu da tek tek insanların cebine girmeye başladı. Tek tük diyince artık baktık ki herkesin cebinde bir telefon olmuş. Önceleri sadece iletişim boyutuna bakılan cep telefonlarının görüntüleri amiyane tabirle takoz gibiydi. Sonra ise insanlar artık estetik anlayışla hareket ederek daha pahalı ve estetik telefonlar almaya başladılar. Farklı şebekelerin devreye girmesi ile artık ceplerdeki bir olan telefonlar ikiye hatta üçe çıktı. Öyle bir pazar haline geldik ki tam bir ballı pazar haline döndük. İşi o kadar abarttık ki artık her evde 10-15 tane telefon oldu. Çoluk çocuğun bile telefonu oldu. Artık iletişim boyutunu aştı cep telefonu ellerde birer internet birer oyuncak oldu. Dün sadece parayı düşünen emperyal güçler şimdi bir neslin zamanını ve ahlakını birlikte yok etmenin peşinde. Önü alınamayan bu teknoloji canavarı aileler arasında derin çatlaklar oluşturmaya başladı. Artık aileler çocuklarına ‘’sus payı’’ olarak pahalı telefonlar vaat esiyor ya da alıyor.  
Hızlı tüketim çağımızın hastalığı oldu. Duyguların özgürce, samimice anlatıldığı mektupların yerini şimdi; anlık, düşünmeden, akla ilk gelenlerin söylendiği ve karşıdakinin acaba ne düşünür diye hesap edilmediği telefonlar aldı. Bence bu tüketim çılgınlığı telefonu da yer bitirir.