Zor ve buhranlı zamanlarda gerek bireysel olarak gerekse toplum olarak sığınacak liman, korunacak sığınak aranır. Kişisel tecrübe kadar toplumsal tecrübe de sığınılacak yer için önemlidir. Tarih dün yaşanmış olsa da bugünü de yarını etkiler. Onun için tarihi doğru yaşamak kadar doğru aktarmak, doğru yorumlamak da önemlidir. Döneme göre, işine göre, çıkarına göre tarihe sahip çıkılmamalıdır. Dönemsel tarih anlayışı günü kurtarmanın bir başka yoludur.
Türkiye’de daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi temel sorun mevzi tarih bakış açımızdır. Dönemsel tarih algısı bütün içinde sadece kendi inanç ve ideolojisine yakın dönemi alıp onu baş tacı etmeyi kapsıyor. Bu da milli hafızanın oluşmasına engel oluyor. Milli birlik ve beraberliğin oluşmasında milli tarih önemli olduğunu söylemiştik Ama asıl tarih bütünlüğüne ihtiyaç vardır. Bunu başaramadığımızda herkesin kendine göre milli bir tarih algısı oluşur. Bu anlayış da bırakın milli birliği milli ayrışmayı körükler.
Geçen hafta Kut-ül Ammare Zaferinin 100. Yılının sene-i devriyesiydi. İngilizler’ in gururunun kırıldığı, milli onurlarının rencide olduğu bir zaferdi bu. Her ne kadar bir yıl sonra bu topraklar İngilizlerin eline geçse de bu gerçekten önemli bir zaferdi. Gerek üniversitede gerekse diğer tarih kitaplarında üzerine çok da durulmayan bir zaferi bugün sahiplenmenin bir sebebi olmalıdır. 1952 yılına kadar Kut Bayramı olarak kutlandığı zafer o tarihten sonra kutlanmamış. Şimdi bu sahiplenme niye? Kötü olduğu için söylemiyorum. İyi bir durum tarihine sahip çıkmak. Dün NATO’ya üye olduğumuz için Kut Bayramından vazgeçmiştik. Daha yakın zamanda AB’ye girme adına Mahalli Kurtuluş Bayramlarından ve Milli Bayramların kutlanmasından vazgeçecek duruma geldik.
Sağlam ve derin bir geçmişe sahip olmanın olumlu yanlarını yaşamak isteniyorsa tarihe siyasi ve dönemsel anlam yüklememelidir. Hepimizin bildiği gibi Cumhuriyetin kuruluşu yıllarında Osmanlı tarihi yok sayılmış yakıın tarihimize kadar da bu anlayış devame etmiştir. Unutulmamalıdır var olanı inkar etmek varlığın yokluğunu izah etmez. Sadece inkarcının kendini kandırması olur. Hem tarih yatağını kaybeden su gibidir gün gelir yatağını bulur.
Tarihimizi iyisiyle, kötüsüyle, günahıyla, sevabıyla kabul etmek gerekir.Böyle olursa gerçek manada tarihten ders çıkarılır önceden yapılan yanlışlar yapılmamış olur. İnsanlar gibi milletlerin geçmiş yaşantılar ne kadar çoksa o kadar sorunlarla baş edebilme imkanı bulunur.
Nice 450. sayılar Of Havadis Gazetemizin olsun
Basının önemi her geçen gün etkisini artırarak devam ediyor. Of Havadis Gazetesi Of'un gerçek anlamında gündemini tutuyor. Gündemini tutmakla yetinmeyip şehrin tarihini kayıt altına alınıyor. Of Havadis Gazetesinin değeri bugün belki herkes tarafından sözlü olarak ifade ediliyordur. Ama yarın bu şehir için yapılacak her türlü araştırmada baş vurulacak adeta birinci kaynak Of Havadis Gazetesi olacaktır. Ne kadar zor şartlardan buralara kadar geldiği ve bugünkü hali bilinse ne büyük fedakarlık yapıldığı anlaşılacaktır. Yaşadığı şehrin büyümesine katkıda bulunmak, onu daha ileriye taşımak için her türlü düşünceyi kamuoyuna duyurmayı kendine vazife edinen Of Havadis Gazetesi tam 450. sayıyı geride bıraktı. Gelinen nokta çok önemli ve kıymetlidir. Kendi kaynaklarıyla yayım hayatını sürdürmeye çalışan gazetemiz için her sayı önemli mücadeleyle okuyucusuyla buluşuyor. Burada en büyük maddi ve manevi cefayı çeken Genel yayın Yönetmenimiz Yüksel Yaşar'dır. Allah ona güç kuvvet versin, dayanma gücü versin. Of Havadis Gazetesi asla maddi kaygıyla hayatını sürdürmüyor. Tamamen hemşehricilik düşüncesiyle şehrin kalitesini yükseltmek amacındadır Of Havadis Gazetesi. Bugün bunu kavrayamayanlar yarın mutlaka anlayacaklar.
Ama; Bir kaç saat uykusuzluğa dayanamayanlar Of Havadis Gazetesi'ni anlayamaz. Para için, her şeyin amacı para kazanmak olduğunu düşünenler Of Havadis Gazetesi'ni anlamazlar. Şehrini değil kendini düşünenler Of Havadis Gazetesini anlamazlar. Biz düşüncesini değil ben düşüncesini kendine rehber edinenler Of Havadis Gazetesi ni anlamazlar. Yarını değil bugünü düşünenler Of Havadis Gazetesi anlamazlar. Unutulmamalıdır ki tarih doğru yapanları hep haklı çıkarmıştır. Bu gün Of Havadis Gazetemiz için gayret gösterenler, maddi, manevi destek verenler hiç kaybetmeyecektir. Çünkü Of Havadis Gazetesine destek olmak Of'a destek olmaktır. Bu düşüncelerle 450. sayının hayırlı olmasını diliyorum.Başta Genel Yayın Yönetmenimiz Yüksel Yaşar'a ve bu zamana kadar emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Allaha emanet olun. selam ve dua ile...