Şimdi seçim zamanı

Hangi anlam yüklerseniz yükleyin siyaseti bu toplumun gündeminden çıkaramazsınız. Bu halk siyasetin ve dolayısıyla yönetimin bir şekilde içinde olmak ister. Şekli ne olursa olsun siyaseti kendinden bir parça olarak gören insanların olduğu yerde siyasetçi hep en popüler kişiler oldu ve olacaktır. Önemli olan erken yükselip erken kaybolmak değildir. Unutulmamaktır. Bunun yolu da halkın sesine kulak vermektir.

 

Türkiye yeni bir milletvekili genel seçimine gidiyor. Kendimi bildim bileli her seçim için söylenen en bilindik ifade “bu seçim en önemli seçim” ifadesidir. İşte bugün tam da aynı şeyler söyleniyor ülkemde. İktidarı da muhalefeti de aynı şeyi söylüyor. Unutmamak gerekir ki sonucu belirleyecek olan ise halkın ne söylediği veya seçime ne anlam yüklediğidir. 13 yıldır yapılan seçimlerde halk; tükenmişliğe, baskıya, kendini umursamazlığa, umutsuzluğa, milli varlığının tehlikede olduğu düşüncesiyle köklü bir tercihte bulundu. İşte tüm bu ve bunun gibi bir sürü kendince nedenlerle halk çıkış yolu olarak AK Partiyi gördü ve onu tercih etti. Tıpkı dün başkalarını tercih ettiği gibi.

 

Kadim bir tarihe sahip Türk Milletini basit oyunlarla kendi içinde boğan zihniyetler ülkeye çok şey kaybettirdiler. Tarihteki şanlı geçmişin mirasçısı bir millet bu kadar zelil yaşatılmışsa bunda bir takım oyunların olması kaçınılmazdır. Bir ümitle eski ihtişamına kavuşma umuduyla siyasi istikrarı tercih eden Türk Milleti Ak Partiyi her seçimde büyüttü. Onunla kader birliği yaptı. Şimdi yeni bir dönem başlıyor. Bu seçimde sonuç çok farklı mı olur? Bence hayır olmaz. Belki biraz uyarı, biraz düzeltme biraz paralel etki hissedilse de sonuç çok fazla değişmeyecek. Çünkü umudunu ümitlere bağlayan halka ümitsizlikler cazip gelmiyor. Reel politik olmayan vaatler inandırıcı bulunmuyor. Bol keseden sallamalar artık eskisi gibi tebessüm bile ettirmiyor. Aksine olabilirliği mümkün olmayan vaatler için sesli öfke homurdanmaları duyuluyor.

 

Halkın gerçekleriyle yüzleşemeyen, onu anlamayan ve değer veremeyen hep kaybetti ve kaybedecektir.  Halka çok şey değil inandırıcı şey söyleyen, onu anlayan, onun diliyle ve gönlüyle konuşan hep kazandı ve kazanacak. Hangi proje olursa olsun, ne kadar büyük olursa olsun içinde halkın olmadığı ve halkın değerlerinin bulunmadığı hareket teveccüh görmeyecektir ülkemizde. Korkularla günü kurtarsanız da ümitlerle yarını satın alırsınız.

 

Dünün modası geçmiş vaatlerle seçim çalışmaları yapan, iktidara alternatif olamayan, kendisinin kazanacağına inanmayan partileri halk nasıl iktidar yapsın ki? Kendisinin inanmadığına başkasının inanacağını beklemek karşı tarafı aptal yerine koymak olur. Halkı aptal yerine koyanı halk da adam yerine koymaz, koymuyor. Çünkü iltifat marifete tabidir.

 

Her şeyin belli olacağı, herkesin boyunun ölçüsünü alacağı gün geldi, geliyor bir hafta kaldı şunun şurasında. Bugün Türkiye’de halk iktidarın yanlışlarına kızsa da başka alternatif göremediği için tercihini çok fazla değiştirmeyeceğe benziyor. Yıllarca söyledik bir ülkede muhalefet en az iktidar kadar önemlidir diye. İşte bu noktada ülkemizin en büyük sorunu alternatif oluşturamayan muhalefet sorunudur.

 

Ülke genelinden Trabzon özeline kısaca bir değinmek gerekirse Trabzon ülkeden çok da ayrık durmuyor. Süleyman Soylu’yu birileri eleştirse de çizgi itibariyle demokrat duruşundan hiç taviz vermedi. Türk siyasetinde yıllarca sürecek bir serüven onu bekliyor. Türk siyasetinde onu uzun yıllar göreceğiz diye düşünüyorum. Önceden yapmış olduğu konuşmalardan dolayı eleştirilmesi gayet doğal. Siyasetçi çok keskin konuşmamalı. Eminim ki bunu en iyi anlayan Süleyman Soylu olmuştur.

 

Seçimlerin çok önemsendiği böyle bir ortamda Süleyman Soylu gibi siyaseten güçlü birini Trabzon’a göndermekle iktidar işi sıkı tuttuğunu göstermiş oldu. Soylu ‘ya verilecek güçlü destek Trabzon ve bölge siyasetinin elini güçlendirecektir. Ana muhalefet paranın gücüne inandığı için bu sefer çok umutlu. Bakalım para ile saadet olacak mı? Yavru muhalefet anlayışını değişmedi. Bildiğim yol en doğrusudur diyerek bir heyecan oluşturamadı. İsmine ittifak denilen şeyin öncelikli olarak kendi tabanlarında rahatsızlık yaşattığı dururken bir sinerji umudu ölü doğmuş gibi duruyor. BDP bölgeden marjinal oy alabilir mi? Bölgeden alacağı destek korkuttuğu kesim ve paralel yandaşlardan alacağı oylarla seçimin kaderine en büyük etkiyi yapabilir.

 

Şimdi seçim zamanı. Siyasetçiler için geçim zamanı da sayılır. Milletimiz için hayırlı olur inşallah. Hakemin verdiği karar her zaman beğenilmese de kabul edilir. Şimdi karar milletindir. Suhuletle beklemek gerekir.